AK Parti Zonguldak İl Başkanlığı'nın 6'ncı Olağan Kongresi yapıldı.
Başkanlığa yeniden Zeki Tosun seçildi.
Merkez İlçe ve Kilimli yönetimleri görevden alındığı için kongrede oy kullanamadı. 500'ün üstünde delegenin oy kullanması gerekirken, 273 delege sandığa gitti.
265 delegenin oyu geçerli sayıldı.
Oy kullanma hakkı bulunan delegelerin neredeyse yarısı sandığa gitmedi.
Bu durum, Başkan Zeki Tosun ve oluşturduğu yönetime tepki olarak yorumlandı.
AK Parti'nin Zonguldak'ta bugüne yaptığı 6 kongrede en düşük oyla seçilen İl Başkanı, Zeki Tosun oldu.
Salonun önünde "Başbakan konuşsun" diye platform hazırlandı.
Ama orada Başbakanı dinleyecek insan bulunamadı.
Salon, kamu kurumlarında çalışan taşeron işçilerle dolduruldu.
Atatürk Devlet Hastanesi'nin neredeyse tüm personeli salondaydı.
30 kişilik yönetimde yer alan 21 kişinin Karadeniz kökenli oluşu tepki çekti. Zeki Tosun, yönetiminin yüzde 70'ini Karadenizlilerden oluşturdu.
Yüzde 30 kadın kotası olması gereken yönetimde, 9 kadın yerine sadece 5 kadının ismine yer verildi.
30 kişilik yönetimin 15'i, önceki yönetimde görev alan isimlerden oluştu.
Yönetim listesine bakıldığında, TÜSİAD havası görülüyor.
Yani herkes patron!
Sahada çalışacak adam yok!
İl Yönetimi oturacak, Merkez İlçe Yönetimi çalışacak!
Bak sen şu çapkın müteahhide!
Mühendis sevgilisinin, sevgilisinden dayak yiyen müteahhit, yeni sulara yelken açmış!
Son dönemde özel hayatı yüzünden façası çizilen bu müteahhit; el, ayak ve cilt bakım merkezine dadanmış! Sık sık bakım yaptırıyormuş!
O ara bir şeyler olmuş!
Sonuçta insanın, eli-ayağı tutuluyor değil mi?
Bizim müteahhidinde de böyle şeyler hoşuna gidiyor!
Her dönem elini tutan biri oluyor!
Mesela, çok sıkışınca Ankara'ya gidip, hemşehrisinin elini tutuyor!
Zonguldak'a gelip, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin elini tutuyor!
Gün içinde mühendisin elini tutuyor!
Yalnız bu ara bu müteahhide bir şey tutturacaklar!
Demedi demeyin!
Üç harfliler...
Hukuk dilinde "neshebi gayri-sahih" olarak adlandırılırlar!
Biz açık açık yazınca, yasal sorun oluşturuyor.
Ama Zonguldak'ta üç harfli sayısında gerçekten artış var!
Devletimiz bu işin önüne geçmek için Acılık'taki evleri kapattı!
Ama bunun etkisi ancak üç nesil sonra görülecek!
Tabi bu arada yine veled-i zinalar sokağa çıkmazsa!
"Neshebi gayri-sahih" olarak adlandırılan bu kişiler, siyaset dünyasında ve iş dünyasında çok hızlı yükseliyorlar!
Önüne gelene "Baba" diyorlar!
Belli ki babaları kim, bilmiyorlar!
Günün Fıkrası: Temel ile Dursun...
Temel ile Dursun, banka soymaya karar verirler. Bankayı soyup tam kaçacakları sırada, alarm çalışır ve yakındaki bir polis memuru alarmı duyup Temel ile Dursun'un peşine takılır. Polis kovalar, onlar kaçar. Bir müddet sonra daha koşamayacağını anlayan polis, bizimkilere seslenir:
- Durun ulan o..... çocukları!
Temel, hemen durur ve Dursun'a şöyle der:
- Sen kaç Tursun, polis benü tanidi!
Not: Biz ne zaman "danışman" desek, ne zaman "gazeteci" desek, Temel gibi takılıyorlar oltaya!