Öyle garip ve giderek daha da garipleşen bir dünyada yaşıyoruz ki insanlar ayrı bir garip hayvanlar ayrı bir garip.


İnsanların garip ve anlaşılmaz hallerinden her fırsatta bahsediyorum.


Hayvanları da köşemize zaman-zaman konuk ediyor, bu sütunlarda onları da en iyi şekilde ağırlamaya çalışıyorum.


Okurlarımız bilirler hayvanlar aleminden en çok domuzları, köpekleri, keneleri yazı konusu yapıyorum.


Daha sonra parazitler (asalaklar) ve kan emici sülükler geliyor.


Bugünkü konumuz domuzlar ve köpekler.


Önce domuzlardan başlayalım.


Özellikle yaz aylarında köylünün başının belası olan domuzlar tarım ürünlerine büyük zararlar veriyor.


Başta dağ köyleri olmak üzere indikleri köylerde önlerine ne çıkarsa silip süpürüyorlar.


Tarlalarda cirit atıyorlar.


Sebze meyve ne varsa talan ediyorlar.


Ürünlerini korumak için çeşitli önlemler alan köylüler şu sıralar gece gündüz demeden elde silah tarlada bahçede nöbet tutuyorlar.


Bu hayvanlar gürültüden etkilendikleri için teneke ve yüksek sesle müzik çalanlar da var.


Domuzlar seri üretim yaptıklarından dolayı hızla çoğalıyorlar.


Avlanması da yasak ve kısıtlı olduğu için çoğalmalarına engel olunamıyor.


Adeta Bartın&8217;ı istila etmiş durumdalar.


Çiftçiler her yıl bu dönemlerde domuz paniği yaşıyor.


Bir yanda keneler, diğer yanda domuzlar.


Özellikle domuzlar büyük maddi kayıplara neden oluyor.


Domuz nöbetlerinde meydana gelen kazalardan dolayı yaralanmalar ve can kayıpları da oluyor.


Keneler zaten Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı nedeniyle ayrı bir dert, ayrı bir tehlike.


Domuzların yanı sıra yol açtıkları hastalıkla şimdiye kadar yüzlerce can alan kenelere karşı da çok dikkatli olunması gerekiyor.


Köylü çalışmıyor, tarlalar bahçeler ekilmiyor dikilmiyor, eskisi gibi tarım ve hayvancılık yapılmıyor diye konuşmak kolay.


Bir de olaya köylünün penceresinden bakmak lazım.


Tarım ve hayvancılıkla uğraşmak her geçen gün zorlaşıyor.


Giderlerin yüksek olması yetmezmiş gibi bir de çiftçinin başında keneler ve domuzlar var.


Ara sıra sahneye çıkan ve tavukların canına okuyan kuş gribi de cabası.


Ne diyelim; Allah çiftçimize kolaylık versin.


Gelelim köpeklere.


Çiftçinin köpeklerle zoru yok, bu dertten köylü değil şehirli mustarip.


Yeterince kısırlaştırma yapılamadığı köpekler de domuzlar gibi sürekli üreyip çoğalıyorlar.


Onlar da istila pozisyonundalar.


Bartın bu sorunu yıllardır çözemedi.


Eski Gırgır&8217;daki Muhlis Bey gibi bizim köpek korkumuz da meşhur biliyorsunuz.


İşte size son günlerde yaşanan ve bu korkumun yersiz olmadığını gösteren iki örnek.


Haber Milliyet&8217;ten, başlık &8220;İki kentte başıboş köpek dehşeti&8221;


Muğla&8217;da yaşayan İngiliz David Millard, başıboş dolaşan iki köpeğin saldırısına uğrayarak hastanelik oldu.


Rize&8217;de de iki kurt köpeğinin saldırısına uğrayan 9 yaşındaki Muhammet Emin Parlak yaralandı.


Millard&8217;ın sol baldırına 10 dikiş atılırken, Parlak&8217;ta da vücudunun çeşitli yerlerinde 15 ısırık tespit edilmiş.


İki köpekzedeye de kuduz aşısı yapılmış.


Isırılan çocuk ve İngiliz vatandaşının yaşadığı korku yanlarına kâr kalmış.


Herhalde canlarını kurtardıklarına şükretmişlerdir.


Buna benzer olaylar yurdun birçok yerinde olduğu gibi geçmişte Bartın&8217;da da yaşandı.


