TTK´da her daim garip işler olmaya devam ediyor.
Zonguldak´ın ve bölgenin bu önemli kurumunu kimin ne kadar sevdiği konusunda endişelerimiz var.
Bir taraftan kurumsal disiplin sağlansın, işçi alınsın, herkes fedakarlık yapsın diye temennilerde bulunurken bazen bunların hepsinin ne kadar boş olduğunu görüyoruz.
Çünkü milletin derdi başka.
Yönetimin derdi başka.
Siyasi iktidarın derdi başka.
Sendikanın derdi başka.
Bu durumda TTK Zonguldak´ın kurumu olmaktan çıkıp başka bir hale bürünüyor.
Geçmişten beri gelen siyasi hovardalıkların devam ettiğini, ´Devletin malı deniz yemeyen keriz´ mantığının devam ettiğini üzülerek görüyoruz.
İşte ortaya karışık çelişkili bir durum daha.
TTK İnşaat Emlak Daire Başkanlığı´na uzun yıllar emeği geçen Tuğrul Yıldız´ın emekli olmasıyla boşalan göreve Karadon Müessesesi´nden, Etüt Tesis Şube Müdürü Maden Mühendisi Mustafa Küçük atandı.
Olaya bakar mısınız?
Üzerine titrediğimiz TTK´daki atamalara bakar mısınız?
Koskoca kurum İnşaat Emlak Daire Başkanlığı yapacak bir tane mimar veya inşaat mühendisi bulamamış gitmiş maden mühendisini daire başkanı yapmış.
Mustafa Küçük´e gelince;
TTK Genel Müdür Yardımcılığını veya Karadon Müessese Müdürlüğü´nü istiyordu.
Karadon Müessese Müdürü İsmail Güner Genel Müdür Yardımcısı oldu.
İsmail Güner´den boşalan Karadon Müessese Müdürlüğü görevine ise Amasra Müessese Müdürü Mustafa Özçelik atandı.
Mustafa Küçük´ün 2004 yerel seçimlerinde Ak Parti´den Kilimli Belediye Başkanlığı´na aday olduğu uzun zamandır TTK´da üst düzey bir görev almak için çabaladığını konuşuluyordu.
Genel Müdür Yardımcılığı ve Karadon Müessese Müdürlüğü görevlerine layık görülmeyen Mustafa Küçük İnşaat Emlak Daire Başkanı oldu.
Harun Ağabey (Ersoy) ´Böyle aşa böyle tarak´ demiş.
Aynen öyle işte.
Oldu olacak TTK Genel Müdürü´ne de bir tane kimya mühendisi getirelim olsun bitsin bu iş!
Şimdi birkaç soru sormak farz oldu;
Sayın TTK Genel Müdürü Burhan İnan; Karadon´da 30 maden işçisinin adeta cinayete kurban edildiği grizu faciasında birinci derece sorumluluğu bulunan ve yargılanmaları devam eden İsmail Güner ve Mustafa Küçük´ün bu dönemde böyle görevlere getirilmeleri içinize siniyor mu?
Sayın Milletvekilleri Köksal Toptan, Özcan Ulupınar, Ercan Candan ve İl Başkanı Hamdi Uçar, o ocakta ölenlerden biri sizin kardeşimiz olsaydı acaba bu atamalara yine aracı olur muydunuz. Vicdanınız rahat olur muydu?
Sayın İsmail Güner ve Sayın Mustafa Küçük nasıl keyfiniz yerine geldi mi?
Kendi idarenizde denetleyemediğiniz, söz geçiremediğiniz bir galeride 30 maden işçinin bile bile ölüme gönderilmesinin ardından bu görevleri gerçekten kendinize layık görüyor musunuz?
Yoksa sistemin kokuşmuşluğu içinde biraz da biz kokutalım mantığı içinde misiniz?
İşte bu yüzden çıkıp; "TTK özelleştirilmeli" diyenlere kızmayın.
Çalışmak istemeyen, şevki kırılan işçiye kızmayın.
Geçmiştekiler gibi kurumu bu duruma getiren sizlersiniz?
Zonguldaklılar ne yazık ki;
"Sen ne yapıyorsun arkadaş. Bu kurumda sen yönetici olabilirsin ama bu kurum bu kentin. Bu kurum bize lazım" diyip kapılara yüklenemediği sürece hep sizin dediğiniz olacak.
Geri vitesi bilmiyorsun
arabaya ne diye çıkıyorsun hocam!
Çok değil daha bir ay önce Lavuar Alanı 7-
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Zuhal Kunduracılar, Türkiye Taşkömürü Kurumunun (TTK) eski kömür yıkama tesisi alanındaki otoparka 67 DA 306 plakalı otomobilini park etmek istemiş.
Zuhal Kunduracılar´ın park alanına yanaştığı sırada geri vites yerine birinci vitese taktığı aracı, TTK´nın yağmur suyu ile dolan eski kömür yıkama havuzuna devrildi.
Durumu fark eden otopark görevlisi Abdülkerim Kılıç, arkadaşlarıyla yaklaşık
28 Ağustos 2011´de tuvalet ihtiyacını gidermek için giren Mesut Karaoğlu (24) içi su dolu kömür havuzuna düşerek boğulmuştu.
Şimdi olaya ne tarafından bakalım?
Ne tarafından bakarsak bakalım değişen bir şey olmayacak.
Suçlu orada çişini yaparken düşüp boğulan Mesut karaoğlu.
Suçlu, doçent olmuş, ehliyet almış ama daha geri vitese atmasını bilmeyen Doç. Dr. Zuhal Kunduracılar.
Ercan Şehri sorularımızı yanıtladı
Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı Ercan Şehri sessizliğini Pusula için bozdu.
Zaman zaman eleştirdiğimiz Şehri´ye sorularımıza içtenlikle yanıt verdiği için teşekkür ediyorum.
Çok önemli şeyler söyledi.
Önceki Başkanlardan Hüseyin Özdemir´i suçlarken, kendisinin de daha önce aynı yönetimlerde olduğunu hatırlattım.
"Biz de suçluyuz" diyerek müfettiş incelemeleri sonucu bir suç unsuru olması durumunda cezasını çekmeye hazır olduğunu söyledi.
Şehri´nin anlattıkları, habere taşıdıklarımız bize bir kez daha gösteriyor ki memleketin gerçekten çivisi çıkmış.
Ve Kooperatifin Avukatı Atilla Karan.
Tamda soruşturma aşamasında yaşamını yitirdi.
Müfettişlere bilgi vermek için gelmeye hazırlanırken tansiyonu fırladı ve hastaneye kaldırıldı.
Bir hafta sonra da yaşamını yitirdi.
Pek çok kişi kendisinden şikayetçiydi ancak keşke yaşasaydı da ne olmuş, ne bitmiş bir anlatabilseydi.
Ama olmadı.
Esnaf Kefalet Kooperatifi´nin bu işlerde parmağı olan ve bildikleri karşısında sessiz kalan veya görevini yapmayan yöneticilerinin çok büyük günahı var.