Kısa süre öncesine kadar pek hukukumuz yoktu.


Zaman zaman yaşadığımız göz aşinalığı vardı aramızda.


Ancak adını çok duymuştum.


Yazarımız Hüseyin Şeker bir yazısında Mahmut Amca´yı anlatmıştı.


Birkaç karşılaşmamız oldu.


´mutlaka oturalım´ derdi.


İlk karşılaşmamızda söylediklerimin pek hoşuna gitmeyeceğini düşündüm.


Beni şaşırttı.


İkinci konuşmamız Barış Elektrik´te yani Ali Kaya´nın dükkânında oldu.


Beni hatırlamadı.


Anımsattım.


İnsan yaşamına dair konuşurken nasıl ´önce insan´ olabileceğimiz üzerine bir iki söz edince dikkatle yüzüme baktı.


´Şimdi seni hatırladım´ dedi.


Buradaki konuşmamızda da onun çok kızacağını düşünmüştüm.


Dini bütün görüntüsü ve yaşı nedeniyle anlaşamayacağız yönünde önyargım vardı.


Sonra önyargımdan utandım.


Hayatta olur bazen böyle.


Ön yargılarından kurtulamayanlar sürekli hatalar yaparlar.


Neyse nerden dönersek kardır diye düşünürken aradan aylar geçti.


Cihan Haber Ajansı´ndan sevgili arkadaşımız Abdullah Karabacak geçtiğimiz Ramazan ayında Mahmut amcanın mesajını iletti.


Yazılarımı sürekli okuyor ve mutlaka görüşüp sohbet etmek istiyormuş.


Oruç tutmadığımı söyleyip Ramazan´dan sonra buluşalım dedimse de fayda etmedi.


Ekip arkadaşım Bayram Tomakin ile gittiğimde onun o sıcak yüzü ile karşılaştık.


Tomakin´i ´Bektaşi´ diye tanıştırdıktan sonra iş benim oruca geldi.


Hassasiyetimiz karşısında bizden daha hassas davranan bir adamla karşılaştık.


Uzun uzun sohbet ettik.


Mevlana gibi bir adamdı.


Sevgi, saygı, hoşgörü, diyalog, insanî hasletler gibi evrensel değerlere vurgu yapıyordu.


Dünya görüşün, zihniyetin, milliyetin ne olursa olsun. Düşmanını bile sevebilmeyi, saygı gösterebilmeyi öğreten bir adamdı.


Ama biraz alt yapı olmadan bunu anlamak çok zor. Topluma böyle adamlar lazım.


Kendisinden faydalanmak için geç kaldık bir kere.


Cenazesine gidemedim.


Mezarında duamı eksik etmeyeceğim.


Mekanı cennet olsun.



Eşref saati!


Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref nasıl bir görev anlayışı ile devam edecek bekliyoruz.


TBMM Başkanı Köksal Toptan´dan destek isteyeceğini söylüyor.


Belediyenin borç içinde olduğunu anlatıyor.


Birkaç ay sıkıntı olabileceğini ancak 3-5 ay sonra sistemi oturtacağını söylüyor.


Ve öz gelirleri arttırmak için çalışacağını söylüyor.


Valla onu bunu bilmem.


Sayın Eşref bu riski kabul ederek ve görerek aldı.


Elbette işi çok zor.


Zonguldak´a hizmet adına sorunların çözümüne basın olarak destek olacağız.


Sürecin nasıl işleyeceğini merak ediyoruz.


Bazı sorunlar diyalogla çözümlenebilir.


İyi bir diyalog ve samimi bir çaba ile İktidar Partisi´nin Zonguldak´a daha fazla sırt çevireceğine inanmıyorum.


Umarım yanılmam! Eşref Saati´ne aslında daha çok var!



Mustafa Mutlu´nun sorusu


Vatan Gazetesi Yazarı Mustafa Mutlu´yu beğenerek okurum.


Dünkü yazısında CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk´ün TRT hakkındaki soru önergesini köşesine taşıdı.


Bu işin bir tarafı.


Başka bir detay vardı köşesinde


´Günün sorusu´ bölümünde soru dikkat çekiciydi.


- Yalancılar tarafından yalancılıkla suçlandığınız da ne hissedersiniz?


İşte bu soruyu her alanda düşünüp kendimize sorabilmeliyiz.


Yanıtı verirken objektif olmak kaydıyla tabiî ki!