Eskiden bilgiye ulaşmak için kütüphanelerde ansiklopedileri karıştırmanız gerekirdi.
Şimdi internete giriyorsunuz, her türlü bilgiyi anında elde edebiliyorsunuz.
Gazetecilik bu açıdan çok kolaylaştı.
Günlük gazeteler gibi zamanla yarışan basın kuruluşları için bunun çok büyük avantaj olduğunu söylemeliyim.
İnternetin gazeteciliğe katkısı bununla da sınırlı değil.
Eskiden, bundan 10-15 yıl öncesine kadar resmi kurumlardan çok basit bir olayın bile bilgisini almak çok zordu.
Kurumların çoğu kapalı kutuydu.
Bugün bazıları hariç çoğunda şeffaflık var, açıklık var.
Birçok kurum internetteki web sitesi aracılığıyla faaliyetlerini duyuruyor.
Kurum ve kuruluşların web sitelerine koydukları bilgileri, açıklamaları, fotoğrafları alıp habere dönüştürebiliyorsunuz.
Emniyet Müdürlüğü, Özel İdare, Sağlık Müdürlüğü, Belediyeler, Devlet Hastanesi, Milli Eğitim Müdürlüğü, Ticaret ve Sanayi Odası bu konuda verimli kurum ve kuruluşlar arasında yer alıyor.
Sitelerine koydukları bilgi, açıklama ve haberleri basın kuruluşlarına fotoğraflarıyla birlikte gönderen kurum ve kuruluşlar da var.
Bitmedi. Bir de bizim fahri muhabirlerimiz var.
Kurum ve kuruluşların basın ve halkla ilişkiler birimlerindeki görevliler de (ki bunların birçoğu eski basın mensubu olarak arkadaşımızdır) yapılan faaliyetlerle ilgili gazetelere düzenli olarak haber üreterek bizlere katkıda bulunuyorlar.
Örneğin Bartın Aktif İşadamları Derneği (BAKİAD) Genel Sekreteri Hasan Önder bu konuda çok faaldir.
Genel Sekreterlik görevini başarıyla yürüten Hasan Önder, Cihan Haber Ajansı ve Zaman Gazetesi temsilcisi olarak yıllarca gazetecilik yapmış bir arkadaşımızdır.
Adı gibi aktif olan dernekten bize sürekli haber düzeninde bilgi ve açıklama göndererek hem derneklerinin çalışmalarının duyulmasını sağlıyor hem de dediğim gibi yazılı ve görsel basına katkıda bulunuyor.
Valilik Basın Bürosundaki Cumhur Ak da gazeteleri Valiliğin ve Vali Bey&[#]8217;in faaliyetleri konusunda bilgilendirerek, asayiş bültenlerini ve kurumlardan gelen bilgileri göndererek haber desteği sağlıyor.
Belediye Başkanı Cemal Akın&[#]8217;ın çalışmalarını bizlere aktaran kişi de Belediye Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Sevgi Salcı ve bu birimde birlikte çalıştıkları arkadaşlarıdır.
Uzun yıllar gazetecilik yapan Sevgi Salcı da deneyimli bir meslektaşımız olarak basına malzeme desteğinde bulunurken bir yandan da bu sayede belediyenin çalışmalarının kamuoyuna duyurulmasını ve geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor.
Bir de bizim Fahri Trafik Müfettişimiz Faruk Papila var.
Aynı zamanda Makine Mühendisi olan ve toplumsal olaylara duyarlı biri olarak tanınan Papila, Trafik Müfettişi ve Makine Mühendisleri Odası Çevre ve Enerji Komisyonu Üyesi sıfatıyla trafik, çevre ve enerji konularında uyarıcı ve bilgilendirici açıklamalar yaparak basına katkı veriyor.
Bartın Üniversitesi Öğretim Üyesi Mustafa Artar ve Erdoğan Atmış da çevre, enerji, eğitim, şehircilik, yapılaşma, mimarlık ve ormancılık konularında yaptıkları açıklama ve bilgilendirmelerle basının haber konusunda akademisyen destekçileri.
Makine Mühendisi, enerji analisti, termik santral uzmanı Haluk Direskeneli ve Profesyonel Turist Rehberi İsmail Aktaş da sayabileceğimiz diğer isimler.
