Ege’den sonra Akdeniz koylarındayız...
Zonguldak’tan bir "turizm kenti" yaratmaya çalışanlara, buradaki "koy"lardan yanıt vereceğim.
Her "koy"da bir konuya değineceğim...
Güvenlik nedeniyle konum belirtmiyorum. Çünkü hemen karşımızda Yunan adaları var. Buradaki Rumlarla sorun yaşamak istemiyorum!
1. Koy :
Ege ve Akdeniz’de çok güzel "koy"lar var. Zonguldak’ta ise, "köy"ler var! Turisti köylere değil, koylara getirirseniz, bir daha gelmezler! Çünkü Zonguldak koylarında tesis yok! Temizlik yok! Zonguldak’ın köyleri çok daha temiz! Göç nedeniyle köylerde insan yok!
2. Koy :
Zonguldak şehir merkezine gelen bir turist için tuvalet yok! Yeme-içme sektöründe çeşitlilik yok! Yöresel mutfağı yok! Bir şehrin en ünlü yemeği, Adana kebabının üstüne "sulu salça dökmek" olabilir mi?
3. Koy :
Kendi insanına "turist" muamelesi yapan bir şehir esnafı olabilir mi? Soğuksu Pazarı’na git bakalım! Domatese bir elini sür de görelim! Öndekiler iyi, arkadakiler kötü! O nereden isterse, oradan verir! Türkiye’de böyle bir pazar anlayışı kaldı mı? Bakışlarıyla döverler insanı! Ama bir Zonguldak köylüsüne denk gelirsen; pazarda ürününü ellersin, istediğini seçersin, tartar, fazlasını bile verir. Ama zabıta gelir, o köylü kadına bağırır, onun parasını alır! Diğer pazarcılar, seyyar satıcılar gider zabıta müdürünü vururlar! Çıkarlar en güzel yeri kaparlar! Bu Zonguldak’ta turizm olur mu?
Belediye CHP’deyken her akşam içki masası kurup tesisi kaçak olarak büyüten müstecir, AK Partili belediye gelince, içkiyi kaldırır, yıkımı durdurur! Kıblesi iktidardaki partiye göre değişen, önüne gelene "baba" diyen müstecirlerin bulunduğu şehirde turizm gelişir mi?
4. Koy :
“Zonguldak’ta kaç tane 5 yıldızlı otel var?” sorusuna, “Zonguldak’ta 5 yıldızlı otel yok” diyen Kültür ve Turizm İl Müdürünün görev yaptığı kentte turizm gelişir mi? Harmankaya Şelalesi’ne yapılan resmi geziye, herkes spor kıyafetle gelirken, Kültür ve Turizm İl Müdürü takım elbise, iskarpin ile gelirse, turizm gelişir mi?
Gerçi, ondan önceki de elinde tesbih, ayağında sivri burun ayakkabıyla at yarışı oynuyordu! Çete üyesi oğluna bilgi sızdırdığı ortaya çıkınca, görevden alındı!
5. Koy :
Sahiline yıllarca çöp döken, kanalizasyonunu denize veren bir kentte turizmden söz edilebilir mi?
6. Koy :
Beyaz baklavasına bir marketçinin patent aldığı, manda yoğurdunda standartın yakalanmadığı, cöğüzlü kömecin ekmek fırınlarında üretildiği kentte turizm olur mu?
7. Koy :
Tur rehberi geldi, su altında çekim yapıyorlarmış. "10 foto 100 lira" diyor. Biz, deniz altında fotoğraf çektirsek; kamyon lastiği çıkar, enjektör çıkar, çer çıkar, çöp çıkar, domuz çıkar, öküz çıkar! Böyle bir turizm olur mu?
8. Koy :
Hayatında ailece tatil yapmamış siyasetçi ve bürokratların yönettiği bir şehirde turizm gelişir mi?
9. Koy :
Geldik sonuncu koya...
Yunan adalarında yaşayan Rumlarla bir sorun yaşamadan dönelim! Biliyorsunuz "doğru söyleyeni dokuz koydan kovarlar" diye bir atasözümüz var!
Zonguldak’ta "doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar" diye biliniyor!
Ama olsun...
Biz kovulmadan dönelim!
Yalnız, bu 12 ada işi beni rahatsız etti!
Zonguldak’taki imar kirliliği gibi!
Hapşırsan, Meis’ten duyulacak!
Gaz çıkartsan, Kos’tan duyulacak!
Öksürsen, Rodos sallanacak!
Hadi bana müsade...
Daha gezecek koylarımız, dönecek köylerimiz var!

'Allahuekber' demek için!

Şimdi çıkıp, “Bizim de Maden Müzemiz var! Gökgöl Mağaramız var” diyebilirsiniz!
Ama bu şehre beş tur otobüsü gelse, yemek yediremezsiniz! İhtiyaçlarını gideremezsiniz! Eğer turizm olacaksa, alkolle olacak!
"Biz, inanç turizmi yapacağız" diyorsanız, Uzun Mehmet Camisi’nin tanıtımını yapacaksınız!
Denize sıfır konumuyla, maviyle yeşilin buluştuğu noktada, Karadeniz’in azgın dalgalarının, martı çığlıklarının arasında, "Allahuekber" demek için Zonguldak’a gelin!
Gelen olur mu, bilmem!
Bir deneyin!