Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu, din görevlilerinin şehitlerimizin cenaze törenlerinde dua ederken, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı kahramanlarını ve Kıbrıs şehitlerini unutmaması gerektiğini söyledi.


Dedi ki Turpcu:


“Bu vatan kolay kazanılmamıştır.


Ortadoğu’nun birçok ülkesinde sınırlar masa başında çizilmiştir, bu emperyalizmin onlara bir mirasıdır.


Bu vatanın sınırları ise bu vatanın evlatları tarafından savaş meydanlarında, eşi görülmemiş bir mücadeleyle çizilmiştir.


Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk´ün Samsun´a ayak basmasıyla, bağımsızlık ve özgürlük ateşinin yakıldığı, Ulusal Kurtuluş Mücadelemizin başladığı, 19 Mayıs 1919 tarihi ve devamında verilen mücadelenin milli hafızamız için çok önemli olduğu unutulmamalıdır.


Gerideki birçok kahramanın bu vatanın bugünlerinde hakkı ve emeği vardır.


Verdiğimiz şehitlerimize cenaze törenlerinde birçok vatandaşımızın dikkatini çeken bir hususu paylaşmak istiyorum.


Din görevlilerinin şehitlerimizin cenaze törenlerinde dua ederken, bu toprakları vatan yapan, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı kahramanlarını ve Kıbrıs şehitlerimizi anmaması, vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu tarafından yadırganmakta ve üzüntüyle karşılanmaktadır.


Vatanı korumak ve kollamak için mücadele etmiş, hayatını feda etmiş kahramanların her biri çok değerlidir, hiç birini incitmemek gerektiğini düşünüyorum.


Bu konuda devletin, cumhuriyetin görevlilerini ve din görevlilerini daha duyarlı olmaya davet ediyorum.”


Turpcu, az bile söylemiş.


Katıldığımız şehit cenazelerinde dikkat çeken bu detayı hatırlattığı için Turpcu’ya teşekkür ediyoruz.


Ve dikkat çeken bir detay da imam heyetinin, “devletimiz” yerine “hükümetimiz” cümlesini kullanması…


Bunlar arada kaynıyor, ama her cenaze sonrası konuşuluyor.


Ve bir başka detay da imam heyeti, “Slogan atmayalım. Şehidimizi sadece tekbirlerle dualarla uğurlayalım” diyor.


İmam efendi, imam efendi, anlıyoruz, “şehide yakışır bir uğurlama olsun” diyorsun, ancak bırak da bağırmak isteyen bağırsın.


Halktan bu kadar korkmayın!



Ermeni yeşili!



Almanya´da Federal Meclis, 1915 olaylarını “soykırım” olarak niteleyen tasarıyı onayladı. Türkiye´nin sert tepki gösterdiği tasarının oylandığı oturuma, Almanya Başbakanı Angela Merkel katılmadı. Sembolik anlam taşıyan karar tasarısı, bir ret ve bir çekimser oyla kabul edildi.


Büyük çoğunluğumuzun artık çok da yakından ilgilenmediği, oluruna, siyasetçilere, akademisyenlere bıraktığı bir konuda araştırmacı-yazar-siyasetçi Erol Sarıal, bir not gönderdi.



Diyor ki Sarıal:


“Bir…


1890´lardan sonra, İngiltere, Fransa, Rusya ve ABD yetkilileri, Ermenileri, Osmanlı´dan ayrılık yolunda teşvik ettiler.


Çünkü Anadolu dahil Osmanlı topraklarını bölüşüm planları yapmışlar; bunu başarmak için içten müttefik arayışları vardı.


Bugün; Suriye´de PYD, Irak´ta Peşmerge, Türkiye´de PKK gibi…



İki…


1915´te seferberlik ilan edilmiş; Anadolu´da eli silah tutan tüm askerler 1’inci Dünya Savaşı cephelerinde savaştaydı.


Dünyadaki tüm Ermeniler, silahlanarak, askersiz, savunmasız kalan Anadolu içlerine girdiler.


İçerde, yasa gereği savaşa katılmayan Ermenileri silahlandırdılar.



Üç…


Rus orduları içine girip Doğu Anadolu´da; Azeri, Türk ve Kürt kökenli yurttaşlarımıza tecavüzlere, kırımlara başvurdular.



Dört…


Fransız orduları içinde, Urfa, Maraş, Antep, Adana halkına karşı kırım ve tecavüzlere başvurdular.


Kürt, Arap ve Türkmenleri bölgeden göçe zorladılar.


O tarihlerde, kahramanlaşan, ‘Şahin Bey, Karayılan, Sütçü İmam’ isimleri bu direnişlere karşı savunma yapanların yarattığı destansı isimlerdir.



Beş…


Almanlar, Doğu´nun bölüşüm planları içinde yer edinmek için, İngiltere, Fransa, Rusya´ya karşı Osmanlı´yı savaşa sürüklemiştir...


Türklerin, 4 cepheden ve içeriden çevrilerek yok olmasına neden olmuştur...


Anadolu halkını erzaksız, silahsız, çıplak şekilde yeni bir Kurtuluş Savaşı’na mecbur bırakmıştır.



Altı…


Bütün bunlardan sonrada ‘soykırım yaptı’ diye karar aldılar.


Bu tutum; tam bir sahtekarlık, ikiyüzlülüktür.


Biz Osmanlı değiliz.


Ancak dünyada Ermeni soykırımı iddiasında bulunacak son ulus, Almanlardır...”



Sarıal, böyle diyor.


Ama başka bir detay var.


Almanya’daki Türk kökenli milletvekilleri…


Alman parlamentosunda 1915 olaylarının "soykırım" olarak tanımlandığı oturumda konuşan Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir, Türkiye aleyhine konuştu.

Alman parlamentosunda 11´i Türk kökenli, toplam 631 milletvekili bulunuyor.

Bir tek CDU Milletvekili Bettina Kudla “soykırım”a “hayır” diyebilecek cesareti gösterdi.


Galiba bu durumda Almanlara değil de, Türk kimliği ile Almanya’da siyaset yapan ve milletvekili seçilen, Ermenilerin parasıyla vatanı satanlara hesap sormak gerekir!



Türkiye, küresel güç haline geldi.


Öyle bir güç haline geldi ki, en pis işlerde çalışan Türklerin sayesinde bugün ekonomisi ayakta duran Almanlar bile Türkiye’ye sırt çevirebildi.


Durmak yok.


Yola devam!