Direskeneli ve Aktaş&[#]8217;ı kendi gazetemiz için özel olarak sayarken, diğerleri bütün gazeteler için fahri muhabir gibidir.
Az daha unutuyordum.
Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&[#]8217;un danışmanı Turan Bican&[#]8217;ın da bu konuda maşallahı var.
Aslında onu en başa yazmam gerekirdi.
Sayın Milletvekilimizin yaptığı çalışmalardan basını mutlaka haberdar ediyor, yoğun ve düzenli bir şekilde yazılı ve fotoğraflı bilgilendirmelerde bulunuyor.
O da fahri muhabir gibi çalışıyor.
Milletvekilimiz Rıza Yalçınkaya&[#]8217;nın meclisteki danışmanı da önergeler ve kutlama mesajları ile bu görevi yerine getirmeye çalışıyor ama Milletvekili Tunç&[#]8217;un danışmanının hızına yetişmesi mümkün görünmüyor.
Fahri muhabirlerin basına kayda değer bir haber katkısı var.
Hatta bazen kendi muhabirlerimizden çok çalışıyorlar.
Bu yazıyı emek, zahmet, katkı ve desteklerinden dolayı onlara teşekkür etmek için yazdım.
Sağ olsunlar, var olsunlar.
Memleketimden gazetecilik manzaraları (VI)
Yerel basın analizlerime bir önceki yazımda ara verdim.
İçlerinde kalbi olanlar var, fazla sıkıştırmaya gelmez düşüncesiyle arkadaşlar biraz nefes alsınlar istedim.
Biliyorsunuz günlük gazeteler aynı zamanda ekonomik güçlükler içinde çıkıyorlar, büyük sıkıntılar içinde ayakta durmaya çalışıyorlar.
O nedenle biraz nefes payı bırakmakta fayda var.
Bartın&[#]8217;da basın hem habercilik açısından hem de ekonomik açıdan çok zor bir süreçten geçiyor.
Bakmayın siz biz ağlamıyoruz, şu kadar zamandır ilan almadan çıkıyoruz diyenlere.
Bunlar daha iki ay önce tehdit mi edelim, yol mu keselim, çalışanlarımızı kapının önüne mi koyalım diyorlardı.
Bu işin ekonomisi ile ilgili çok yazılar yazdık.
Gazetelerin nasıl düzlüğe çıkacağını tekrar anlatmamıza gerek yok.
Haberciliğe gelince bu konuda az da olsa olumlu gelişmeler var.
Mevzuata uymadan resmi ilan alma başarısı gösteren mevkutelerimizin habercilik anlayışlarında değişiklik var gibi.
Bir gazete çok sık yaptığı genel haberden yerel haber türetme işini bıraktı.
Bu işi bir başka gazete daha yapıyordu o da bıraktı.
Artık genel bir haberde araya Bartın yazarak yerel haber havası verilmiyor.
Son zamanlarda böyle kötü gazetecilik örneklerine rastlamıyoruz.
Umarız bir daha hiç karşılaşmayız.
Bayat haber sayısında da kayda değer bir düşüş var.
Haber tekrarı azaldı, köşe tekrarı ise bitti.
Yazılarımın bunda etkisi varsa, ne mutlu bana.
Bu ne vurdumduymazlık
23 Haziran&[#]8217;da başlayan ve bugün sona erecek olan afet eğitimlerine katılmamakta direnen vatandaşlara ne söylediysek para etmedi.
Ne bizim eleştirilerimiz ne muhtarlara giden resmi yazılar ne de belediye hoparlöründen yapılan anonsların etkisi oldu.
Vatandaş bana mısın demedi.
Dün biraz kıpırdanma oldu, az sayıda katılım vardı ama tabi bu yeterli değil.
Nasıl olsa bir afet oldu mu &[#]8220;nerede bu devlet demek&[#]8221; varken eğitime ne gerek var değil mi?
Toplumsal konulara hiç ilgi duymuyoruz.
Bir duyarsızlıktır, bir vurdumduymazlıktır gidiyor.
Eğitimde, üretimde, çalışmada, çabalamada yeteri kadar yokuz, tatilde, yan gelip yatmada ve tüketimde koşar adım varız.
Allah sonumuzu hayır etsin.