İçinde bulunduğumuz ortam ne olursa olsun, hep sızlanıyoruz.
Sızlanmak için bir neden buluyoruz.
İktidar olsun, muhalefet olsun durmadan sızlanıyor.
Dünün iktidarı, bu günün muhalefeti , &[#]8220;Biz iktidar olunca, şunu yapacağız, bunu yapacağız&[#]8221; diyor.
Dünün muhalefeti, bu günün iktidarı, &[#]8220;Zamanında neden yapmadınız?&[#]8221; diye soruyor ve ekliyor, &[#]8220;Sizin engellemeleriniz yüzünden, şunu yapamıyoruz, bunu yapamıyoruz.&[#]8221;
Vatandaş böylesi tartışmaların içinden bir türlü çıkamıyor.
Asıl sızlanması gerekenin kendisi olduğunu biliyor da, bir türlü fırsat bulup sesini çıkartamıyor.
Sus pus olmuş bir kenarda bekliyor.
Bekliyor ki sandık önüne gelsin.
İktidarı da, muhalefeti de bir güzel tartmış ve kararını vermiş bulunuyor.
Vatandaş sandıktan ne çıkacak onu merak ediyor.
&[#]8220;Anamın ak sütü gibi helal olsun&[#]8221; diyerek sandığa attığı oyun peşinden,
&[#]8220;Ellerim kırılsaydı da oyumu şunlara vermeseydim&[#]8221; diye yakınacak mı, yakınmayacak mı onu şimdiden bilmek olası değil.
Geçmişten bu güne onlarca kez sandık başına gitmiş olanlar, sandık sonuçlarına, aradan iki üç yıl geçtikten sonra pişmanlık duyarak ellerinden hıncını çıkartma duygusuna kapılmasın isterim.
Elinin ne günahı var?
Kırılması gereken elin değil ki!
Senin iyi niyetini istismar edenlerin kalbini kırıver yeter.
Bir kez daha seni kıranlara oy vermezsin olur biter.
Seçim sonunda gelip senin yakana yapışmaz,
&[#]8220;Oyunu bana neden vermedin?&[#]8221;diye.
Son dönem politikacılarını yakından izleme fırsatı olanlar bilir.
Seçilebilmek için, ya da vatandaşın vekaletini alabilmek için kırk takla atanlar, seçildikten sonra asıllarının üzerinde nasıl baskı kurmaya çalıştıklarını.
Dün bir oy için seçmeninin karşısında el pençe divana duranlar, seçildikten sonra seçmeninin karşısında aynı şekilde durmasını ister ve onların haklı isteklerini duymazdan gelirler.
Vekiller kendi aralarında tartışır.
Vatandaşa yakınır.
&[#]8220;Yapmıyorlar&[#]8221;
&[#]8220;Yaptırmıyorlar.&[#]8221;
Vekiller içinde bulundukları partilerin bireyleridir.
Kendi bölgelerinin sorunlarını kendileri çözemezler, gündeme getiremezler.
Partilerinin yönetim biçimi doğrusunda hareket etmek durumundadırlar.
O yüzden ben, milletvekillerinin hangi partiden olursa olsun, vatandaşın karşısına geçip sızlanmalarına karşıyım.
Vekiller kendi durumlarını kurtarmak için bile olsa sızlanmayacak.
Geçmişte yaptıklarının daha iyisini yeni kimlikleri ile yapmaya çalışacak.
Vatandaş artık neyin, ne olduğunu iyi biliyor.
Bazı yakınmalara, bıyık altından gülüyor.