Adaylar, liderler, partililer nisan ayından beri konuşuyordu.
Parti araçlarından şarkılar çalınıyordu.
12 Haziran&[#]8217;da herkes sustu vatandaş konuştu.
Seçmenler tercihini yaptı.
En çok kime inandıysa, kime güvendiyse, kendisine kimi yakın bulduysa onu seçti.
Bartın&[#]8217;da seçimler beklediğim gibi çıktı.
Bu sonucu tahmin ediyordum.
AK Partiyi 2-0&[#]8217;a yakın görüyordum, olmazsa yine eskisi gibi olur birini CHP alır diyordum.
AK Partinin ülke genelinde birinci parti çıkacağı ve yeniden iktidar olacağı da belliydi.
Bartın yeni döneme 2-0&[#]8217;la değilse de AK Partinin oylarını artırarak destek verdi.
Bu tablo ayan beyan görülüyordu.
Tabi görmek istemeyenler görmüyordu.
Sonuçları &[#]8220;Seçmen tercihini istikrardan, hizmetlerin devamından, 2023 hedefine destek olmaktan yana kullandı&[#]8221; diye yorumlayabiliriz.
Bir başka deyişle seçmen Ak Partiye &[#]8220;durmak yok, yola devam, çalışmaya devam&[#]8221; dedi.
Yalçınkaya&[#]8217;ya da &[#]8220;önerge vermeye, muhalefet yapmaya, iktidarı takip etmeye devam et&[#]8221; dedi.
MHP Adayına da &[#]8220;vaatlerini inandırıcı bulmadık, eleştirilerine hak vermedik, seni vekilliğe layık görmedik, daha çok çalışman lazım&[#]8221; dedi.
Seçmenler AK Partiye iki sıfır şansı vermedi ama oylarını Bartın&[#]8217;da 43 binden 57 bine yükseltti.
Bu da büyük bir başarıdır. Türkiye genelinde elde edilen sonuç ise daha büyük başarıdır.
Seçmenler bu sonuçla AK Partiye hem güvendiklerini hem de önümüzdeki dönemden çok büyük beklentiler içinde olduklarını gösterdiler.
Bu sonuçla Ak Partinin politikalarına, uygulamalarına, düşüncelerine halkın çoğunluğu bir kez daha onay vermiş oldu.
Bu onayı muhalefet partilerinin eleştirilerine rağmen verdiler.
Seçimler de kongreler gibidir.
Kongrelerdeki gibi faaliyetler de oylanır.
Tabi bu sonuç Yılmaz Tunç&[#]8217;un milletvekili olarak yaptığı çalışmaların onaylandığı anlamına da gelir.
Bu da muhalefetin eleştirileri itibar görmedi demektir.
Muhalefet partileri ve adaylarının bu sonuçtan ders çıkarmaları, eksiklerini, yanlışlarını bulmaları ve gidermeleri gerekir
Bu tablo aslında iktidarın yükünü ve sorumluluğunu daha da artırıyor.
AK Parti şimdi daha çok çalışmak daha çok hizmet etmek durumunda.
Sayın Tunç&[#]8217;a bu saatten sonra düşen görev de verdikleri sözleri yerine getirmektir.
Bartın&[#]8217;ı 2023 hedefine ulaştırmaktır.
Bunları yaparlarsa hem kendisi hem de Bartın kazanır.
Aksi takdirde iki taraf da kaybeder.
Yerel seçimlerde adayın ön planda olduğunu, partinin ikinci planda kaldığını biliyoruz.
Vatandaş kendine yakın bulduğu, tanıdığı, bildiği, bir problemi olduğunda söyleyebileceği, yanına rahatlıkla yaklaşabileceği, işini gördürebileceği adaya oy veriyor.
Yani yerelde seçimi halkla iç içe olan aday kazanıyor.
Genel seçimde ise parti ve lider faktörü öne çıkıyor.
Aday da önemli ama o daha çok ikinci planda kalıyor.
Bu seçimde de böyle oldu.
Bartın&[#]8217;da oylara AK Parti ve Erdoğan&[#]8217;ın yaptığı büyük katkı inkar edilemez.
Bu katkının üzerine Sayın Tunç ve Kalay da ekleme yaptı ve sonuçta böyle bir tablo ortaya çıktı.
Aday faktörü ikinci planda kalıyor diye yabana atmamak lazım.
Bazı yerlerde isimler öne çıkabiliyor, bağımsız adaylar seçim kazanıyor.
Doğu ve Güneydoğu&[#]8217;yu ayrı tutuyorum, çünkü oralarda bağımsız aday konusunda başka faktörler belirleyici oluyor.
Mesut Yılmaz, Mehmet Ağar gibi örneklerden söz ediyorum.
