CHP&[#]8217;de bir tarafta İl Başkanlığı, diğer tarafta Milletvekilliği konusunda tartışma ve kulisler dönüyor.


CHP MYK&[#]8217;nın Milletvekilliği kriterleri en çok merak edilen konuların başında.


İl Başkanlığı bu kadar önemli mi?


Evet şu aşamada CHP&[#]8217;de kimin İl Başkanı olacağı önemli.


İsimler kendilerine yakın birinin olmasını isteyebilir.


Bu da normal.


Ancak genel seçimler düşünüldüğünde İl Başkanı olacak ismin ortaya koyacağı çalışma disiplini, yöntemi ve performansı seçimin başarısına da etki edecek.


Türkiye&[#]8217;de seçim sonuçları parti genel merkezinin ve liderin ortaya koyacağı performansa göre şekilleniyor.


Özellikle Ak Parti&[#]8217;de.


Yine de genel merkez ile örgütler arasında bir paralellik şart.


CHP&[#]8217;de de durum bu yüzden farklı.


Ortada bir paralellik yok.


Genel merkezin performansının çok gerisinde kalan bir yönetim var.


Osman Yayla&[#]8217;nın İl Başkanlığı döneminden gelen bir akım.


CHP&[#]8217;de kimin İl Başkanı olacağı bu yüzden önemli.


Birkaç amele olmaya hazır isim varsa da arada kayboluyorlar.


Milletvekili adaylıklarına gelince Belediye Başkanlarına yönelik nasıl bir karar alınacak?


Bu karar en çok Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref ile Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık&[#]8217;ı yakından ilgilendiriyor.


Ancak Türkiye&[#]8217;nin pek çok noktasında aynı durumda olan çok sayıda isim var.


Eşref ve Posbıyık bu konuda iyimser düşünüyor.


Bölgelerinde başarılı ve sevilen CHP&[#]8217;li Belediye Başkanları ile gidilecek seçimlerde partinin daha başarılı olacağı görüşündeler.


Kendi açılarından haklılar.


Ancak Ankara&[#]8217;da bu kararın halen tartışmalı olduğu ve karara bağlanamadığı haberlerini alıyoruz.


Yerel yönetimlerde yaşanacak zaafın partiyi ileride daha fazla sıkıntıya sokabileceği yönünde görüşlerin öne çıktığı ve bu konunun MYK&[#]8217;da karara bağlanacağı belirtiliyor.


Posbıyık ve Eşref mutlaka önemli iki dinamik güç.


CHP bu gücün farkında.


Milletvekili adayı olmaları çok ciddi bir performans katacak.


Ancak Belediye Başkanlarının adaylıklarına karşı mesafeli duruş da ortada.


Yani Eşref ve Posbıyık&[#]8217;ın adaylıkları bir tarafa, aday adaylıkları da tehlikede görünüyor.


Çünkü CHP, isimlerin gücüyle iktidar olduğu yerel yönetimleri de kaybetme korkusu yaşıyor.



Havamız kirli değilmiş!


Göz gözü görmüyor.


Nefes alamıyoruz.


Üzerimize kurum yağıyor.


Toz toprak yağıyor.


Ama havamız o kadar da kötü değilmiş.


Çavre ve Orman Müdürü Nazmiye Uzun&[#]8217;u dinlerken yaşanan kirliliği normalleştiren sözlerini duyunca şaşırdım.


&[#]8220;Kirli ama çok kirli değil&[#]8221;


Çatalağzı&[#]8217;ndaki termik santrallerin bacalarından çıkanlarla ilgili de çok iyimser konuşuyor Uzun.


O zaman nereden doğuyor bu tezatlıklar.


Biz mi abartıyoruz.


Kirlilik ölçen cihazlar yanlış yerlerde mi kurulu?



Havayı sigara içenler kirletiyor!


Eski TBMM Başkanı ve Ak Parti Milletvekili Köksal Toptan&[#]8217;ın yaşanan hava kirliliğiyle ilgili düşüncelerini aktarırken; &[#]8220;Bir neden daha var. Onu neden söylemiyoruz. O da sigaradır&[#]8221; sözleri salonda bulunan tiryakileri kızdırdı.


Bacalardan çıkanların yanında sigaranın lafı mı olur?



Eşref kalorifercilere tepkili


Belediye Başkanı İsmail Eşref hava kirliğiyle ilgili kalorifercileri topa tuttu.


Eşref; birkaç apartmanın kaloriferini yakmaya çalışan kalorifercilerin özensiz davranmasının yaşanan kirlilikte çok etkili olduğunu düşünüyor.


Eşref&[#]8217;in bu tepkisine katılmamak mümkün değil.


Önce kalorifercilerin değil sanırım apartman ve site yöneticilerinin eğitime ihtiyacı var!



Sendika kucağa oturmamalı!


Genel Maden İşçileri Sendikası&[#]8217;nda delege seçimleri tamam.


Mevcut Başkan Ramis Muslu kendi bölgesinde her ne kadar listeyi delip delege seçilse de seçimi Osman Tutkun karşısında kaybetti.


Diğer bölgelerde de durum ortada.


Öyle görünüyor ki delegeler bu işte rotayı belirleyecek.


İşçi delegeyi seçerken günlük işlerine, çıkarına göre davranıyor.


Ona göre normaldir.


Delege daha farklı bakmak zorunda.


Adamcılığın, şubeler arası bölgeciliğin ağır bastığı bu ön seçimlerin sonucu sonunda belirlenen delegelere büyük görev düşüyor.


Kim ne derse desin Çetin Altun ve Ramazan Deniz döneminde adeta kucağa oturtulan, hatta kucaktan kucağa gezdirilen sendika Ramis Muslu ve arkadaşlarıyla bir çıkış yakaladı.


Ramis Muslu&[#]8217;nun kendi bölgesinde seçilememesinin yaptıklarının bir ölçütü olduğuna inanmayanlardanım.


Bu işlerde işçi ile kim sürekli iç içeyse onun artıları vardır.


Osman Tutkun çok çalıştı ve başarılı oldu.


Eyüp Alabaş da kendi bölgesinde başarılı oldu.


Muslu delege olduğu için yeniden aday olur mu olmaz mı bilemiyoruz.


Ancak bir gerçek var ki sendika yeniden kucağa oturmamalı.


Tüm yöneticilere düşen birinci görev bu.


Ama bu yönde ciddi endişeler de var.


Delegelerin ve Genel Merkez adaylarının kendilerinden önce sendikayı düşünmesi gerekir.