Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki dönemdir Zonguldak halkına sürpriz yapıyor!
Bu sürprizlerden ilki Hüseyin Özbakır idi!
Hüseyin Özbakır, 9 yıl Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı Zonguldak’tan AK Parti birinci sıra Milletvekili oldu!
Hüseyin Özbakır’ın Zonguldak ile hiçbir ilgisi yoktu!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Mart 1999 günü Kırklareli'nin Pınarhisar ilçesindeki Pınarhisar Cezaevi'ne girdi. 24 Temmuz 1999'da ceza süresini tamamlayarak cezaevinden tahliye edildi.
Hüseyin Özbakır, Kırklareli Başsavcısı idi!
Allah ondan sonra yürü ya kulum dedi!
Pınarhisar Cumhuriyet Savcısı da Yüksel Kocaman idi!
Allah ona da yürü ya kulum dedi!
Hüseyin Özbakır, görev süresinde Milletvekili seçildiği kenti Zonguldak ile ilgilenmek yerine kendi ile ilgilendi!
Bir daha listeye giremedi!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ticaret yaptığı yıllarda ürettiği sucuğu satan merhum Talip Avcı’nın oğlu Muammer Avcı, önce AK Parti Zonguldak İl Başkanı oldu! Sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından AK Parti’nin birinci sırasına konuldu!
Muammer Avcı da kenti ile değil, kendisi ile ilgileniyor!
Muammer Avcı, bir daha Zonguldak’tan Milletvekili olamaz!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Alman Milli Takımında forma giyen Devrekli Mesut Özil’i parti yönetimine aldı!
Mesut Özil, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bakanı Alparslan Bayraktar ile ikidir Zonguldak’a geliyor!
Real Madrid’te oynarken daha fazla geliyordu!
Şimdi bir de bakıyorsun!
Mesut Özil, AK Parti’nin Zonguldak birinci sırasında!
Olur mu olur!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Hüseyin Özbakır’dan, Muammer Avcı’dan Zonguldak Milletvekili olmaz” diyen biri çıktı mı?
“Mesut Özil Zonguldak’ta tutmaz” diyebilecek biri çıkar mı?
Mesut Özil için “Olmaz” desen bir dert!
Mesut Özil için “Olur” desen bin dert!
Hayırlısı olsun diyelim, geçelim!
Merve Arslan radarımıza girdi!
Merve Arslan, CHP Kozlu İlçe Başkanlığı’nda çaycı olarak çalışan kadını işten çıkartmış!
Meğer kadının sigortası yokmuş!
Üstelik asgari ücret ödenmiyormuş!
Bu olay ortaya çıkınca CHP Kozlu İlçe Başkanı Merve Arslan, “Kaldı ki, siyasi partilerde bu tür hizmetler tamamen gönüllülük esasıyla yapılmaktadır” deyip kurtulmak istedi!
Bakalım öyle mi olacak!
İşkur ve SGK CHP Kozlu İlçe Başkanlığı’nı bir mercek altına alsın!
Merve Arslan onlara da aynısını söylesin!
Bizden şikayetçi olması umurumda bile değil!
Gider ifademizi veririz!
Ama bir kadının, kadına yaptığı zulme sessiz kalamayız!
Hem de hak, hukuk, adalet diyen bir partinin kadın başkanından!
Yerel Araştırmacı Hayati Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda önemli tespitlerde bulunmuş!
Bakın Hayati Yılmaz ne diyor?
“Bakın Merve Aslan’a da ders olması açısından sırası gelmişken yazayım.
Zaman zaman Zonguldak siyaseti hakkında ben de yazılar yazıyorum. Yazılarımda parti ayırmaksızın eleştirilerimi yapıyorum. Geçen dönemde Belediye Başkanı Ömer Selim Alan’ı en çok eleştirenler arasındaydım. Bir kere kendisinden telefon ya da tehdit almadım. Bir gün yine CHP’nin Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural’ın ‘Eski Sigorta Hastanesini otopark yapalım’ fikrini eleştirmiştim. Yana yakıla beni arıyormuş. Bir gazeteci aracılığı ile bana ulaştı. Gazeteciden telefon numaramı istemiş. Bende gazeteciye konuşmak istemediğimi, açıklamayı bana değil, kamuoyuna yapabileceğini ilettim. Bir başka zaman AK Partili politik bir iş adamını eleştirdim. Yana yakıla beni arıyorlar. Benim hatırını kıramayacağım kişiler vasıtası ile yazılarımı geri çekmemi istediler. Çekmedim. Bir başka sefer AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı eleştirmiştim. Bu yazımda kapak olarak Çağlayan’ın Yapay Zeka ile yapılan ‘Pixar’ tarzı karikatür görüntüsünü kullandım. Telefon numaramı nereden aldı bilmem ama; bana mesaj yollamış. Mesajı aynen şöyle. ‘Hayati Bey yazınızda kullandığınız görselim çok hoşuma gitti, teşekkür ederim.’ Buna karşılık ben de cevap yazdım. Hoş görüsü için teşekkürlerimi ilettim. Bu durum beni ne AK Partili yaptı ne de Mustafa Çağlayan’ı küçülttü. Tam aksine takdirimi kazandı.
Zonguldak zor bir şehirdir. Ben tarih araştırmacısı olarak, Zonguldak tarihi boyunca gazetecilerin aslında aynı tarzda yayın yaptığını görüyorum. Ali Rıza Tığ ile Ali Bahadır arasında bir fark yok: Mesela 1970’li yıllarda İnanış Gazetesi sahibi Kemal Sönmez'den herkes çekinirdi. Yazdı mı yazıyordu adam.
Bu hatayı CHP’li Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’de yapıyor. (Eğer yazıda hakaret, küfür, aşağılama yok ise) bir tavsiye vereyim. Zonguldak yerel gazeteciler ile didişmeyin. Bundan siyasi kazanım sağlayan olmadı daha.
Özgür basını savunuyorsan, basını özgür bırakacaksın.”
CHP ile AK Parti’yi yönetenler arasındaki farkı ne güzel ortaya koymuş Hayati Yılmaz!
Merve Arslan ardık radarımıza girmiştir!
Allah yardımcısı olsun!
Kimse görmeden!
Zonguldak’ta montaj yapan bir firma hakkında çok ilginç bilgiler geliyordu!
Bu firma, ana firmalara parça montajlayıp teslim ediyor!
Tüm işi fabrika içinde yapması gerekiyor!
Ama kurnaz işveren, maliyetini düşürmek için işi evlere dağıtıyor!
Parça başı çalışıyor!
Sigorta yok, vergi yok, asgari ücret yok, tazminat yok, yemek yok, ulaşım yok, ısıtma yok, soğutma yok!
Bir eleman parçaları dağıtıyor!
Sonra gidip montajlanmış ürünleri topluyor!
Ana fabrikaya gönderiyor!
Ancak bu durum sözleşmeye aykırı!
Sözleşmesi hemen feshedilir!
Bu konuda elinde video kaydı olduğunu söyleyen bir kişi aradı!
“Gelin, beraber çekelim! Siz de gözünüzle görün” dedi.
Az bir yoğunluğum var!
İlk fırsatta gidip bakacağım!