Mesela Çakan Bartın veya Zonguldak&[#]8217;tan bağımsız aday olsa seçimi zorlar ve hatta sonuca bile ulaşabilir.
Tabi bunlar istisnai durumlar.
Genel seçimlerde partinin ve liderin rüzgarı çok önemli.
Dolayısıyla partinin oyları ile adayın oylarını bütünleştirmek gerekiyor.
Bu seçimde bazı partiler çok iyi çalıştı.
MHP mesela. Çok iyi organize oldular, ekip halinde güzel çalıştılar, seçime iyi asıldılar ama aday tutmadı. Belki politikalarında da hata vardı.
Bilgin bir kere tanınan, bilinen bir isim değil. Bu büyük bir handikap.
MHP&[#]8217;nin adayı Belediye Başkanı Cemal Akın olsaydı kazanabilirdi.
Çakan olsaydı, yine kazanabilirdi. Hem de rahat kazanırdı.
Bu isimler partinin oylarını kendi çabalarıyla kazanacakları oylarla bütünleştirirlerdi.
Bu seçim sadece partiler ve adaylar için değil gazeteler ve gazeteciler için de sınav oldu.
Bu seçim Bartın&[#]8217;ın milletvekillerini, ülkenin yöneticilerini belirlediği gibi tahminde bulunan, adayların koluna girip çıkan, taraflı davranan gazetecilerin de halkı, yaşadıkları yöreyi ne kadar tanıyıp tanımadıklarının bir testi oldu.
Sonuçlar bu açıdan da ayrıca önemliydi.
Destekle beni, destekleyeyim seni, al gülüm ver gülüm gazeteciliği bu mesleğe büyük zararlar veriyor.
Onlar da kaybeden adaylarla birlikte kaybettiler.
Allah hiçbir gazeteciyi seçimle sınamasın.
Bir de seçmenin yakın markaj durumu var.
Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de vatandaş yakın markajdaydı.
Arayanı soranı, kapısını çalanı, geleni gideni çok oldu.
Adayların ilgi ve alaka konusunda performansına diyecek yoktu.
Seçmenin eli öpülmekten bir hal oldu.
Sarılıp kucaklayanlar, şekilden şekile girenler de çoktu.
Böyle görüntülere neden normal zamanlarda değil de seçim zamanlarında rastlıyoruz.
Oy-oy-oy&[#]8230; Oy ki ne oy&[#]8230;
Nelere kadir görüyorsunuz değil mi?
Bu kadar ilgi alaka insanın gözlerini yaşartıyor doğrusu.
Cumartesi günü berberde geçen bir konuşmayı nakledeyim de bu sözlerimin ne kadar doğru olduğunu görün:
Vatandaş dedi ki; &[#]8220;Seçimden önce yolda karşılaşınca selam vermeyen, laf atmayan milletvekili adayı seçim ortamında karşılaştığımızda selam verip hal hatır sordu&[#]8221;
İstisnalar var tabi ama adayların birçoğu ne yazık ki böyle.
Allah&[#]8217;tan 12 Haziran geldi de bazı adayların tiyatro gösterisi bitiverdi.
Çok yapmacık davranışlar gördük.
Tabi bunlar para etmiyor.
Nitekim etmedi de zaten.
Düğünler, dernekler, hasta ziyaretleri, cenaze törenleri artık bu kadar kalabalık olmayacak.
Artık seçim bitti.
Bu tarihten itibaren geçim başladı.
Bu arada kaybeden adayların travma geçirebilecekleri ve depresyona girebilecekleri belirtiliyor.
200-300 bin TL az para mı?
Sadece maddi değil bir de bunun manevi çöküntüsü var.
Sen gel o kadar para harca, kazandım diye havalara gir, sonra seçimi kaybet de travma geçirme.
Uzmanlar seçim kaybeden adayların yakınlarına ve partililere önemli görevler düştüğünü söylüyor.
Onlara yardımcı olunması lazımmış.
Benden nakletmesi.
Çok yoğun ve temposu yüksek bir seçim dönemi geçirdik.
Siyasetle uğraşanlar dünyanın en zor şeyi sandıktan çıkmaktır derler.
Hakikaten de öyle oldu.
12 Haziran seçimleriyle birlikte Türkiye&[#]8217;de 3&[#]8217;ncü AK Parti devri, Bartın&[#]8217;da 2&[#]8217;nci Tunç devri başladı.
Biz &[#]8220;İkinci Tunç devri&[#]8221; ve &[#]8220;Durmak yok, AK Parti ile devam&[#]8221; başlıklarını kullandık.
Yeni dönem ülkemize ve yöremize hayırlı olsun.