CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, Kilimli İlçesi’nde bulunan TÜVTÜRK araç muayene istasyonuna giderek vatandaşın sorunları dinlemiş ve “Vatandaşın güvenliği için yaptırdığı bu işlemde, ödeme yöntemine göre “komisyon” adı altında ek ücret alınması kabul edilemez” demiş!
“Ele verirken talkını, kendi yutar salkımı” gibi bir durum olmuş!
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Eylem Ertuğ Ertuğrul, bir güzellik merkezinde yasa dışı işlem yaparken görüntülenmişti!
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, 3 danışman hakkından birini amcasının kızı Diş Hekimi Özlem Yavuzyılmaz Sökmen’i yaparak kullandı. Bir diğer danışman ise amcasının kızı Diş Hekimi Özlem Yavuzyılmaz Sökmen’in kocası!
Yani muhalefet partisi milletvekili olmalarına rağmen ellerindeki fırsatları nasıl kötü kullanmışlar!
Deniz Yavuzyılmaz, kamuda iki/üç maaş alan bürokratları eleştiriyordu!
3 danışmanın ikisini yakınlarından seçmiş bir milletvekili hangi yüzle başkalarını eleştirebiliyor!
“İktidara verir talkını, kendi tutar salkımı” olmamış mı?
Rodövanslı sahada kaçak ocak!
Zonguldak’ta TTK’dan kiraladığı sahada kaçak kömür işletmeciliği yapan biri olabilir mi?
Bu soru sorulunca, “Böyle bir şey niye olsun ki?” yanıtını verdim!
“Dur dinle! Rodövanslı sahada üretim yaparsan vergi olur, SGK olur, rodövans olur, tazminat olur! Ama kaçak ocak açarsan bunların hiç biri olmaz. Hep bana, rabbena olur!”
“Peki, koca kentte kimse bu duruma neden sesini çıkartmaz? Bu işin formülü nedir?” dedim!
Anlattı!
Şimdi bu anlatımı biraz daha araştırmak, araştırmayı derinleştirmek, elimi güçlendirmek istiyorum!
Antrenmanlara başladım!
Topu dolaştırmayı severim!
Ama şutun mutlaka gol olmasını isterim!
Hem de uzatma dakikasında!
Ocak sahibi başka, tutuklanan başka
Kaçak kömür ocaklarında kaçak olarak çalışan ve iş cinayetlerine kurban verilen gariban Zonguldak çocuklarının canı 2-2.5 milyon lira ediyormuş!
Ama kaçak ocak sahibi tutuklanmışsa ölen Zonguldaklının canı 3-3.5 milyon liraya çıkıyormuş!
Bir daire, biraz para!
Aslında bu para ölen Zonguldaklının değeri değil!
Cezaevindeki kaçak ocak sahibinin özgürlük bedeli!
Peki, Zonguldak insanının canı bu kadar ucuz mu?
Devlet bu işi sıkı tutsa, gerçek ocak sahibini bulsa, ocak sahipliğini üstleneni bulsa!
Zonguldaklıları madenlerde bu kadar ucuza öldüremezler!
Kaçak kömür işi hırsızlıktı!
Bu kanunu bile değiştirdiler!
Çünkü bu katillere hırsız demek ayıp kaçıyordu!
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, ölümlü bir olay yaşanan kaçak ocağın sahibini tek telefonda öğrenebilir!
Polis öğrenir!
Savcı öğrenir!
Hakim öğrenir!
Zonguldak öğrenir!
Gelik’te yaşanan son olaydan başlayın mesela!
Ocak sahibi başka!
Tutuklanan başka!
Var mısınız iddiaya?
Bazen ocaktan çıkartılıp dışarıda yakılan Afganistan vatandaşı geliyor aklımıza!
Zonguldak insanının yakılmadığına şükrediyoruz!
Yerinde dur!
Geçtiğimiz günlerde bir sivil toplum örgütü başkanını uyardım!
Mesleki bir örgüt olduğu için kamuoyunda rezil olmasını istemedim!
Ama o ya benim dediğimi anlamadı!
Ya işine gelmedi!
Konuşuyor!
Satır arası yapıyor!
Bir kez de yazılı uyarıyorum!
Bizimle ilgili sağda/solda, Valilikte/Belediyede konuşma!
Seni uyardığım kişi içinde konuşma!
Kapı kapı dolaşma!
Yoksa konuştukların ve yazdıkların ayağına dolanır!
Yapma, çoluk çocuk sahibisin!
Kimsenin işiyle, gücüyle, göreviyle oynama!
Hani oynasan da bir şey olmaz ama!
Bizi karşına alma!
WhatsApp’dan sevgililerine küfürlü şeyler yazma!
Sonra sonun kendini bir kadehe satan ahlaksız bürokrattan beter olur!
Yapma!
Rahat dur!
Anlar da ararsan geri kalanını anlatırım!
Anlamazsan olacakları sen düşün!
Günün Fıkrası: Paraşüt
Uçakta kapı açılmış acemi askerler teker teker paraşütle aşağı atlıyorlarmış. Sıra Temel'e geldiğinde;
- Komutanım dün gece rahmetli annem rüyama girdi; 'Oğlum o paraşütle atlama açılmayacak' dedi." Komutan:
-"Atla oğlum inanma böyle boş rüyalara" dediyse de, Temel'i atlamaya ikna edemez.
Bunun üzerine:
-"Ver onu bana al benimkini" der ve paraşütleri değiştirirler. Temel atlar ve paraşütü açılır; süzüle süzüle aşağı doğru inerken başını kardırır ki ne görsün; komutanın paraşütü açılmamış mermi gibi aşağı doğru düşüyor. Tam yanından geçerken
Temel bağırır:
-"Komutanım nereye.. Komutanım nereyee?"
Komutan da bağırır:
-“Ananın yanına, ananın yanına..”