Zonguldak’ın son günlerdeki en önemli gündem maddesi, Ereğli’nin il olmak istemesi...

Ereğli’nin il olmayı istemesi kadar doğal bir şey yok.

Doğal olmayan, Zonguldak’ın bu isteğe tepkisiz kalması…

Biz de gelişmeleri izliyoruz...

Konuşanları dinliyoruz.

Kafalar karışık!

Bunları düşünürken, değerli bir dostum aradı...

“Ali Rıza, il olmak için nüfus yetmez. Nüfus gerekçe olsa, İstanbul’da Kadıköy ayrılır, il olurdu. Sıkıyorsa, bölseler ya Trabzon’u... Yapsalar ya Akçaabat’ı il... Kimsenin aklına gelmez. Gelse, söylemeye cesaret edemez. Zonguldak, Bartın ve Karabük ile birlikte 9 milletvekili olan büyük bir şehirdi. Önce Karabük, ardından Bartın il oldu. Zonguldak’ın milletvekili sayısı 5’e düştü. Ereğli’yi il yapıp, 2 milletvekili verecekler. Zonguldak’ın milletvekili sayısını da 2’ye düşürecekler. Bir milletvekilini başka bir şehre verecekler. Bir il küçülürse, oradaki küçük adamların etkisi büyük olur! Bir bardak suyu mu kolay bulandırırsın, bir kova suyu mu? Tekrar ediyorum... Kimsenin aklına; Trabzon’u, Bursa’yı, İstanbul’u bölmek gelmiyor” dedi.

Hacı Bektaşi Veli, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” demiş...

Hepimiz bu sözü biliyor ve günlük hayatımızda kullanıyoruz.

Sonra unutup, Zonguldak’ı parçalara bölüyoruz...

“Böl, parçala, yönet” sözünü unutarak

Yeniden büyük Zonguldak’ı oluşturmak için çaba göstermesi gerekenlerin, Karabük ve Bartın’dan sonra Ereğli’yi de bölmeye çalışmaları ilginç!

Ereğli il olursa, ne olur?

Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, kahraman olur!

Kaymakam, vali olur!

İlçe müdürlükleri, il müdürlüğü olur!

İlçe başkanları, il başkanı olur!

Küçük adamların gölgesi büyük olur!

Yazıyı şöyle bitirelim...

Zonguldak, Bartın, Karabük birlikteyken, milletvekili kalitesine bakın...

Bir de şimdiki milletvekillerimizin kalitesine bakın!

Bir de Ereğli’nin ayrıldığını düşünün...

O zaman kalitenin nereye düşeceğini düşünün...

Ereğli il olmuş olsa, milletvekili adayı olmak için 2,5 milyon lira kaptıran çocuk, bugün milletvekiliydi!

İş böyle ayağa düşer yani..

İyi düşünün...

Bir daha düşünün...

Üniversitemizin önce Karabük’ten, sonra Bartın’dan, sonra Ereğli’den bölündüğünü düşünün...

Bana kalsa, Ereğli’nin ayrılmasını isterim.

Celil Uzun’dan, Fatih Çakır’dan, Halil Posbıyık’tan, Erdemir’den kurtulmuş oluruz!

Ama gelin, Zonguldak’ı kişisel ikballerine kurban etmeyin.

Biliyorsunuz, biz, "Kentin Önünü Tıkayanları" yazıyoruz...

Bu kişilere kısaca "KÖT" diyoruz!

Lütfen KÖT’lük yapmayın!

Zonguldak’a KÖT’ülük yapmayın!

Zonguldak’ın bölünmesine, küçülmesine yol açmayın!

Bu vesileyle şimdiden herkesin bayramını kutluyorum.

Sadece iyi insanların bayramını kutluyorum.

Bayramda herkes barışırmış...

Yok öyle şey.

Nitelikli, niteliksiz ve meteliksiz dolandırıcılarla barışmak yok!

Teminat mektubu çalan müteahhitlerle barışmak yok!

Kaçak inşaat yaparak Zonguldak’ın ırzına geçen işletmecilerle barışmak yok!

Ginseng satan siyasetçilerle barışmak yok!