Bartın&8217;da domuz ve köpek sorunu çözüm bekliyor.


Bu sorun çözülünceye ve ortalık güvenli hale gelinceye kadar domuzlara ve köpeklere dikkat edin.


Tabi kenelere, parazitlere ve kan emici sülüklere de.





Ah elektrik vah Bartın



Elektrik kesintileri tüm hızıyla sürüyor.


Bakım onarım ve tesis yenileme çalışmaları nedeniyle yapılan programlı kesintilere bir şey dediğimiz yok.


Bu kadar toleransımız olsun artık.


Sonuçta hatlar yenileniyor, daha sağlam hale geliyor.


Kaz gelecek yerden tavuk esirgememek lazım.


Bizim derdimiz arızalardan kaynaklanan ani kesintiler.


Sistem o kadar zayıf ve çürük ki tele kuş konsa, dal çarpsa, yaprak düşse elektrik kesiliyor.


Bir de bu dönemde öyle çok elektrik kesintisi oldu ki sanki kurum devletteyken özellikle son zamanlarda hiç yatırım yapılmamış.


Pazartesi günü yaşadığımız ani kesinti bizi tam üç saat işimizden gücümüzden etti.


Öğleden sonra 15.30 civarında kesilen elektrikler 18.30&8217;da zor geldi.


Gazeteden çıktığımızda saat 21.30&8217;u gösteriyordu.


Normalde 19.30 ila 20.00 saatleri arasında bağladığımız gazeteden yaklaşık iki saat geç çıkmak durumunda kaldık.


Daha önce personel takviyesi ile arızayı anında gidereceğini açıklayan şirketin işletme müdürü ne yazık ki bu sözünü henüz hayata geçiremedi.


Basına karşı yaklaşımından övgüyle söz ettiğimiz Başkent Elektrik A.Ş.&8217;den keşke kesintilere müdahale ve elektrik arızalarının fazla mağduriyet yaratmadan giderilmesi konusunda da aynı şekilde övgüyle söz edebilsek.


Yazı İşleri Müdürümüz Akif Yaman, kesintiler yüzünden fazla mesai yapmak zorunda kalıyoruz ya bunların parasını Başkent Elektrik ödesin diyor.


Arkadaşımız haklı.


Fatura tahsil etmeye gelince aslan kesilen şirket vatandaşın zarar ziyanını karşılamaya gelince neden ortalıkta yok?




Fen Lisesi ile MF&8217;de ilk 10´a



Eğitim Bartın&8217;da en çok gelişme olan alanlardan biri.


Eski Meclis Başkanımız Köksal Toptan&8217;ın Bartın Milletvekili olarak Milli Eğitim Bakanlığı yaptığı dönemde gerçekleştirilen yatırımlarla başlayan gelişme devam ediyor.


Son olarak Fen Lisesi binasına temel attık.


2007 yılında eski Köy Hizmetleri binasında faaliyete geçen bu okuldan yakında öğrenciler mezun olacak.


Bu yıl üniversite sınavlarında Türkçe Matematik&8217;te 4., Türkçe Sosyalde 10. olan Bartın, Fen Lisesi mezunlarıyla Matematik Fen&8217;de de ilk 10&8217;a girip adından söz ettirecek.


Bartın&8217;ın bu yıla yansıyan başarısında geçmişte Köksal Toptan ve Yavuz Erkmen döneminde yapılan eğitim yatırımlarının önemli bir rolü var.


Bartın tarihinin en çok eğitim yatırımını Toptan ve Erkmen döneminde aldı.


En çok okul bu dönemde yapıldı, üniversitenin temeli bu dönemde atıldı.


Bunlara önce Zeki Çakan ve Vali Eryılmaz, sonra Milletvekili Tunç ve Vali Küçük&8217;ün gayretli çalışmaları ve katkıları eklenince ortaya bu sonuç çıktı.


Tabi gelmiş geçmiş Milli Eğitim Müdürlerini ve eğitimcilerin emek ve çabaları ile eğitim gönüllüsü hayırseverlerin desteklerini de unutmamak lazım.


Fen Lisesi ve üniversite Bartın&8217;ın eğitimde çok daha iyi yerlere gelmesini sağlayacak.


Geleceğimiz eğitimde parlak görünüyor.


Darısı diğer alanlara.