Milletvekilimiz Yılmaz Tunç, Salı günü mazbatasını aldı.
Sevinç ve heyecanını kendisiyle birlikte Seçim Kurulu&[#]8217;na gelen partilerle ve basın mensuplarıyla paylaştı.
Sadece mazbata için bile etrafında toplanan kalabalık görülmeye değerdi.
12 Haziran&[#]8217;da yetkiyi millet verdi, yetkinin belgesini de Seçim Kurulu verdi.
Hayırlı olsun diyor, başarılar diliyoruz.
AK Parti Bartın&[#]8217;da ve Türkiye&[#]8217;de hakikaten tarihe geçecek bir oy oranına ulaştı.
Yüzde 50 oy ve üst üste üçüncü kez tek başına iktidar öyle kolay kolay kimseye nasip olmaz.
Yöremizde ve ülkemizde iki kişiden biri AK Partiye oy verdi.
Bu başarıdan dolayı da ayrıca iktidar partisini bir kez daha kutluyoruz.
Biz Milletvekilimiz Tunç&[#]8217;un mazbatası ile ilgili haberi &[#]8220;Ustalık dönemi başladı&[#]8221; başlığıyla manşetimizden verdik.
Sayın Milletvekilimiz önceki dönemde yoğun bir tempo içinde çalışarak güzel hizmetler yaptı.
Bu dönemde daha fazlasını yapacak.
Seçim döneminde yaptığı konuşmalarda böyle dedi.
Gerçi iki vekille daha çok hizmet edeceğiz demişti ama olsun.
Biz Milletvekili Tunç&[#]8217;un girişkenliğini, bilgisini, becerisini, çalışkanlığını ve tecrübesini göz önüne alarak iki kişilik çalışacağını düşünüyoruz.
Kendisine inanıyoruz.
İkinci Tunç devrinin daha parlak geçeceğine dair çok belirti var.
Bunun için uygun ortam var.
Heyecan var, coşku var, çalışma azmi var, kararlılık var.
İmkan var, olanak var, yüzde 50&[#]8217;lik bir halk desteği var.
En önemlisi istikrar var istikrar.
Daha ne olsun?
Bu dönem daha parlak geçmek zorunda.
Geçerse Bartın kazanır.
Bartın&[#]8217;la birlikte Tunç da kazanır Ak Parti de kazanır.
5 yıl çok çabuk geçer.
Bir de bakmışsınız genel seçim sandığı yine önünüze gelivermiş.
O nedenle bu dönemi çok iyi değerlendiren bir daha ki seçimde yine kazanır.
Bundan sonraki seçimler için şimdiden çalışmak gerekir.
İstikrar var dedik ya işte işin sırrı burada aslında.
Bu istikrar denilen şey çok önemli.
Muhalefet partileri politika icabı unutmuş görünüyorlar ama bu milletin 3 Kasım 2002 öncesini unutmasına imkan ve ihtimal yok.
Zaten o tarihten sonra yapılan bütün seçimler unutmadığının göstergesidir.
Gelin hep birlikte hafızalarımızı tazeleyelim:
Bir yanda yüksek enflasyon diğer yanda sürekli değişen fiyatlar ve hayat pahalılığı.
Birbiri ardına gelen ekonomik krizler, batan bankalar.
Batan bankalarla birlikte perişan olan vatandaşlar ve heba olan paralar.
İhale yolsuzlukları, adam kayırmalar, partizanlıklar, ayrımcılıklar.
Dolardaki ani yükselişler ve borsadaki iniş çıkışlar.
İşsizlik, açlık, yoksulluk, kapanan işyerleri ve terör olayları.
Yarın ne olacağı belli değil.
İnsanlar önlerini, geleceklerini göremiyorlar.
O nedenle günlük yaşıyorlar.
Hani muhalefet seçim döneminde intibak yasasını çıkaracağız, emekliyi şöyle rahat ettireceğiz böyle rahat ettireceğiz diyordu ve bununla emeklilerin oyunu alacağını sanıyordu ya bana kalırsa boşuna nefes tüketiyordu.
3 Kasım 2002 öncesinin istikrarsız döneminde emekli maaşlarının ödenmesinin tehlikeye düştüğü günleri emekliler unutur mu?
İşte unutmadıkları için gittiler yine AK Partiye oy verdiler.
