Zonguldakta 11 binin üzerinde tapu tahsis belgesi, Mayıs 2015 sonu itibariyle iptal oluyor.
Bu konu, zaman zaman gündeme gelse de, ortada yeterli bir
çaba yok.
Daha doğrusu çaba yok.
Yeni yasal düzenlemenin başlamasıyla birlikte ortaya çıkacak
kaosun önlenmesi için görev, Zonguldak Belediyesinde
Bu sorunu geçtiğimiz günlerde Pusula TVde Devlet eski Bakanı
Hasan Gemici, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Hamdi Uçar, Çevre ve Şehircilik Zonguldak
eski İl Müdürü Hasan Öztürk ve Zonguldak Belediyesinin AK Partili Meclis Üyesi
Abdullah Karagüzel ile konuştuk.
CHPli Gemici, Zonguldak Belediyesinin sorumluluk alması
gerektiğini söylese de, direkt iktidardan sorunu çözmesini bekliyor.
AK Partililer ise, Zonguldak Belediyesinin tutumundan bu
sorunun kaynaklandığı görüşünde
[*] [*] [*]
Tam da bu arada yazar Ekrem Murat Zamanın bu mülkiyet
meselesini tarihleriyle birlikte anlattığı bir yazı yayımlandı.
Galiba sorunu konuşmadan önce o tarihsel süreci okumak gerek.
Hepsini burada paylaşmak mümkün değil.
Tarihçenin tamamını Halkın Sesi Gazetesinde bulabilirsiniz.
Burada son birkaç detayını paylaşalım:
[*] [*] [*]
Sosyo-ekonomik
gelişmenin çok hızlı olduğu bu dönemde, özel durum nedeniyle tapu alamayan hak
sahiplerinin zilyet ve tasarrufunda bulunan ancak Maliye Hazinesi adına tapuya
tescil edilen taşınmazlar üzerinde çok sayıda kaçak yapı ya da gecekondu
yapılır.
[*] [*] [*]
14.11.1999 tarih ve
23876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 11.11.1999 kabul tarihli 4479 sayılı yasa
ile 3303 sayılı yasaya, zilyetlikle mülk edinilmesine olanak tanıyan 1 yıl
süreli ek maddeler eklenir. Yasaya göre, taşınmaz malların sahipleri, maden
işletmeciliği sebebiyle meydana gelen zararlardan dolayı bir hak ve tazminat
talep edememe koşuluyla, metre kare birim fiyatları üzerinden belirlenen
arsalar zilyet sahiplerine satışa sunulur.
[*] [*] [*]
Tezkere-i Samiyenin
Kaldırılmasından Sonra Havzası Sınırları:
1986 yılında Tezkere-i
Samiye ile diğer tüm sınırların kaldırılması, havzanın tamamında imtiyaz sahibi
olan TTKnin imtiyaz hakkının da kaldırılmış olması anlamına gelmekteydi.
Böylece bilerek ya da bilmeyerek, Zonguldak kömür havzasının korunması
kaldırılmış oldu. Bu yanlışlığın düzeltilmesi için yapılan yazışmalar
sonucunda, 1989 yılında yayınlanan kararname ile havza sınırları yeniden
düzenlendi. Bu düzenlemeye göre; 12 bin 150 kilometrekaresi karada, 2 bin 400
kilometrekaresi denizde olmak üzere toplam 14 bin 550 kilometrekarelik saha
TTKnın kullanımındaki alandır.
Mülkiyete dayalı
sorunlar nedeniyle havza sınırları 2000 yılında tekrar güncelleştirildi.
[*] [*] [*]
Zonguldak-Karabük-Bartın
illerini kapsayan Havza-i Fahmiye sınırlarının küçültülmesi için ilk adım
atılır. Bakanlar Kurulu Kararı ile havza, 1 ve 2 nolu saha olarak iki bölüme
ayrılmıştır. 1 nolu saha, karada 2 bin 420 kilometrekarelik, denizde 3 bin
kilometrekare olmak üzere 5 bin 420 kilometrekare ve 2 numaralı saha sadece
karada bin 465 kilometrekare olmak üzere havzanın tümü 6 bin 885 kilometrekareye
düşürülür.
