Geçtiğimiz günlerde,

Bir köşe yazımda bahsetmiştim.

‘Zonguldak’ta sessiz yığınlar oluşuyor’ demiştik.

Peki neden böyle dedik?

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’e yönelik,

CHP tabanından büyük tepki vardı.

Ancak kimse sesini çıkarmıyor.

Ama fitil ateşlenmeye görsün.

Çünkü artık,

Sabırlar taşmaya başladı.

Seçim öncesi biz eleştiriler yaparken, ‘Düzgün adam, iyi adam’ diyorlardı!

Biz de, ‘O kadar iyiyse gitsin cami yaptırsın’ demiştik.

‘Bize Zonguldak’ı yönetecek biri lazım’ demiştik.

Ne dediysek gerçekleşmeye başladı.

Bu sessiz yığının kızgınlığı,

Taleplerinin geri dönmesi.

Partililerden duyduğuma göre,

En basit talepler bile geri çevriliyormuş.

Hal böyle olunca,

Tabanın tansiyonu yükseliyormuş.

Neyse!

Bugün aslında ilk dost ateşini,

Görmüş olduk.

CHP kulislerinin etkin gruplarından,

Kavaklık Çetesi fitili ateşledi.

Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci ile de bozuk olan,

Necat Uludüz,

Sosyal medya hesabından paylaşım yaparken,

Altına tam 45 tane yorum geldi.

Yapılan paylaşım ile Tahsin Erdem’in hedef alındığı iddia ediliyor.

Uludüz bunu yalanlıyor ama,

Yorum yapan herkes konuyu biliyor.

Uludüz’ün paylaşımı şöyle, “Keşke. Bazı insanların gerçek yüzünü. Emek vermeden önce görebilseydik” 

Paylaşımın altına yorum yapanlar, hedefin Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem olduğu konusunda fikir birliği yaptı. 

İşte paylaşıma gelen o yorumlar: 

Şaban Ar: Kavun olsaydı.

Nejat Uludüz: Şaban Ar yaşlandık iyi kokuda alamıyoruz.

Sabri Cebeci: Benim tlf çıkmadı!

Mesaj yazdım cevap vermedi!

Kibir tavan yapmış, ne oldum delisi olmuş bir başkan seçtirmişiz!

Nejat Uludüz: Sabri Cebecik Belediye başkanlarımız gayet iyi bir şekilde süreci getirmeye çalışıyorlar..

Hemde bu yokluk içinde, zamanla daha iyi olacağını düşünüyorum..

Yazdığımın Bld.bşk.ile bir ilgisi yok.

Kemal Mert: Daha dur bu nedir ki. Onlar için bu başlangıç.Aslına rucu etsinler sen o zaman gör nankörlüğü.

Ahmet Akgün: Aynen katılıyorum. Sonrası hayal kırıklığı acı veriyor. Aslımda suç bizde. Ederinden fazla emek harcayıp değer veriyoruz. Ve sonrası hayal kırıklığı oluyor.

Kamil Gökçeoğlu: Yaşımız altmışı geçti, herşeyin güzel olması için yıllarca mücadele ettik,kime adam gibi adam dediysek makam sahibi olunca tanımadı.biz seçmen olmayı kendimize layık gördük, seçilmeyi düşünmedik nedense.merdiven olmanın sonucu bu işte.sağlık olsun ama bir altmış yılımız daha yok.

Fuat Kayabalı: Necat Uludüz Boş ver desem, olmuyor. Değmez desem olmuyor. Amacı ne desem olmuyor, çünkü çapını aşıyor. Bilemedim. Çözemedim. Yazık. Verdiğimiz emeklere.

Metin Kahveci: Hayatta her şey mümkündür.pusluk ve kalleslikler insanın içinde varsa hele bu zamandan etkileniyorsa onu durdurmak zordur. Biri hamallık yapar diğeri hazıra konar.Biz bunları çok gördük. Önemli olan kendi cikarina mi iteat yoksa davaya mi ? Bunu ayırt edenleri tanımakta yine çok zordur. Onun için ipin ucunu birilerine emanet etmektense ip benim elimde olmayı daha çok yeğlerim. Bu benim düşüncem.Cunku ortam çok kötü. firildaklik yapanlarda yaptığı ile kalacaktır.

Nejat Uludüz: Anasının sütunlan adam olmayana inek ne etsun.

Abdullah Bakır: Başkanım onca tecrübenle onu sen anlayacaktın ama sıkıntı yapma geriyede bakma bazi insanlar değişir seviliyorsun.

Muharrem Akman: Öyle bir şey yok müdürüm illa sürecin sonunda ben seni adam zannettim denecek.

Şenol Şanal: Yüzleri değil ağabey, sanki başka yerleri, oralarıyla konuşuyorlar çünkü!

Ahmet Güler: İnsan sözcüğü fazla olmuş, insanımsı yaratıklar tanımlaması daha doğru olur gibi... Hamsinin kavağa çıktığını görürüz de bu insanımsıların insan olduğunu göremeyiz... Sevgiler dostum...

Nurettin Yolcu: Eşşeğe fazla değer verirsen, kendini yarış atı zanneder..”

Şimdi Kavaklık Çetesi’nin Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci’yi istemediğini herkes bilir.

Araları yok.

Haliyle seçimde kim için çalıştılar?

Tahsin Erdem için çalıştılar.

Denklemi çözmek zor olmasa gerek.

Öyle seçimden önce herkes tilki gibi kurnazdı.

Şimdi posları pazara salındı.

Güzel bir söz ile bitirelim!

Tilkiden kurnazı yok ama Pazar onun postu ile dolu…

* * * * * * * *

Zonguldak’ta,

Hizmet anlamında ne konuşuyorken,

Ne hale geldik değil mi?

Fevkani’nin yıkımı gibi,

Şehrin kutsallarını rahatsız eden bir konuda,

Sinek istilası gibi minik bir mevzuya düştük.

Sinek ufak ama mide bulandırıyor Eyvallah!

Ama gelinen noktada,

Hizmet çıtamız ve skalamız nasıl yerlerde değil mi?

Zonguldak-Kozlu arasında,

Tramvay konuşulurken,

Şimdilerde,

Kapuz Plajı cinayet teşebbüslerini konuşur olduk.

Hizmetsizliğin ve beceriksizliği getirdiği,

Kaotik bir ortama dönüştü Zonguldak!

Bu şehrin hizmet istememe hastalığını anlamak mümkün değil!

Ömer Selim Alan döneminde,

Dere ıslahı çalışmaları başlayınca,

‘Kefallerin göç yolları engelleniyor’ diye başlık atan gazeteler vardı.

Hani bize diyorlar ya Tahsin Erdem’i gereksiz eleştiriyorsunuz diye.

Biz Vallahi kefal meselesi gibi,

Mabadımızdan uydurup yazmıyoruz.

O dönem kefallerin göç yolları engellenmemişti ama,

Sazanların göç yolları açılmıştı.

Neyse!

Fevkani’yi yıkmak büyük bir mesele idi.

Mehmet Akif’in şiirine atıfla bitireyim.

“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, İki kazma kürek, iki de ırgat gerek. Ancak, hadi gel yapalım şunu geri desen, Bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”

Öyle ya!

Fevkani’nin yerine yapılanlar düşünüldüğünde.

Bir Ömer Selim, bir de Mustafa gerek…