Aslında,
Dün sanırım Karar’da bahsetmiştim.
Tahsin Erdem,
Zonguldak’ı,
Sanal gerçeklik ile yönetmek istiyor.
Yani,
Vatandaşın gördüğü ile değil,
İki dirhem bir çiçek sosyal medya ekibinin gözü ile,
Algı operasyonu yapmak istiyor.
Hayaller Paris,
Gerçekler Zonguldak algısı gibi.
Sosyal medya ekibimize kalsa,
Yağan kar yere düşmeden havada yakalanmış.
Öyle bir övgü.
Bu sosyal medyacıların,
Yeni yuvarlak masa arkadaşı ise,
Anlaşılan Akın Kavi!
O da,
Sosyal medya ekibi ne görüyorsa,
Yazılarında aynı dilden bahsediyor.
Akın Kavi ve belediyenin sosyal medya ekibi,
Kendi çalıp,
Kendi oynuyor.
Şizofrenik bir hal!
Kendi gerçekleri ile,
Zonguldak halkına,
Yayın yapıyorlar.
Yayınları hınzır neşriyat!
Bu yayınlar da,
Ancak,
Tahsin Erdem’i tatmin ediyor.
Gerçeklikten kopmuşlar.
Gazipaşa’dan kopmuşlar.
Böyle giderse,
Tahsin Erdem,
Meşhur tiyatro oyunu Meçhul Paşa olacak.
Bu oyunun konusu şu; Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ile karikatürist Mustafa Mim Uykusuz'un birlikte çıkardıkları Türkiye'nin ilk siyasi mizah gazetesi Markopaşa'nın 1946'da başlayıp meçhule giden serüveni.
Öyle ya!
Meçhule giden bir gemi kalkar Zonguldak limanından!
Yelkenler fora Miço!
İskele alabanda!
Tahsin Erdem gidiyor!
* * * * * * * * *
Osman Zaimoğlu,
Kar yağışının başladığı günlerde,
Tıp Fakültesi yolunu işaret edip,
Kar küreme yapılmadığı noktasında,
Tepki göstermişti.
Zaimoğlu,
Fakültenin,
Hizmet kapsamını anlaşılan bilmiyor.
Acaba nereye bağlı olduğunu düşündü?
İl Özel İdaresine mi?
Halbuki,
Fakülte CHP’li Kozlu Belediyesi’ne bağlı.
Bu siyasi saçmalığı,
Samimiyet göstergesi gibi de okuyabiliriz.
‘Helal olsun CHP Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu’na. Bak! Hizmet olmayınca CHP’li belediyeyi bile eleştirebiliyor’ diyerekten,
Sevindirik olabiliriz.
Ama değil!
İyi bir forvet olduğunu düşünen Zaimoğlu,
Bu sefer ofsayta düştü.
Aslında,
CHP Kozlu İlçe Başkanı Merve Aslan’dan özür dilemeliydi.
Ama,
Altuğ Dökmeci’nin beceriksiz belediyeciliği için,
Daha çok özür dilenmeliydi.
Dökmeci’nin tek düzgün işi bıyıkları.
Onları güzel ve simetrik kesiyor.
Ama Kozlu’yu değil!
Altuğ Başkan bu arada karla mücadelede sen de sınıfta kaldın.
Kozlu’da,
Kar altında yatan iş makinesini bile çalıştıramadın.
İbreti alem olsun diye,
Kozluluların gözü önünde,
İş makinesi yattı!
Ayrıca,
Kozlu Belediyesi’ne,
Böyle zorlu günler için bağış yapmıştım.
Hakkımı helal etmiyorum!
Azıcık goy goy yapasım da var ama,
Neyse!
Altuğ Başkan genç olmana rağmen,
Hiç pozitif vibe vermiyorsun!
Kızdım!
Sen kesin Abdülhamit’i de savunmuşsundur!
Vatan Partililer bu sözü iyi bilir.
Hayırlı akşamlar.