Cesaret, aynı zamanda yiğitlik, kararlılık, ataklık ve dayanıklılık özelliklerini de içeren, korku, acı, risk, belirsizlik veya tehdit ile başa çıkabilme yeteneğidir.
Ve cesaret bulaşıcıdır!
Biz Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’i daha koltuğa oturduğu ilk gün, görevi devraldığı Dr. Ömer Selim Alan’a takındığı tavır nedeniyle kafayı taktık!
Görevi devraldığın Belediye Başkanı’na, belediye işçisi saldıracak, sen o işçi ile fotoğraf çektireceksin, sonra onu alıp daha iyi bir yerde görevlendireceksin!
Ve organizasyonu Romanlardan sorumlu dostun organize edecek!
Sen de ses çıkartmayacaksın!
Bu organize kötülüğe sessiz kalamazdık!
Tahsin Erdem, o koltukta oturduğu sürece sessiz kalmayacağız!
Sadece biz değil, birkaç gazeteci arkadaşımız da bu kervana katıldı!
“Erdemli Belediyecilik” sloganı ile yola çıkan Tahsin Erdem’in 2 yılı dolmadan nasıl bir Erdemsiz olduğu ortaya çıktı!
Tahsin Erdem, Zonguldak tarihinin gördüğü en korkak, en başarısız, en vizyonsuz Belediye Başkanı’dır.
Tahsin Erdem, eşi, çocukları, iki gazeteci, Terminal ve Soğuksu çocukları tarafından yönetilen bir isimdir!
İşçi alımlarında akrabalarını, eşinin arkadaşlarının çocuklarını, çocuklarının arkadaşlarını, partinin gençlik kollarının ve delege ağalarının vizyonsuz çocuklarını işe almıştır!
CHP’nin Milletvekilleri Deniz Yavuzyılmaz, Eylem Ertuğ Ertuğrul, CHP İl Başkanı Devrim Dural, Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem Trabzonludur!
İşe aldığı personelin çok büyük bir bölümü Trabzon kökenlidir!
Zonguldak Merkezinde hafriyat alanı izni Tahsin Erdem’in hemşehrisi, defterini tuttuğu mükellefi ve Vakfıkebirli hemşehrisi Akın Kavi’nin annesine verilmiştir!
Akın Kavi’nin Zonguldak Belediyesi’ne 20 milyon liradan fazla borcu vardır!
Ama Tahsin Erdem, Akın Kavi’nin evine gidip, kızını işe alacağına dair söz vermiştir!
Tahsin Erdem, bu gerçekleri yazdığımız için bize ‘şeytan’ diyor!
Biz bunları yazdığımız işin ‘şeytan’ isek, Tahsin Erdem bu işleri yaptığı için ‘baş şeytan’dır!
CHP Merkez İlçe Teşkilatı’nın Cumartesi günü düzenlediği dayanışma kahvaltısında sergilediği tavırlar gösterdi ki Tahsin Erdem’in psikolojisi bozulmuş!
Kesinlikle tıbbi desteğe ihtiyacı var!
Bunu biz söylemiyoruz!
Videoları izleyen hekimler söylüyor!
İspanya’ya gitmek yerine psikiyatri servisine gitmesini öneriyorlar!
Akciğer kanseri atlatan Tahsin Erdem’in psikolojik sorunlarını atlatıp atlatamayacağını merak ediyorlar!

Şeytan/İblis

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, kendisini eleştiren gazetecileri ve parti içi muhalefeti ‘şeytan’ olarak isimlendirdi!
Şimdi biz olaya kendi penceremizden bakalım!
“Şeytan, Tanrı'ya veya dünyaya karşı duran kötü bir varlıktır. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam'da dünyadaki kötülüklerin baş faili olarak kabul edilir. Diğer dinlerde ve kültürlerde, Şeytan mutlak kötülük fikrini taşıyan bir varlık olabilir.”
O zaman bizim de Tahsin Erdem’e ‘İblis’ deme hakkımız doğmaz mı?
“İblis, Tanrı'ya isyan ettiğine inanılan ruhani bir yaratıktır. İbrahimî dinlere göre, o birincil kötü varlıktır. İslam mitolojisinde, kötü cinler İblisten önce de var olmuştur, ancak İblis ilk şeytandır. Böylece kötülüğün sembolü haline gelmiştir.”
Zonguldak Belediye Başkanlarının seviyeyi hiç bu kadar düşürdüklerine tanık olmamıştık!
Gerçi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in partiden istifa edeceğini açıklayan Belediye Başkanı’na ‘p.ç’ dediği yerde Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in basına ve parti içi muhalefete ‘şeytan’ demesinin ne mahsuru var?

Yolsuzluğun babası var!