[*] [*] [*]
Sonuç:
Yukarıda ayrıntılı
olarak belirtilen havza sınırlarının korunmasına yönelik tüm yasal engellere
karşın, havza korunamamış, işletmecilik faaliyeti yürütülen toplam 611
kilometrekare alanın, 153 kilometrekaresinin denizde olduğu düşünülürse
karadaki 458 kilometrekarelik alanda yapılaşma engellenememiştir. Hatta
TTKnin eskiden beri kullandığı Hazine ve Devletin tasarrufu altındaki
yerlerden yararlanması kısıtlanmış ya da siyasi olarak engellenmiş, dahası TTK
tapulu yerlerini de belediyelere devretmiştir. 2004 yılında TTKye özgü yasal
düzenlemeler kaldırılıp, havzanın Maden
Kanunu kapsamına alınması da sorunların çözümüne yönelik olmamıştır.
Bunun da ötesinde bir
konu, bugün meskenleri oturulamaz hale getiren, yol, su ve kanalizasyon gibi
altyapı hizmetlerinde her gün onarılmaz hasarlar oluşturan tasman etkisidir.
Zonguldakta yerleşim giderek plansız bir şekilde artarken tasman konusu da
uzun yıllar boyunca tartışılacaktır.
[*] [*] [*]
Bütün bu sorunlar, uzun
yıllar göç alan kentte yaşayanların çalışma yerlerine yakın yerlerde ikamet
etme isteklerinin yanında, aynı zamanda bugüne kadar kent yerleşimine dair bir
planlama yapılmamış (yapılanların uygulama alanı bulamamış) olmasından
kaynaklanıyor.
[*] [*] [*]
Gelelim bu güne
En başta belirttiğimiz gibi.
Yeni bir düzenleme geliyor.
Ve ne yazık ki, birkaç duyarlı insan sayesinde kimsenin pek
umurunda değil.
AK Parti eski Belediye Meclis Üyesi Sabri Tığ, Ankarada
konuyla ilgili yaptıkları temaslardan bahsetti, sohbet sırasında
Dediği özetle şu:
Zonguldak Belediyesi
ıslah imar çalışmalarını Mayıs sonuna kadar bitiremezse, süre uzatımı almak
lazım.
[*] [*] [*]
Peki, süre uzatımı nasıl olacak?
Tek yolu var.
CHPli yerel yönetim ve siyasi iktidarın temsilcileri bir
araya gelecek.
Bir masada buluşacaklar.
Bu arada, Zonguldak Belediyesi ıslah imar planlarıyla ilgili
ciddi bir çalışma başlatacak.
Ancak özellikle belirtmek gerekirse ciddi olacak.
Sonra el ele verip Ankaraya gidecekler.
Önce süre uzatımı isteyecekler.
Sonra, Gemicinin önerdiği Viranşehir uygulaması nedir, ona
bakacaklar.
Hamdi Uçar, Pusula TV stüdyolarında söz verdi.
Sıra, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemirde
Arkadaşlarımız Başkan Akdemire bu konuyu sormuşlar.
Akdemir, şunları söylüyor:
İmar ıslah
planları ile ilgili olarak çalışmalar yapılmıyor zannedilmesin.
Biz Ontemmuz
Mahallesinin bir tarafına tapu vermek için elimizden geleni yaptık.
Her şey hazırlandı,
ama vatandaş şikayet etti ve mahkeme iptal etti.
Aynı şekilde Bağlık
Mahallesi de mahkeme kararı ile durduruldu.
Oralarda orman
arazisi olan yerler var.
Bu konuda bizler
hem hukuki, hem de belediye olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bu konuyla ilgili
bir dosya hazırlıyoruz ve iktidar partisinden de bu konuda yardım isteyeceğiz.
Halkımızın bu
sorununu 2015 Mayıs ayına kadar gidermek istiyoruz.
Başkan bir şeyler demiş.
Bir şeyler demeye çalışmış.
Arada gülüyor falan.
Valla biz bir şey anlamadık.
Anlaşılan o ki, Başkan Akdemir de bu işlerden bihaber.
[*] [*] [*]
Bu belediyenin duyarlı olduğunu düşündüğümüz Meclis üyeleri
var.
CHPli meclis üyeleri
Topu onlara atıyoruz.
Onlara şunu söylemek istiyoruz.
Bazılarınız elbette Akdemirin yarattığı tablodan
rahatsızsınız.
Ama çare yok.
Sizler aslında olayları daha iyi görebiliyorsunuz.
Çünkü yaşıyorsunuz.
Bu konuda bir şeyler yapmalısınız.
Bu ve diğer sorunların çözümüne katkı sunmak istiyorsanız;
Akdemir sizi değil, siz Akdemiri yönetmek zorundasınız.
Yoksa oralarda olmanızın bir anlamı olmayacak!