Zonguldak Demokrasi Platformu Sözcüsü Erdoğan Kaymakçı, dün yaptığı basın açıklamasında, “Barıştan Anladığın Nedir Ey Ahali?” ve “CHP’de PKK Tartışması” yazılarıma yanıt verdi.

[*] [*] [*] [*]

DİSK-KESK-TMMOB adına 29 Aralık 2015 tarihinde Madenci Anıtı’nda yapılan basın açıklamasında, Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı ve Büro Emekçileri Sendikası Zonguldak Şube Başkanı Zuhal Özçep Engiz’in okuduğu yazılı metinde, “Savaşa inat barışı savunacağız...” mesajı verilmeye çalışılmıştı…

Açıklamada, iktidarın baştan beri yanlış ve çelişkilerle dolu politikası haklı olarak eleştirilmiş, iktidarı, Türk Silahlı Kuvvetlerini ve Emniyet Teşkilatını olayların ve ölümlerin tek sorumlusuymuş gibi göstermişti.

[*] [*] [*] [*]

Üstelik ve üstelik bu açıklamadan iki gün önce Türkiye’nin üniter yapısına yönelik yapılan özerklik açıklamasıyla ilgili PKK ve HDP’nin tutumunu eleştiren tek bir söz söylenmemişti.

İçinde PKK geçmeyen bir açıklama yaptılar.

İçinde HDP geçmeyen bir açıklama yaptılar.

[*] [*] [*] [*]

İktidarın terörle mücadelede uyguladığı yöntemleri ve PKK ile yapılan pazarlıkları eleştirmekle birlikte, 2 sayfalık açıklamada PKK’nın ismini telaffuz edemeyen ve özerklik ilan eden HDP’yi eleştiremeyen Zonguldak Demokrasi Platformu’nun tutumunun barışa bir katkısının olmayacağını yazdık. Barışa katkı sunabilmek için iktidar kadar PKK’yı ve HDP’yi de eleştirebilecek cesarete sahip olmak gerekiyordu.

[*] [*] [*] [*]

İşte bu açıklama, o basın açıklamasına katılan pek çok ismin sonradan tepkisini çekmişti. O isimlerden biri de CHP milletvekili adaylarından Erol Sarıal’dı…

Sarıal, açıklamasında, “Ne yapılmıştır? Yalnızca, bizim AKP karşıtlığımız istismar edilmiştir. Evet, AKP karşıtıyız; ancak biz ‘Çağdaş, Üniter Türkiye Cumhuriyeti’nin de savunucusuyuz. Gericiliğe olduğu kadar bölücülüğe karşı da savaşım içindeyiz” demişti.

[*] [*] [*] [*]

O açıklamaya katılanlardan birisi olan ve eleştirilere hedef olan CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun da, sonradan yapmak zorunda kaldığı açıklamasında, “PKK militanları şehirleri bomba ile doldururken, hendekler kazılırken bu kadar silahlanıp yeniden güçlenirken keşke sizlerde ses çıkarsaydınız. PKK, bir terör örgütüdür. Ve terörle mücadele edilmelidir” demişti.

[*] [*] [*] [*]

İşte bu açıklamada, CHP ile Demokrasi Platformu arasında ve Demokrasi Platformu içinde soğuk rüzgarların esmesine neden olurken, KESK yöneticileri dün basın karşısına çıktı.

[*] [*] [*] [*]

PKK’nın yarattığı terörden tek cümle bahsedemeyen Demokrasi Platformu veya KESK adına konuşan Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, isim vermeden beni ve Erol Sarıal ile birlikte bazı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söylüyor.

[*] [*] [*] [*]

Arkadaşlarımız davet edilmedikleri halde o toplantıya gittiler. Ve Kaymakçı’nın bu açıklaması, Pusula TV’de yayınlandı. Hem Kaymakçı, hem de Zuhal Özçep Engiz akıllarınca Pusula’ya ambargo koymaya kalkmışlar. Bundan sonra Pusula’ya herhangi bir haber iletisi geçmeyeceklermiş. Aslında toplantıya davet etmemişlermiş…

[*] [*] [*] [*]

Eyyyy Erdoğan Kaymakçı…

Değerli Hocam…

Eyyy Zuhal Özçep Engiz…

Şimdi biz ne yapalım?

Gülelim mi, ağlayalım mı?

[*] [*] [*] [*]

Hani, söz konusu “basın özgürlüğü” olduğunda, söz konusu “bireyin özgürlüğü” olduğunda, “düşünce özgürlüğü” olduğunda, “insan hakları” olduğunda iktidarın, iktidarların tutumunu eleştiriyoruz ya… Başta iktidar olmak üzere liderlerin kendisi gibi düşünmeyenleri yok sayan, hedef gösteren, ötekileştiren uygulamalarını ve anlayışını eleştiriyoruz ya...