Zonguldak Belediyesi, İŞKUR’a bildirmeden aldığı her personel için 30 bin lira ceza ödüyor!
Yani Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, akrabalarını, eşinin arkadaşlarının çocuklarını, çocuklarının arkadaşlarını, partinin gençlik kollarının ve delege ağalarının vizyonsuz çocuklarını işe alıyor! Hiçbir işe yaramayan bu personele eşek yüküyle maaş ve ikramiye ödeniyor! Bir de İŞKUR’dan habersiz işe alındıkları için her biri için 30 bin lira ceza ödeniyor!
Konunun uzmanları, belediyeler ve belediyeye bağlı şirketler, İŞKUR’a bildirim yapmadan işçi alımı yaparsa idari para cezası ile karşılaşacağını söylüyor!
Kamu kurumları (belediyeler dahil), işçi alımlarını İŞKUR aracılığıyla veya İŞKUR’a bildirerek yapmak zorundadır.
İŞKUR bildirimi yapılmadan işçi alınmışsa, idari para cezası uygulanır!
Sayıştay denetimlerinde usulsüzlük olarak raporlanır!
Torpil, kayırmacılık, eş-dost alımı,
Sahte evrak veya gerçeğe aykırı işlem,
Belediye zarara uğratıldıysa,
KPSS/kuralsız personel alımıyla kamu zararı oluştuysa,
Görevi kötüye kullanma (TCK 257), kamu zararı, soruşturma ve dava gündeme gelir!
Hani Tahsin Erdem, benden yolsuzluk çıkmaz diyor ya!
İşçi alımlarında yolsuzluğun, usulsüzlüğün babası yapılıyor!
Çünkü insanların hayalleri çalınıyor!

Bir kadehe devleti satanlar!

Eski görev yaptığı yerde göreve giden askerin eşi ile gezmelere çıkan bürokratla ilgili acayip bilgiler geliyor!
Göreve giden askerin eşine şarap ısmarlayıp, kendisi kutu bira içen vizyonsuz bürokrat, ilçelerimizden birinde bir kadın kuaföre musallat olmuş!
Hani gemicilerin her limanda bir sevgilisi olur ya!
Bizim bürokratın her ilçede bir sevgilisi var!
Kadınlara “Eşim İstanbul’da, ben rahatım” diyormuş!
Rahatlık değil yüzsüzlük!
“Vali Bey beni çağırdı. ‘Görev başında iken böyle şeyler yapma’ dedi. Ben mesaiden sonra yapıyorum. Vali Bey bana karışamaz” diyormuş!
Böyle ahlaksız bir bürokrat ile aynı havayı solumak zorunda mıyız?
Allah korusun!
Valilik binasında izne çıkan bir yetkilinin karısına musallat olur!
Al başına iş!
Yapmadığı şey değil!
Geçenlerde bir kadın gazeteci yazdıklarımızı okumuş!
“Ağabey, bu bürokrat bana da ‘Akşamları müsaitim. Eşim burada değil’” dedi!
Bu bürokrata biz katlanamıyoruz!
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu nasıl katlanıyor?
Nöbete giden askerin eşiyle aşk yaşayan bu bürokratın ayağını Devrek’ten kestik!
Bedava rakı içmek için akşamları, hafta sonları Çaycuma’ya gidiyormuş!
Çaycuma’da kendisine sakilik yapacak birini bulmuş!
Milli Emlak’taki ‘şişman’ ile muhabbet edip bedava içki masalarından geliyormuş!
‘Şişman’ bunu eve, ahıra, samanlığa içmeye götürüyormuş!
Allah’tan karısı ‘şişman’ı yıllar önce terk etti!
Yoksa bu alkol düşkünü bürokrat onun karısına da asılırdı!

Ah Avni Çelik ah!

Devrek Devlet Hastanesi’nde, Dr. Avni Çelik’in başhekim olarak görev yaptığı dönemde, çocuklarından biri ile vatandaş tartışıyor!
Vatandaş bu hekimi mahkemeye veriyor!
Kul hakkından ‘ah’tan söz eden Devrek Devlet Hastanesi eski Başhekimi Dr. Avni Çelik ve ailesi üzerinde Devrek halkının ahı var!
Bu ahı alıncaya kadar yazmaya, eleştirmeye devam edeceğiz!
Devrek Devlet Hastanesi eski Başhekimi Dr. Avni Çelik döneminde haksızlığa uğrayan kim varsa bize ulaşabilir!
Kimsenin ahı kimsede kalmasın!
‘Ah’lar öbür dünyaya bırakılmasın!

Kıssadan Hisse: Dost!

Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi. Kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular.
Rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir kapı, beyazlar içinde bir kadın. Adam kadına sordu: “Burası neresi?” Kadın ona gülümsedi: “Cennet, efendim.”
Adam sevindi, kapıya yürüdü. Ama kadın onu birden durdurdu: “Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez. Onları içeri almıyoruz.”
Adam kadına; “Ama o benim en yakın dostum” dedi. Nafile, “Giremezsiniz!” cevabı verildi. Bırakmadı yılların dostunu. Gerisin geriye döndü.
Bu kez tozlu çamurlu bir yola girdi. Karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapı ve önünde bekleyen yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı.
Adam sordu; “Arkadaşımla birlikte bizi kabul eder misiniz?”
Dede“ Tabii...” cevabını verdi. Girdiler içeri. Yüzlerce ağaçtan birinin altına köpeğiyle yerleşti.
Dedeye yine seslendi; “Burası neresi?”
Yaşlı adam “Cennet” cevabını verdi.
Adam şaşırdı: “Nasıl olur! Az önce muhteşem bir kapıya gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler!” Dede, “Şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi? Orası cehennem!” dedi.
Adam iyice şaşırmıştı. Dede gülümseyerek devam etti; “Onlar, kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakıp bırakmayacağının sınavını yaptılar sana!”
Hisse: Dostlarınızı yarı yolda bırakmayın. Çünkü dostluk; kaybolduğunuz bir ormanda, size yol gösteren ışık gibidir...