Grizu faciasında flaş gelişme! İşletme sahibi ve iş güvenliği uzmanına gözaltı kararı
Grizu faciasında flaş gelişme! İşletme sahibi ve iş güvenliği uzmanına gözaltı kararı
İçeriği Görüntüle

Zonguldaklı siyasetçi, iş insanı, ekonomist ve düşünür Dr. Cemil Çakmaklı, Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde 3 maden işçisinin yaşamını yitirdiği, 5 işçinin yaralandığı grizu faciasının ardından kaleme aldığı yazıda, felaketler sonrasında tekrarlanan açıklamalar ve başsağlığı mesajlarının ötesine geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Her facianın ardından benzer bir sürecin yaşandığını ifade eden Çakmaklı, şu değerlendirmede bulundu: “Her felaketten sonra aynı sahne tekrarlanır: Bakan açıklama yapar, Vali hastane önünde konuşur, başsağlığı dilenir, soruşturma açılır, rapor yazılır. Sonra bir sessizlik ve adeta bir sonraki patlama beklenir. Artık bu sahneyi değiştirmeliyiz.”
“ÖNCE POLİTİKA, SONRA POLİTİKACI SEÇİLMELİ”
Zonguldaklılığın ortak bir kimlik olduğuna dikkat çeken Çakmaklı, Gelik’te hayatını kaybeden madencilerin acısının kentin bütün ilçelerinin ortak acısı olduğunu belirtti.
“Bu ortak kimlik; cenazelerde yan yana durmak için değil, cenazeleri bitirmek için harekete geçmelidir” diyen Çakmaklı, resmi inisiyatifin sivil inisiyatifi baskıladığını savundu. Çözümün yalnızca Ankara’dan beklenmesini eleştiren Çakmaklı, “Zonguldaklı önce politika seçmeli, sonra politikacı seçmelidir. Zonguldak’ın bir kömür ve gelecek politikası olmalıdır; onu Ankara değil, Zonguldaklı yazmalıdır” ifadelerini kullandı.
KÖMÜR HAVZASINDAN ENERJİ TEKNOLOJİLERİ HAVZASINA
Kentin geleceği için dönüşüm çağrısı yapan Çakmaklı, Zonguldak’ın yakacak kömür havzasından enerji teknolojileri havzasına dönüşmesi gerektiğini belirterek, “Zonguldaklı yer altından yer üstüne çıkarılmalıdır” dedi.
Bu dönüşüm için belediyelerin, ticaret ve meslek odalarının, Türkiye Taşkömürü Kurumunun, sendikanın, üniversitenin, sivil toplum kuruluşlarının, çevrecilerin ve rödovansçıların aynı masada buluşmasını isteyen Çakmaklı, ortak hareket etmenin önemini şu sözlerle anlattı:
“Bu şarkıyı tek tek değil, koro halinde söylemeliyiz. Kör dövüşüne düşmemeliyiz. Çünkü itişip kakışırken kaybettiğimiz enerji, çözüme değil ağıta dönüşüyor.”

Kaynak: Haber Merkezi