Bartın&[#]8217;da Ekim ayında açılan gazetelerle birlikte 6 tane günlük gazete oldu.


Haftalıklar ve 10 günlükle sayı 10&[#]8217;u geçiyor.


Bu, bir işyerine, derneğe, odaya, partiye 10&[#]8217;dan fazla gazete giriyor demektir.


Bu kadar gazetenin hepsine birden abone ve reklam parası verecek kaç kişi, kurum, kuruluş vardır dersiniz.


Bu sayı yok denecek kadar azdır değil mi?


Gelelim bir başka iş koluna:


Geçtiğimiz hafta stajını tamamlayan bir avukatın daha ruhsat alarak işyeri açtığı Bartın&[#]8217;da öğrendiğimize göre tam 88 tane Avukat oldu.


Bartın&[#]8217;da 88 tane Avukat var da neden 2&[#]8217;den fazla Noter yok hiç düşündünüz mü?


İsteyen Noter istediği yerde işyeri açamıyor da ondan.


Noterlik yapabilmek için Hukuk Fakültesini bitirmeniz, diplomanız, ruhsatınız veya belgeniz olması yetmiyor, Adalet Bakanlığının size ayrıca izin vermesi gerekiyor.


Bu iznin de şartları var.


Hangi şehrin hangi semtine kaç tane Noter açılacağı belli bir nüfus oranına ve ekonomik hareketliliğe göre belirleniyor.


Bugünkü nüfus ve ekonomik ölçülere göre bildiğim kadarıyla Bartın&[#]8217;ın 3 tane Noter hakkı bulunuyor.


Bartın&[#]8217;da halen iki tane Noter görev yapıyor.


Üçüncü Noterlik için de hazırlık yapılıyor.


Bunun için geçenlerde Adalet Bakanlığı tarafından yapılan duyuru bu meslekte rekabet konusundaki hassasiyeti de diğer mesleklere örnek olacak şekilde çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor.


Bakın duyuruda ne deniyor; 2004 yılı tahmini gayri safi geliri 150.000 TL olan Hacı Mehmet Camii Sokak ile Su Terazisi Sokak ve Karakaş Caddesinin kesiştiği noktadan başlayarak Piryamcılar Caddesinin Topçu Konağı Caddesi ile kesiştiği noktaya kadar olan bölümünde caddenin bu bölümüne açılan cadde ve sokakların ilk 50 metre derinliklerinde, diğer noterliklere rekabet ortamı yaratmayacak uygun bir yerde ihdas bölgesi bulunan İkinci Sınıf Bartın Üçüncü noterliği münhaldır.


Eczanelerin, marketlerin, bankaların, avukatların, kuyumcuların yan yana olduğu Bartın&[#]8217;da 3. Noterlik açılacak ve bu Noterliğin diğer Noterlerle arasındaki mesafenin rekabet ortamı yaratmayacak şekilde hesabı yapılıyor.


Diğer mesleklere, örneğin eczacılara bakalım: Bartın&[#]8217;da 30&[#]8217;u kent merkezinde, toplam 61 tane eczane bulunuyor.


Eczane sayısı yüksek olan ilde ucuz ürün satışı yapan büyük marketlere de, üçüncü mağazasını açan Şok&[#]8217;la geçen Cuma günü bir yenisi eklendi.


Bartın&[#]8217;daki banka şubelerinin sayısı da nüfusa göre oldukça fazla.


Kentte ayrıca, adım başı kuyumcu ve cep telefonu satışı yapılan işyeri var.


Bartın&[#]8217;da lokanta, kahvehane, cafe ve meyhane de çok.


Şehrimiz emekli ve tefeci açısından da oldukça zengin bir şehir.


Serbest piyasa ekonomisi iyi güzel de, bu kadar serbestlik fazla.


Bütün sektörler ve iş kolları belli bir ölçüye göre yeniden düzenlenmeli.


İstihap haddi diye bir şey var.


Bartın&[#]8217;ın çekeri bu kadar gazetedir, markettir, bankadır, eczacıdır, avukattır, kuyumcudur, mühendistir, doktordur denilmeli ve o kadar işyeri açılabilmeli.


Noterlikte olduğu gibi.



Gazetelerin ve gazetecilerin zor sınavı



Daha önce bu konuda kaleme aldığım yazıda da dediğim gibi Bartın ekonomisinin 6 tane günlük gazeteyi kaldırması çok zor görünüyor.


Bartın&[#]8217;dan çok daha büyük, ekonomisi çok daha canlı ve köklü bir vilayet olan Zonguldak&[#]8217;ta bile 6 tane günlük gazete var ve bu gazetelerin çoğu resmi ilan da aldıkları halde güçlükle ayakta duruyor.


Günlük gazeteleri ayakta tutan en büyük gelir kaynağı resmi ilan ve Bartın&[#]8217;da buna talip olan 6 tane gazete var.


Aralarında bizim gazetemizin de bulunduğu bu gazeteler şu anda ilan konusunda bekleme sürecinde.


Bu süreç 6 aylık bir zaman dilimini kapsıyor. Ekim ayından itibaren gün saymaya başlayan gazeteler için bu sürenin 3 ayı bitti. 3 ay sonra gazetelerin ilan alıp alamayacağı belli olacak.


6 gazetenin 6&[#]8217;sı da ilan almaya hak kazanırsa pasta 6 dilime bölünecek.


