Gıda sektöründe üretim yapan firmaların özellikle temizliğe çok dikkat etmeleri, bu konuda çok hassas olmaları gerekiyor.


Takdir edersiniz ki insan sağlığı söz konusu ve bu işin hiç şakası yok.


Biz nasıl gazetemizi hazırlarken önce kendimize beğendirmeye çalışıyorsak, gıda firmaları da ürettiğini önce kendisine yedirecek sonra başkasına.


Öyle ya bizim beğenmediğimiz haberi, yorumu, sayfa düzenini, dizgiyi, baskıyı, mizanpajı başkası neden beğensin ki.


Gıda üretimi yapan firmanın yemediği, yiyemediği ürünün vatandaş tarafından beğenilip benimsenmesi mümkün mü?


Yöremizde üretim yapan en eski firmalardan biri olan Şanver Helva&[#]8217;nın sahibi Burhan Demirkol bakın bu konuya dikkat çekerken ne diyor:


&[#]8220;Gıda ile uğraşan kişinin Allah&[#]8217;tan korkması gerekir. Gıda işi tehlikeli bir silahtır. Ürettiğini ilk önce kendin yiyeceksin sonra herkese yedireceksin. Gıda konusunda yanlış bilinen gerçekler, bilinmesi gereken gerçekler bilinmeli. Bilinçli tüketen bir toplum haline gelinmeli. Doğal ürünler tercih edilmeli&[#]8221;


Burhan Demirkol bu sözleri Bartın Akif İşadamları Derneği&[#]8217;nin (BAKİAD) kahvaltılı toplantısında gıda konusunda dernek yöneticileriyle görüş alışverişi yaparken söylüyor.


Şanver Helva, 1933&[#]8217;den beri üretim yapıyor ve yıllardır bu konuya dikkat ettiği için ürünleri beğeniliyor, tutuluyor, tüketiliyor.


Firma da bu sayede ayakta duruyor.


Hizmeti iyi yaparsanız mutlaka başarılı olursunuz.


Hangi sektör olursa olsun işin sırrı bu.


Bu konu Vali İsa Küçük&[#]8217;ün geçen Perşembe günü daire müdürleri ile yaptığı toplantıya da damgasını vurmuştu.


Vali İsa Küçük, toplantıda yaptığı konuşmada, turistik tesislerin iyi hizmet verebilmesi için turizm sektöründe kalifiye elemana önem verilmesi gerektiğini söylemişti.


Kalifiye eleman yetiştirme kurslarının önemine dikkat çeken Vali Küçük, Bartın&[#]8217;da turizm sektörüyle ilgili şikayetler olduğunu belirterek, Belediye Başkanlarına da çağrıda bulunmuş ve bu kursu bitirmeyen işçileri çalıştıran işyerlerinin kontrol edilmesini istemişti.


İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Altaş&[#]8217;ın kalifiye eleman yetiştirme kurslarının ilgi görmediğini söylemesi üzerine konuya giren Vali Küçük&[#]8217;ün şu sözüne dikkat edin: &[#]8220;Eğer kendimizi yetiştirmezsek sınıfta kalırız&[#]8221;


Vali Küçük&[#]8217;ün de dile getirdiği şikayetler Bartın&[#]8217;daki turistik tesislerde kalifiye eleman sorunu bulunduğunu gösteriyor.


İyi hizmet veren, bu konuya hassasiyet gösteren oteller ve restoranlar var ama yeterli değil.


Ayakkabı boyacısı da kendini geliştirmeli. Eğer bunu yapmıyorsak, sadece turizm alanında değil, hayatın hiçbir alanında başarılı olamayız. Tüm otellerimizde çalışanları bu eğitimden geçirmemiz gerekiyor.


Bu sözler de Vali Küçük&[#]8217;e ait.


Dışarıdan gelen turistlerin hizmeti beğenmediklerini söyleyen Vali Küçük, &[#]8220;Eğer iyi hizmet verilmiyorsa, bizim bu tesisleri kapatmamız gerekir&[#]8221; diyor.


Son cümle hem Vali Küçük&[#]8217;ün konunun üzerinde nasıl önemle durduğunu hem de yaptığı uyarının ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.


Vali Küçük&[#]8217;ün tatlı sert çıkışı ertesi gün gazetemize &[#]8220;turistik tesislere hizmeti iyi yapın uyarısı&[#]8221; başlığıyla manşet olmuştu.


Turistik tesisler herhalde mesajı almışlardır ve umuyorum ki gereğini yapacaklardır.


Müşteri memnuniyeti her sektör için büyük önem taşıyor.


Gıda sektöründe olduğu gibi turizm sektöründe de çok daha büyük önem taşıyor.


