Zonguldak, kömürün bulunması ve demir çelik fabrikalarının kurulması ile birlikte emeğin ve emekçinin başkenti oldu!
Zonguldak, Bartın ve Karabük ile birlikte 1 milyonu aşan nüfusa sahip!
Emeğin başkenti bu şehir, Bartın ve Karabük’ün il olmasının ardından eski gücünü kaybetti.
1990 yılında başlayan madenci grevi ve Büyük Ankara yürüyüşü Zonguldak’ın kaderini belirledi!
Artık bu kadar emek, yoğun bir kente gerek yoktu!
TTK’daki işçi sayısı düştü!
Artık Zonguldak emeğin değil torpilin başkenti oldu!
CHP’li Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, akrabalarını, eşinin arkadaşlarının çocuklarını, çocuklarının arkadaşlarını, il ve merkez ilçe eski/yeni gençlik kolları başkanlarını ve delege ağalarının çocuklarını ihtiyaç olmadığı halde işe aldı!
Cankurtaran olarak sezonluk işe alınanları bile çıkartmadı!
Öyle pervasızca işçi alımı yapıldı ki, İşkur’a bildirim yapmaya bile tenezzül etmediler!
Pusula’nın yayınlarının ardından iş ilanı yayınlamaya başladılar!
Çünkü bu işin cezası var!
İşçi başına ödenecek 30 bin lira ceza belediyeden ödenince kamuyu zarara uğratma suçu ortaya çıkıyor!
Emeğin başkentini, eşe, çocuğa, akrabaya torpilin başkentine dönüştüren Tahsin Erdem, bir çocuğunu işe koyamadı!
23 Nisan en büyük umudumuz!
Bayramın kutlu olsun Emirhan!

Tezek çıktıktan sonra

Zonguldak Belediyesi, 21 yıl cezaevinde hapis yatmış birini işe almış!
Bir gün sonra işten çıkartmış!
AK Partili olduğu için çıkardıkları söyleniyor!
Ancak işe alınan şahıs 21 yıl önce eşini öldürmüş!
İşe alınırken bu durum biliniyormuş!
Kadının yakınları Zonguldak Belediyesi ve partiye baskı yapmışlar!
Adamı işten attırmışlar!
Ama kamuoyuna bunu açıklayamıyorlar!
Tezek çıktıktan sonra onu yerine koymaya çalışıyorlar!
Ama koyamıyorlar!
Rahmetli meslek büyüğüm Ali Bahadır, “İşkilli büzük dingilder” derdi!
Bunlarınki hep dingildiyor!
Bir gün önce, eş çocuk alımını durdurduğunu açıklayan Zonguldak Belediyesi, ertesi gün yine bir eşi işe alıyor!
“Tezek çıktıktan sonra onu yerine koymak” genellikle mecazi bir anlam taşıyan, bir işin veya sürecin sonucunda elde edilen çıktının/sonucun beğenilmeyip, tekrar başa dönülmesi veya eski duruma getirilmesi anlamına gelir.
Bu deyim/ifade şu durumlarda kullanılır:
Tamamlanmış bir işin beğenilmeyip yeniden yapılması veya eski haline getirilmesi.
Bir sorunu çözmeye çalışırken daha kötü bir sonuç elde edip başa dönmek.
Bu arada üstünüz başınız tezek olur!
Tezeği yerine koymak isteyen CHP İl Başkanı Devrim Dural’ın durumu kötü!
Her seferinde üstü başı batıyor!
Ama olsun!
İşin sonunda Milletvekili olma hayali var!

Belediyeyi kim yönetiyor?

Zonguldak Belediyesi’nde bir şirket personelinin aylık mesai hakkı dolmuş!
Partiden işe giren biri bulunmuş!
Mesailer onun üzerine yazılmaya başlanmış!
Adam belediyede çalışıyor!
Karısı belediyede çalışıyor!
Mesailer gırla gidiyor!
Yetmiyor başkası üzerine mesai yazılıyor!
Partiden işe girmiş birinin üzerine yazdırıyor!
Peki buna kim izin veriyor?
Belediyeyi kim yönetiyor!
Ercan Koçal mı?
O sosyal işlere bakıyordu!
Sahi kim yönetiyor?