Sizler yıllardan beri meydanlara çıkıyordunuz ya hani, bu anlamda bazı şeyleri anlatabilmek için…

Şimdi aynı şeyi siz yapıyorsunuz.

Eleştiriye tahammülünüz yok.

Onlardan ne farkınız kaldı?

“Bu ülkenin başına son dönem ne geldiyse, AKP iktidarı yüzünden geldi, ama PKK da bir terör örgütüdür. Silah bırakmalıdır. Silahsız çözümü konuşmalıyız” diyemiyorsunuz.

İki eleştiri yazısı karşısında mağdur rolleri yapıyorsunuz.

Ama yeteneğiniz zayıf!

Demokrasi Platformu’nun içinde bazılarını kandırabilirsiniz, ama bize kül yutturamazsınız.

Ve eleştiriler karşısında ambargo koymaya kalkıyorsunuz.

Hem Demokrasi Platformusunuz, hem de iki eleştiride ambargo koyuyorsunuz.

Demokrasi anlayışınıza hayran kaldık!

[*] [*] [*] [*]

Bu gazetede her sese yer var.

Sizin açıklamalarınıza bugüne kadar nasıl yer verdiysek, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Hatta Erol Sarıal ile Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Lokali’ne gelip iki tek atacağız.

[*] [*] [*] [*]

Ve son söz; Demokrasi Platformu bileşenleri, Maden Mühendisleri Odası üyeleri, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu üyeleri son açıklamalarında PKK’ya “PKK” diyemeyen, “PKK da silah bırakmalıdır” diyemeyen yapıyı ve yöneticileri iyi sorgulamalı.

Sizce gerçek demokrasi nedir?

[*] [*] [*] [*]

Hadi bizi bir tarafa koyun.

Demokrasi Platformu bileşenleri, Erol Sarıal gibi bir isimle bu kadar ayrı düşüyorsa, kendisini daha fazla sorgulamalı!

Muhtar meselesi…

“Zonguldak Merkeze bağlı Mithatpaşa Mahallesi’nin genç muhtarı Murat Topçu, AK Parti Milletvekili Özcan Ulupınar’ın danışmanı oldu.

Şimdi de, ‘Muhtardan milletvekili danışmanı olur mu?’ tartışmaları başladı.

Olmaz tabii…

İkinci dönem milletvekilliği yapmış bir milletvekili muhtara ne danışabilir?

Mesele, işin adı danışman…

Söz konusu danışmanlıktan çok yardımcı eleman olarak çalışmak…

Bu tarafından bakarsak, Murat Topçu doğru bir seçim…

Elbette başka isimler de vardı, bu işi Murat Topçu’dan daha iyi yapacak.

Ama Murat Topçu da işin hakkını verecektir.

Şimdi Murat Topçu, Özcan Ulupınar ile halk arasında, özellikle hastane-postane işlerinin görülmesi, takip edilmesi adına köprü olacak.

Zaten bu konuda ciddi bir sorun vardı.

Murat Topçu, eski Milletvekili Polat Türkmen’in danışmanı Ali Keskinkılıç’ın yaptığını yapabilir mi, bilemiyoruz, ama kısa sürede ortama uyum sağlayarak faydalı olabilir.

Ali Ağabeyinden yararlansa daha iyi olur.

Bu gelişme, aynı zamanda Zonguldak’ta son dönem daha fazla konuşulan muhtarların da başarısıdır.”

Bu açıklamaya da, Terakki Mahallesi Muhtarı Şükrü Fidanboy yanıt vermiş.

Diyor ki:

“Çok saygı değer basın mensubu bir kardeşimiz, ‘Muhtardan milletvekili danışmanı olmaz’ demiş, üzüldüm. Aslında muhtar, herkesin muhtarıdır. 35 sene muhtarlık yapanlara çok değerli ve saygılı insanlar olarak bakılmaktadır. Saygı göstermekle ‘muhtardan danışman olmaz’ diyorsunuz. Bir zamanlar Cumhurbaşkanımız da muhtardı. Şimdi ise Cumhurbaşkanı… Kilimli Belediye Başkanımız daha önceden muhtardı. Şimdi ise Belediye Başkanı oldu. Sayın Milletvekilimiz Özcan Ulupınar, yapmış olduğu başarılı bir hareketle Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, ‘Muhtarın vatandaşa vermiş olduğu hizmet kutsal bir görevdir’ diyor. Muhtardan danışman seçen Özcan Ulupınar’a muhtarlar olarak teşekkür ediyoruz. Yolunda devam et Murat kardeşim. Allah utandırmasın…”

Şükrü Muhtar bir de yazdığımızın tamamını anlayabilseydi keşke