Bartın ekonomisini kömüre bağımlı olmaktan kurtaracak sektörlerden biri olan turizmden ekmek yemek istiyorsak hizmeti kesinlikle en iyi şekilde vermeliyiz.


Turisti getirmek kolay değil ama kaçırmak çok kolay.


Dikkat etmek lazım!



Öğretmenler Günü mesajları



Dün Öğretmenler Günüydü.


Ben de değerli hocalarımızın ellerinden öpüyor, saygılar sunuyorum.


Bu özel gün nedeniyle sevgisini saygısını mesajla sunan çoktu.


Kişiler, kurumlar, kuruluşlar adeta birbiriyle yarış edercesine kutlama mesajı yayınladılar.


Mesajlarda, hemen hemen her meslek gibi senede bir kere hatırlanan öğretmenler ve öğretmenlik mesleğinin önemine değinildi, heyecan verici ve sevindirici ifadeler kullanıldı.


Bu mesajlardan gazetemize de çok geldi.


Gelen mesajlar arasında birbiriyle benzerlik taşıyan, gönderenin oturup da kaleme alamayacağı kadar uzun ve içinde çok güzel fikirler, yararlı bilgiler ve çarpıcı tespitler olan mesajlar vardı.


Bu mesajların internetten indirildiği her halinden belli oluyordu.


Bazıları işin kolayını buldu.


Kafa yormadan, hiç emek zahmet çekmeden mesaj yayınlıyor.


Ne söylersek söyleyelim, ne yazarsak yazalım para etmiyor.


Öğretmenler Günü de 30 Ağustos, 29 Ekim ve 10 Kasım gibi birçoğu internetten alıntı mesajlarla kutlandı.


Anlaşılan o ki biz yazmaktan bıkmayacağız, bazıları internetten mesaj indirip kendi adına yayınlamaktan bıkmayacak.


Her alanda bir dejenerasyon var.


Bakalım böyle ne zamana kadar devam edecek.



Bayram yazısı



Geçen yıl Bakanlar Kurulu&[#]8217;nun aldığı kararla arife günüyle birlikte cumartesi pazarlar da dahil olmak üzere 9 gün süren Kurban Bayramı tatili bu yıl arife günüyle birlikte 5 gün.


Geçen yıl millet olarak 9 gün tatil yapmış, bu adeta bizim için çifte bayram olmuştu.


Bu yıl süre bunun yarısı kadar.


Uzun bayram tatillerine karşı olduğumu biliyorsunuz.


Ülke olarak zor bir süreçten geçiyoruz.


Durumumuz malum.


Bir yanda ekonomik krizle birlikte giderek zorlaşan hayat şartları diğer yanda bunun sonucunda ortaya çıkan uyarı grevleri.


Çevremizde olup bitenler de cabası.


Bir dünya sorunumuz var.


Paçalarımızdan sorun akıyor desek yeridir.


Bir hafta 10 gün tatil yapacak halimiz yok.


5 gün bile çok.


Böyle bir lüksümüz olmadığına inanıyorum.


Tatil demek yan gelip yatmak, üretmeyip tüketmek demek.


Vur patlasın çal oynasın eğleneceğiz, gezip tozacağız, yatıp yuvarlanacağız, yiyip içeceğiz.


Oysa bizim 2. Dünya Savaşı&[#]8217;nda yerle bir olan Almanya örneğinde olduğu gibi düzelinceye kadar gece gündüz demeden, durmadan dinlenmeden çalışmamız gerekiyor.


27 Kasım&[#]8217;da başlayacak bayram tatili bizim için arife ile birlikte 4 gün sürecek.


Bayramın 4., tatilin 5. günü biz Salı gününün gazetesini çıkarmak için çalışıyor olacağız.


Bayramın bizim gibiler adına erken bitmesine kendi adıma seviniyorum.


Tüketmek değil üretmek taraftarıyım.


En azından ayaklarımız yere düz basıncaya kadar.


Kendimizden pay biçecek olursak; gazetemiz 3 gün çıkmayacak, biz 3 gün haber yapmayacağız, yazı yazmayacağız, fikir üretmeyeceğiz, yöremizin sorunlarını gündeme getirmeyeceğiz, eksikleri, gedikleri konuşmayacağız.


Bayram tatili boyunca hayat üretim açısından büyük ölçüde duracak.


Birçok fabrika çalışmayacak, üretim yapmayacak.


Devlet dairelerinin çoğu kapalı olacak, memurlar çalışmayacak, iş ve işlemler yapılmayacak.


İki ay önce Şeker Bayramı&[#]8217;nda tatil yaptık, şimdi de yapacağız.


İki gün sonra Kurban Bayramı.


Fazla et yemeyin, çok tatlı tüketmeyin.


Bütün sevdiklerimin, sevenlerimin, dost ve arkadaşlarımın bayramı kutlu olsun.