Almanya&[#]8217;da gezdiğimiz bölge Kuzey Ren Vestfalya bölgesi.


Yani maden ve ağır sanayi bölgesi.


Zaten Türklerin, özellikle de Zonguldaklıların yoğun olmasının nedeni oradaki madenler.


Ama bir anda üç maden ocağı kapatılınca kentte bir terk edilmiş havası oluşmuş.


Diğer madenlerde de üretim yok denecek kadar az.


Madene bağlı yan sanayi de üretime son vermiş.


İnsanlarda bir mutsuzluk havası hakim.


Her ne kadar işsizlik maaşı alsalar da mutsuzlar.


Dönelim Zonguldak&[#]8217;a.


Bizde de işçi sayısı 50 binlerden 10 binlere düştü.


Ama hala Almanya&[#]8217;ya göre insanımız mutlu.


Caddeler hareketli.


Kentimizde ekonomik sorunlar varken ve işsizlik bu kadar artmışken bu mutluluk da neyin nesi?


Acaba deliriyor muyuz?


Her şeye rağmen ülkemiz bir cennet.


Havasıyla, suyuyla, insanıyla.


Bu kadar soruna, sıkıntıya rağmen mutlu bir şekilde yaşayabiliyorsak ne güzel.


Bu arada Almanya&[#]8217;da otelde bin 500 Euro maaş alan Yeniceli kardeşimiz &[#]8220;Burada biraz yükselip Türkiye&[#]8217;ye gelmeyi düşünüyorum&[#]8221; dedi.


Ona dedik ki, &[#]8220;Sen burada garson olarak çalışıp bin 500 Euro alıyorsun. Türkiye&[#]8217;de bu maaşı otel müdürü alıyor&[#]8221; dedik.


Gelmekten vazgeçti.


Demek ki oradaki insanımızın aklı hala Türkiye&[#]8217;de.


Bu ne güzel bir Türkiye&[#]8230;



Reklamı hizmetle yapın



Çok parası olmasına karşın kimlik bulamayan kişiler ortalıkta dolaşıp, reklam tabelalarına yapışıp gündemde kalmaya çalışıyorlar.


Sanatçılarda aynı sorunu yaşıyorlar.


Gündeme gelmek için kimi çıplak fotoğraf çektiriyor ya da yeni bir sevgili yapıyorlar.


Oysa kentimizde de durum farklı değil.


Eski siyasetçiler gündemde kalmak için olmadık numaralar çekiyorlar.


Biz aslında onların çıplak fotoğraflarını çeksek, yeni aşklarını yazsak daha çok okunuruz ama bu okunmanın kente bir katkısı olmaz.


Bakın ne yaptı Ak Parti eski Milletvekili Fazlı Erdoğan.


Eşi adına Ereğli&[#]8217;de bir okul yaptırıyor.


Protokoldü, temel atmaydı derken ortaya hayırlı bir iş çıktı.


Eski siyasetçilere tavsiyemiz hizmetle gündeme gelmeleri.


İnşallah mesaj alınmıştır!




Günün fıkrası: Burası resepsiyon



Temel otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.. ´Ulan´ diyor, "Ben aşağıdan içki isterken laz olduğum anlaşılır mı acaba?" Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor. "Bana bir fisku.. yok böyle anlarlar".. "Bana bir rakı, yok" diyor "böyle de anlarlar". "Bana bir bira tamam" diyor. "Böyle iyi anlamazlar". Ve aşağıya iniyor. Masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor: - "Barmen bana bir bira". Barmen Temel´i biraz süzdükten sonra soruyor: - "Birader sen laz mısın?"


Temel: "Uuuy nasil anladın" diyor: - "Burası resepsiyon bar karşıda.."




Günün Sözü:



Yaptığı tüm kötülükleri bilecek kadar yetenekli insan yoktur.



La Rochefoucauld