Zonguldak, iş yapmamak için süper bir şehir.
Birlik yok, beraberlik yok, bahane çok
Tam hizmet edeceklerdi, aralarına kara kedi girdi.
Derken Ramazan ayı geldi.
Peşine bayram gelecek.
Bu döngü böyle devam edecek.
Olan, garip Zonguldaka oluyor.
Olan, Zonguldakın garip insanına oluyor.
Zonguldakta siyaset hiç bu kadar güçsüz olmamıştı.
Hizmet hiç bu kadar az olmamıştı.
Elbette ülkemizin içinde bulunduğu durumda bunun etkisi var, ama
Bürokrasideki liyakatsizlikler, siyasetteki tecrübesizlikler, Zonguldakı bu duruma düşürdü.
Bu beceriksizler, iş yapacakların da önüne geçiyorlar üstelik.
Gölge etmeseler yetecek aslında.
Mübarek Ramazan ayında dua etmekten başka çaremiz de yok aslında:
Bu isimleri siyasete sen soktun, sen çıkart Yarabbi!
Soktuysan, bunların kafasına biraz daha akıl sok, kentin sorunlarını çözsünler Yarabbi!
Bizi hizmetsiz bırakma Yarabbi!
Yağdırdığın yağmur, kar kadar olmasa da, bizim ilimizi de hizmet yağdır Yarabbi!
Kıssadan Hisse: Diplomasi!
Adamın biri, Afrika'da safariye çıkarken, yanına köpeğini de almış.
Köpek, bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken, kaybolduğunu fark etmiş.
Ne yapacağını düşünürken, bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor.
Hemen arkasını leoparın geldiği yere dönerek, kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş.
Leopar tam saldıracakken, köpek kendi kendine konuşmuş:
Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?
Bunu duyan leopar, bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak, dalların arasına saklanmış.
Leopar, Tam zamanında kurtardım, yoksa bu köpeğe yem olacaktım diye düşünmüş.
Bütün bunlar olup biterken, bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş, bildiklerini kullanarak, bundan sonra kendisini leopardan kurtaracağını düşünmüş.
Leoparın yanına giderek, neler olduğunu anlatmış.
Leopar, köpeğin yaptıklarına çok sinirlenmiş ve maymuna, Atla sırtıma, gidip şunu yakalayalım demiş.
Az önceki yerde bekleyen köpek, bakmış kızgın leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş.
Ne yapacağını düşünürken, kaçmaya da kalkmamış.
Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş.
Tam leopar saldıracakken, yine kendi kendine konuşarak, leopara duyurmuş:
Şu aptal maymun da nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!
Diplomasi denen şey bu
Yapabiliyorsan;
Hızlı düşün
Sakin ol
Güçlü görün
Düşmanını kendi silahı ile yen