Hatası, eksiği, gediği bulunanlar ise bir süre daha bekleyecek.


Mevzuatta çok madde var. Bu maddelerin her biri birbirinden zorlu, ayrıca çok da külfetli.


Resmi ilan talep eden günlük gazeteler geçen ay bu süreçte ön denetime tabi tutuldu.


Bu denetimde vergiler, sigortalar ödenmiş mi, kadrolar şartlara uygun mu, fikir işçileri gerçekten fikir işçisi mi, günlük 250 fiili satış şartına uyuluyor mu, ölçüler tutuyor mu gibi konulara bakıldı, matbaalar ve bürolar incelendi.


Kontroller daha çok evrak üzerinde yapıldı. Punto ihlali var mı, yazılar ve resimler yer doldurmak amacıyla şişirilmiş mi diye bakıldı mı bilmiyorum.


Bu sefer bakılmadıysa bekleme süresinin sonunda yapılacak incelemede mutlaka ona da bakılır. Valilik bünyesindeki Kontrol Kurulu&[#]8217;nun incelemesi genel hatlarıyla böyle.


Kurul gazeteler için vergi, sigorta, fikir işçisi kadrosu, teknik eleman, satış şartı, punto ve resim gibi konular kadar, (hatta bana sorarsanız bunlardan çok daha önemli olan) Türkçe, sayfa düzeni ve baskı kalitesi gibi konulara bakmıyor.


Oysa gazetelere dili, anlatımı iyi mi, haberleri, köşe yazıları anlaşılır mı, muhabirlerinin, yazarlarının Türkçeleri düzgün mü, sayfaları düzenli mi, baskıları kaliteli mi diye bakılması da gerekir.


Kurul mevzuatta böyle bir madde olmadığı için bunlara bakmıyor.


Kurul bakmıyor diye meydan boş değil tabi ki. Bunlara kurulun yerine okurlar bakıyor.


Nasıl kurul kendisinden resmi ilan isteyen gazeteyi vergi, sigorta gibi konularda inceliyorsa okurlar da kendisinden abone ve reklam desteği isteyen gazeteleri Türkçelerine, sayfa düzenlerine, baskı kalitelerine, yayın politikasına, ilkesine, prensibine, karakterine, ahlakına ve dağıtımına bakarak inceliyorlar.


Okurlar en çok haberlerin aynı olmasından şikayetçi. Diyorlar ki; &[#]8220;Birini al hepsini oku&[#]8221;


Haksız sayılmazlar. Bartın küçük yer, dar çevrede çalışan çok sayıda gazeteci özel haber çalışmadığı sürece mecburen aynı haberi yapıyor.


Ayrıca; Belediyeden, Valilikten, Milletvekillerimizden, derneklerden, odalardan, partilerden elektronik posta ile gelen haberler aynı anda bütün gazetelere gönderiliyor ve bu haberler de doğal olarak bütün gazetelerde yer alıyor.


Kimisi bu haberleri düzeltmeden, gerçekten habere dönüştürmeden kullanıyor, kimisi de bizim gibi adeta yeniden yazıyor.


Gazeteleri birbirinden bu noktada ayıran okurlar var.


Düzenli köşe yazısı çıkan, köşe yazarı çok olan gazeteler olduğu gibi hiç köşe yazarı olmayan ve köşe yazısı kullanmayan gazeteler de var. Köşe yazısına önem veren gazeteler fikir gazeteleri olarak kendini gösteriyor, öne çıkıyor.


Gazeteleri birbirinden bu yönüyle ayıran okurlar da var.


Taze haberlerle çıkan gazeteler var, bayatlamış ve daha önce başka gazete veya gazeteler tarafından kullanılmış haberlerle çıkan, okunmuş haberleri okura bir kez daha okutturmaya çalışan, hatta bir ay öncesinin haberini bile kullanan gazeteler de var.


Bu da okur için bir ölçü ve gazeteleri bu yönüyle de değerlendirip birbirinden ayıran okurlar var.


Dili yetersiz, Türkçesi bozuk, ne dediği anlaşılmayan, sayfaları düzensiz, baskısı kalitesiz gazetelerle, anlatımı iyi, haberleri ve yorumları anlaşılır, Türkçesi düzgün, cümleleri devirmeyen, kompozisyon kurallarına uyan, üslubu akıcı, sayfaları düzenli, baskısı kaliteli gazeteleri birbirinden ayıran okurların sayısı bir hayli fazla.


Gerçi bu konularda iyi olan gazete de resmi ilan alıyor, kötü olan gazetede resmi ilan alıyor, bu da ayrı konu.


Alıyor almasına da keşke resmi ilanla iş bitse. Resmi ilan geliri, giderleri oldukça yüksek olan günlük gazetelerin ayakta durabilmeleri için tek başına yeterli değil.


Gazetelerin giderlerinin bir kısmını karşılayabilmek için okur desteğine ihtiyaçları var.


İşte bu desteğin aslan payını iyi gazete yapanlar alacak.


Bu süreç hiç kuşku yok ki Bartın&[#]8217;a yeni günlük gazeteler kazandıracak.


İnşallah bu gazeteler gazeteciliği layıkıyla yapan gazeteler olur.


Bartın dileriz, gazete gibi gazete ve gazeteler kazanır.