Zonguldak beş milletvekili var.


Köksal Toptan, Fazlı Erdoğan Polat Türkmen Ak Parti&[#]8217;den.


Ali Koçal, Ali İhsan Köktürk CHP&[#]8217;den.


Allah hepsini nazardan saklasın.


Bugünlerde kapı kapı dolaşıyorlar.


&[#]8216;Evet&[#]8217; istiyorlar.


&[#]8216;Hayır&[#]8217; istiyorlar.


Olmadı arada kavga ediyorlar.


Bir birlerine sallıyorlar.


Yer yer kanlı bıçaklılar.


Yer yer can ciğer kuzu sarması.


Bir de yerel siyasetçiler var.


İl Başkanları.


İlçe başkanları.


Atıp tutuyorlar.


Konuşunca mangalda kül bırakmıyorlar.


Onların da gündemi referandum.


Herkes el ele verdi referandumu tartışıyor.


Arada tehdit etmeler, diyet istemeler bir birine karışıyor.


Ramazan yardımları bile &[#]8216;Evet&[#]8217; ve &[#]8216;Hayır&[#]8217;lara göre veriliyor.


&[#]8216;Evet&[#]8217; diyen tardımı alıyor.


&[#]8216;Hayır&[#]8217; diyenler için durum daha riskli.


Referandumun içeriğine yönelik tartışmalar devam ederken konu dönüp dolaşıp yargının siyasallaştırılmasına geliyor.


Bizimkiler 12 Eylül darbesini tartışıyorlar.


Askeri darbeler sonrası darağacına çekilenler üzerinden siyaset yapılıyor.


Asılan başbakanlar, asılan gençler üzerinden siyaset yapılıyor.


Bizimkilerde Zonguldak&[#]8217;ta tezgah açmış referandumu bekliyorlar.


Temmuz sonlarında beş kişi intihar etti.


Bunların dördü Ereğli&[#]8217;nin köylerinden


Biri Devrek&[#]8217;ten.


1 Eylül&[#]8217;de Ereğli&[#]8217;den bir intihar daha var.


Dünkü intihar Kilimli&[#]8217;den.


Arada onlarca intihar girişimi var.


Bizim siyasetçiler askeri darbeler sonrası asılanları savunuyor.


Keyfi yargılamalarda bulunanlar günah çıkartıyorlar.


İtiraflar peş peşe geliyor.


Darağaçları üzerinde siyaset yapan siyasetçiler kendini idam edenleri görmezden geliyor.


Halk koyun gibi.


Dönüp; &[#]8220;Sen ne diyorsun arkadaş&[#]8221; diyen yok.


Zonguldak&[#]8217;ta onlarca STK var.


Yani sivil toplum örgütleri.


Onlarda bir taraf olma çabasıyla can atıyorlar.


Yandaş olma çabasıyla yanıp tutuşanlar var.


Sivil olamayan yandaşlarında kentte pek bir haberi yok.


Darbeler sonrası herkesin bir kuyruk acısı var.


İdamlara haykıranlar, darbelere haykıranlar halkın kendi kendini idamına sessiz kalıyor.


Hal koyun gibi.


Bakmakla yetiniyor.


Dönüp; &[#]8220;Sen ne diyorsun arkadaş&[#]8221; diyen yok.


Olmayacakta.


İntiharlar artıyor.


Kredi kartı borçları, tefecilik, işsizlik, yoksulluk, sosyal patlama intiharları patlatıyor.


Ve Zonguldak&[#]8217;ta bu durum çok daha ileri boyutta.


Üstelik artıyor.


Toplam 600 bin nüfuslu kentten göç devam ediyor.


Ama ilginçtir intiharlarda artıyor.


Yeri geliyor günde 10 kişi.


Tabi seçilmişler hepsine seçmen gözüyle bakıyor.


Aman kimse 11- 12 Eylül&[#]8217;de intihar girişiminde bulunmasın.


Bir oy, bir oydur!



Samimi olalım



Bizim siyasiler atıp tutuyor.


Kavga ediyorlar.


Karşılıklı tehditler devam ediyor.


Ak Parti Milletvekili Köksal Toptan siyasette en seviyeli isim.


Bu nedenledir ki kendisi de dayanamadı ve tartışan tarafları seviyeli olmaya davet etti.


Bu neyi değiştirir?


Pek bir şey değiştirmez.


Sanmıyorum.


Zonguldak&[#]8217;ta siyaset samimi yapılmıyor.


Yapılmadığı içinde beş milletvekili bir araya gelip halk adına, halk için ortak çöüm üretemiyor.


Yani olaylar Sabah Gazetesi Yazarı Yavuz Donat&[#]8217;ın dediği gibi değil.


Yavuz Bey halkın masasına değil siyasilerin masasına oturunca Zonguldak&[#]8217;ın gerçeğini de göremiyor.


Zonguldak&[#]8217;ta ki tabloyu biz biliyoruz.


Zonguldak&[#]8217;ta siyasetin samimiyetsiz olduğunu görmek için çok çaba sarf etmeye gerek yok.


İnanmadığını savunanlarla, inandıklarını savunamayanların harmanlandığüı bu kenti anlamak gerçekten zor.


Bu gerçekten üzücü bir durum ama samimiyetsizlik prim yapıyor.


Karısını, çoluğunu, çocuğunu döven Zonguldaklı siyasetçiye gelince sesini çıkartamıyor.


Bu bir başkaldırış değil belki ama gerçeği de görmek zorundayız.


Kentiyle yüzleşmekten kaçan toplumun samimi siyasetçi bulması mümkün değil.