Takdir edersiniz ki hiç maaş alamayacak duruma gelmekle intibaksız ve zam oranı yetersiz maaş almak bir değil.
Ortada istikrarlı bir hükümet var.
Emekli seçmenler bu hükümetin değişmesi için oy kullanıp da &[#]8220;ben de istikrar getireceğim, AK Partiden daha çok getireceğim&[#]8221; diyenleri tercih etme riskine girer mi?
Girmedikleri ortada.
Sadece emekli seçmenler değil bütün seçmenler öyle.
Eldeki, elde olmayandan iyidir.
Muhalefetin ki denizdeki balık.
Yani olup olmayacağı belli değil.
Ortada olanı var.
Olup olmayacağı belli olmayanı tercih ederek olanı kaybetmeyi neden göze alayım ki diye düşünen çok olmuştur.
İşte bu sebeple seçmen 12 Haziran&[#]8217;da gitti oyunu istikrara verdi.
Benim şahsi kanaatim budur.
Son sözüm şudur:
Sayın Başbakan seçimde Bartın&[#]8217;a gelseydi, bir heyecan fırtınası estirseydi, AK Parti&[#]8217;nin 2-0 yapma şansı çok daha fazla olurdu.
AK Parti 2-0&[#]8217;ı 5-6 bin oyla kaybetti.
Başbakan&[#]8217;ın bizzat gelip de estireceği fırtına 6 bin oy daha getirmez miydi?
10 bin getirirdi.
Rüzgarıyla bu kadar oy geldiğine göre fırtınasıyla 10 bini çok rahat getirirdi.
Getirmezdi diyenler, Kılıçdaroğlu&[#]8217;nun CHP&[#]8217;nin Bartın&[#]8217;da aldığı oylara yaptığı katkıyı kabul etmiyorlar demektir.
Başbakan Erdoğan 2007 genel seçimlerinde de Bartın&[#]8217;a gelmedi.
Ak Parti o zaman da 2-0&[#]8217;ı az bir farkla kaçırdı.
Yerel seçimde geldi ne oldu diyenler olabilir.
Onlara cevabımız yerel seçimle genel seçimin bir olmadığıdır.
Yerelde seçmen adaya oy veriyor, genelde ise parti ve lider ön planda.
Dolayısıyla bu seçimin sonuçlarına bakarak kimse yerel seçim tablosu çizmesin.
Yanıltıcı olur.
AK Partinin ustalık dönemi hayırlı olsun.
Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&[#]8217;un tek başına iktidarın üçüncü döneminde Bartın&[#]8217;a çok önemli yatırımlar ve hizmetler kazandırmasını bekliyoruz.
Sayın Tunç&[#]8217;a ustalık döneminde başarılar diliyoruz.
Yağış rejimindeki değişikliğe dikkat
İstanbul Üniversitesi Afet Yönetim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, küresel ısınma nedeniyle dünyada yağış rejiminin değiştiğine dikkat çekerek bunun sonucunda bu yaz bir güneş bir yağmur olacağını söylüyor.
Yağışlar kısa sürede şiddetli düşüyor. Tüm dünyada şehir sellerinde artış yaşanıyor ve seller daha da artacak.
Bu sözler de Sayın Kadıoğlu&[#]8217;na ait.
Bartın&[#]8217;ın 12 Haziran günü ani yağan şiddetli yağmurla yaşadığı yaka seli değerli hocamızın sözlerini doğruluyor.
Geçtiğimiz gün akşam saatlerinde de kısa süreli ani bir şiddetli yağış daha oldu.
Hocamızın sözleri çok dikkatli olmamızı gerektiriyor.
Bartın&[#]8217;ın sel bölgesi olduğunu bilmeyen yoktur sanırım.
Barajlarımız bitinceye kadar bu sorun çözülmeyecek.
AK Partinin ustalık döneminde en büyük beklentilerimizden biri Kirazlı ve Kozcağız barajlarıdır.
Tabi bir de Tefer projeleri var.
Sayın Vekilimiz bu konularda gerekeni yapacaktır.
Makine Mühendisi Faruk Papila da bu konulara kafa yoran kişilerden biri.
Geçtiğimiz gün yine sel önlemleri artırılmalı diyordu.
Prof. Kadıoğlu&[#]8217;nun ve Papila&[#]8217;nın sözleri Bartın için çok önemli.
Uyarıları dikkate almalıyız.
Tedbirli olmak lazım.