Politikacılar, bir adım öne geçmek için parti içinde birbirlerine yaptıklarını rakiplerine yapsalar, partilerini uçururlar.
Ama tam tersi
oluyor, politikacılar uçuyor.
Son günlerde
bakıyorum da, listeye girebilmek, sıra kapabilmek için inanılmaz manevralar
var.
Ama bu
manevralar da hep gizli kapaklı yapılıyor.
Herkes, perde
arkasında kalıp kavgayı seyretmek istiyor.
Sanırsınız ki,
tüm bu tavırlar kentimiz için.
Hayır,
kesinlikle hayır...
Kentini değil,
kendini düşünüyor politikacılar
Böyle olunca,
olan Zonguldaka oluyor.
Doğru düzgün
siyaset yapan değil, puştluk yapan kazanıyor.
Ya da
kazandığını sanıyor.
Ve biz bu
insanlardan Zonguldaka hizmet etmelerini bekliyoruz.
Ve sonra diyoruz
ki: Niçin düzgün insanlar siyasetin
içinde değil?
Olamaz ki...
Düzgün adamı ya
bozar, aday yaparlar.
Ya da aday
yapmazlar.
Bu kadar basit
Bu nasıl bir özgüven?
AK Partiyi
tanımayan aday adayları bile dolaşıyor aramızda.
AK Parti,
Zonguldakta temayül yaptı.
Ankarada ise
mülakat
Bu iki
çalışmanın sonucunda bize gelen bilgilere göre 9-10 isim elendi.
Aman Tanrım
Elenenler
arasından öyle isimler arıyor ki
Durumu kritik
olan değil de, yüzde yüz elenmesi gereken kişiler arayıp, Ben mülakatı geçtim diyebiliyor.
Bu nasıl bir
özgüven?
Belki evde çocuklarının
bile inanmadığı kişi, bizleri ve kamuoyunu kandırmaya çalışıyor.
Yani son güne
kadar aday adayı kalmak ona bir şey kazandıracakmış gibi
Keşke; siyaset
bu kadar ucuzlamasaydı.
Keşke; Siyasi
Partiler Kanunu değişse, seçim sistemi yenilense, parti genel başkanlarının ve
genel merkezlerinin değil, halkın seçtiği isimler meclise gitse
Kıssadan Hisse: Tırtıl ve kelebek
Küçük, çirkin
tırtıl, diğer bütün hayvancıklar renkli tüylerini kabartıp caka satarken bir
deliğe çekilir, utancından ortaya çıkamazdı. Bir gün, bu duruma daha fazla
dayanamayacağını hisseden zavallıcık, karar verir: Süslenip, püslenecek,
güzelleşerek ortaya çıkacaktır. Gece demez, gündüz demez süslenir, boyanır,
tüylerini parlatıp kabartır. Fakat boşuna, güzelleşemez. Bir ara, "Bana bakın!" diyerek ortaya
atılır. "Ben de güzelim, gerçekten
güzel tırtılım" der. Fakat ötekiler dönüp bakmazlar, üstelik
arkasından alay edip gülerler. Küçük, çirkin tırtıl çaresiz; yine işe koyulur.
Bu kez daha çok uğraşır ve güzelleşir! Ne var ki "Ben gerçekten güzel bir tırtılım" dedikçe, ötekiler daha
fazla gülerler. Zavallı tırtıl, mutsuz ve şaşkındır. Sonunda tepedeki ağaçtan
olup bitenlerin hepsini seyreden yaşlı ve akıllı baykuş, "Görmüyor musun?" der: "Onlar şimdi sen güzel değilsin diye
gülmüyorlar; kendini güzel bir tırtıl sanmana gülüyorlar. Güzelsin güzel
olmasına, ama dostum, sen artık bir tırtıl değil, bir kelebeksin."
Günün Fıkrası: Sen içince azıtıyorsun
Adamın biri, bir
gün bir bara gider ve barmene şöyle der: Sana
ve buradaki herkese benden birer duble içki ver.
Herkes içkisini
içer, ama adam parayı ödemez. Barmen bunu çok kötü döver.
Adam ertesi gün
yine aynı bara gider ve şöyle der: Bana
ve buradaki herkese benden birer duble içki ver.
Barmen sorar: Ya bana
Adam: Sana yok.
Barmen: Neden?
Adam: Sen içince azıtıyorsun...
Günün Sözü:
İnsanların size
olan davranışları kendi değerlerini belirler. Sizin değerinizi değil!
La Edri