CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal&[#]8217;ın, kente hastane yapılması için talimat verdiğini gazetelerden okuduk.
Aile, arsa arayışlarını hızlandırdı.
Haber, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Hamdi Uçar, Haberal&[#]8217;ın hastane işini siyasi malzeme yapmamaları tavsiyesinde bulunmuş.
Ben aynı fikirde değilim.
Haberal Ailesi, Zonguldak&[#]8217;a hastane yapsın. Siyasete de alet etsin. Ne var bunda?
Sanki Sağlık Bakanlığı bir hastane yaparsa, AK Parti bunu siyasete alet etmeyecek mi? &[#]8220;Hastane yapıyoruz, yerini bulduk, temelini atıyoruz, bir kat çıktık, şu tarihte açılacak, olmadı bu tarihte açılacak, açılışa bakan gelecek, yok başbakan gelecek&[#]8221; başlıkları atılmayacak mı?
Haberallar da bir hastane yapsınlar. Basında yer alsınlar. Konuşulsunlar.
Bu iş onlara biraz da prim yapsın.
Yeter ki, yapsınlar kardeşim. Yeter ki, halka hizmet etsinler. İstihdam yaratsınlar.
Ondan sonra ne yaparlarsa yapsınlar.
CHP ve MHP anlaşıyor!
TBMM&[#]8217;de CHP ve MHP&[#]8217;nin birçok konuda ters düştüklerini, birbirlerini sert bir şekilde eleştirdiklerini biliyoruz.
Zonguldak&[#]8217;ın ılıman siyasi ikliminden olsa gerek.
CHP ve MHP ikiz kardeş gibi&[#]8230;
Birbirlerini eleştirdiklerini duydunuz mu hiç?
Bu duyarlılığın siyasi olgunluktan kaynaklandığını düşünmek istiyoruz.
Öyle kişisel çıkarlar için sırt sırta verecek halleri yok ya&[#]8230;
Hepsinin düşüncesi &[#]8220;büyük&[#]8221; Zonguldak&[#]8230;
Yani Zonguldak&[#]8217;ın büyümesi...
Keşke kendileri kadar Zonguldak&[#]8217;ta büyüse!
Öyle değil mi?
Kıssadan Hisse: Saman altından su yürütmek!
Vaktiyle köyün birinde, ahalinin tarlaları ve meyve-sebze bahçelerini suladığı bir su kaynağı varmış. Bu kaynak, köyün ortak malıymış. Civarda başkaca su kaynağı olmadığından bütün köylü, arazisini bu kaynaktan nöbetleşe sıra ile sularmış. Kimin ne vakit, ne kadar su kullanacağı belliymiş ve herkes kendi hakkına riayet eder, komşularının hakkına da saygı gösterirmiş. Ancak her köyde olduğu gibi, bu köyde de açıkgöz bir adam varmış. Sebze bahçesi su kaynağının hemen yakınında bulunan bu adam, herkes gibi sırası geldiğinde gider, kaynaktan suyunu alırmış, ama bununla yetinmeyip, kaynak ile bahçesi arasına gizli bir su yolu kazmış. &[#]8220;Kimseler fark etmesin&[#]8221; diye de su yolunun üzerini, taşla tahtayla kapatıp, üstüne de saman balyaları yığmış. Su, diğer vakitlerde bu saman altından aka aka açıkgözün tarlasına kadar gidermiş. Yaz ortasında herkesin tarlası susuzluktan yanıp kavrulurken, onun ki, fidanların boy üstüne boy attıkları, yemyeşil bir haldeymiş. Üstelik bostanın ortasındaki sulama havuzu da, her zaman silme doluymuş, Köylüler, "Bu işin içinde bir iş var" diyerek araştırmışlar ve kısa bir süre sonra da, bu uyanığın saman altından su yürüttüğünü fark etmişler. (Alıntıdır)
Günün Fıkrası: Nöbetçi Hemşire!
Hemşire, hastane nöbetinden çıkınca eve döndü. Kocasını uyandırmamak için yavaşça yatak odasına girdi. Battaniyenin ucundan 2 yerine dört ayak çıktığını görünce beyzbol sopasını aldı ve olanca gücüyle vurdu, ardından kırarcasına bir kez daha vurdu. Ciyaklayan bağırışlar arasında tıkanacak gibi oldu ve derhal mutfağa geçip bir bardak su içmek istedi; baktı ki kocası mutfakta gazete okuyor. Başını kaldırarak: "Canım, annenler bizde, babanla bizim odaya aldım, uyumamışlarsa, bir hoş geldin desen iyi olur..."
Günün Sözü:
Küçük insanlar küçük şeylere çok kırılırlar; büyük insanlar bunların hepsini görür, fakat kırılmazlar.
La Rochefoucauld