Zonguldak’ta,
TTK’nın,
Kozlu, Karadon ve Üzülmez Müesseseleri’nde iş durdurma kararı gündemi,
Yoğun şekilde devam ediyor.
Yani,
Sokakta bile,
Tartışılan bir konu haline dönüştü.
Bu noktada,
AK Parti kanadına eleştiriler de var.
Bunlar,
Haklı eleştiriler.
‘Niye böyle oldu?’ diye,
CHP’yi eleştirecek halimiz yok.
Bakanlık AK Parti’nin,
Bürokrat AK Parti’nin!
Bu noktada,
İstifa makamı bizde olmadığı için,
Kelle almak suretiyle,
Bu işin faturasını,
Bürokrata kesmeli.
‘Hazırlığını neden yapmadın?’ demeli.
Ama,
Bakanlıklar arasında,
Bir anlaşmazlık varsa,
Yani,
Bürokrat gereken talepleri iletmiş,
Enerji Bakanlığı talepleri karşılamamışsa,
Bu iktidar kanadını bağlar.
Keza,
‘TTK’yı özelleştirecekler’ algısını,
Mintan gibi üzerlerine giymiş olurlar.
Eksikliklerin bildirilmesine rağmen,
Bürokrat bir şey yapmamışsa eğer,
AK Parti Milletvekilleri,
Ve İl Başkanı Mustafa Çağlayan,
Suçlu kimse, “Gel berü topal zorba başı” diyebilmeli.
Ve kellesi alınmalı.
Şu an herkes,
Gizli bir özelleştirmenin,
İlk adımı olarak,
Bu yaşananları görüyor.
Kırsalda kan kaybı yaşayan AK Parti,
Sahil şeridinde,
Bu algıda boğulursa,
Kırsalda doğrulamaz.
Japonya’da olsa,
Bu yaşananlara sebep olan adam,
Harakiri yapardı.
Belli mi olur?
Bizimkiler de belki ‘Harkulade’ demiştir.
İlerleyen günlerde göreceğiz!
* * * * * * * * *
Geçtiğimiz günlerde,
Alkol ruhsatları,
Mahkeme kararı ile sahiplerine iade edilmişti.
Daha sonra,
Zonguldak İdare Mahkemesi,
Kararı tekrar iptal etmişti.
Hal böyle olunca,
CHP Merkez İlçe,
Türkiye’nin ilk alkol ruhsatlı parti binası olmaktan kurtulmuştu.
Keza,
CHP Merkez İlçe Başkanlığı,
Bahane Meyhanenin binasına taşınıyor.
Ruhsatların iptal olmadığın düşünsenize!
Cuma günleri,
DJ Nazmi ile,
Renkli partiler düzenlenirdi.
İzmir Marşı ile,
Merkez İlçe Teşkilatı coşardı.
CHP eski İl Başkanı Murat Pulat,
Parti içinde çayı parayla satmıştı.
Nazmi Özden,
Öyle yapmaz.
Rakını al gel, müzik ve mekan bizden derdi.
Cumartesi günleri,
En önemli gün.
Tahsin Erdem sahne alırdı.
Nasıl almasın?
Mekanın adı ‘Bahane’
Tam da Tahsin Erdem’e göre.
‘Onu yap’ para yok.
‘Bunu yap’ para yok.
Cumartesi günlerinin açılış parçası, “Param yok” olurdu.
Şarkı sözlerini hatırlayalım.
*
Param yok, pulum yok
Malım mülküm olmasın ziyanı yok
Aşk dolu şu kalbim
İşte budur benim servetim
*
Akabinde,
Oğluna bir şarkı armağan ederdi.
Acıların Çocuğu…
*
Yıllar yılı dert yolunda
Ne ilk ne de sonuncuyum
Kahrediyor hayat beni
Acıların çocuğuyum
*
Söylemiyor kimse derman
Öyle zor ki mutlu olmam
Yüreğimde büyük ferman
Acıların çocuğuyum
Ben acılar çocuğuyum
*
Pazar günleri,
Zonguldakspor maçı öncesi,
Bora Amasralı ile,
‘Tribünden Sesler Korosu’ dinletisi olurdu.
Küfürlü falan ama,
İdare ederdik.
Haftanın,
Orta ve tatsız günü olan,
Çarşamba günleri,
Dönemimizin İsmet İnönü’sü,
Dünür Yusuf Yamakoğlu çıkardı.
Programın adı, “Tabi ya zaten Dünür kim ki?”
Birinci adam olamamanın tribiyle program yapardı.
“Seehhhh, ahhhh…. Bir ki, bir ki. Sehhhh. Sevgili partililer sevgili konuklar. Programımıza başlamadan önce birkaç kelime etmek istiyorum. Bugün Kemalizm’in yanında Tahsinizm ve Nazminizm diye bir kelime duydum. Neden Dünürizm yok. Neyse! Dünür Yusuf kim ki zaten?”
Akabinde,
Kahpe Bizans filminin müziği ile,
Merkez İlçe Başkanlığı’nı şenlendirir.
*
İmparator olmayı canım kolay mı sandın?
Dünyaya kazık çaktım duyulsun adım.
Doğada hiç değişmeyen bir kanun var.
Güçlüler yaşasın diye ölür zayıflar.
Kral da benim sultan da benim bin kere ölsem yine gelirim.
Zayıfı da ezerim rüşvet de yerim tüm sofralarda hazır yerim.
Ne demek sevgi ne demek dostluk, benim kendimden başka dostum yok…
*
Nazmi Özden kasada bekleyerek hesapları alır.
Anons çeker, “Sevgili konuklar gecenin sonunda İzmir Marşı ikramımız olacaktır.”
Tüm projenin adı ‘Kent Meyhanesi’…