Devrek’te yapılan tüm anketlerde, “CHP’nin adayı kim olsun?” sorusu soruldu ve Songül Malkoç açık ara birinci çıktı. Songül Malkoç, adaylığını açıkladığı gün, biz Şeref Aydınlı ile Filyos’ta balık yedik. Yanımızda Devrek Bölge Haber’in sahibi İbrahim Tığ ve Yazı İşleri Müdürümüz İlknur Yılmaz da vardı.

O gün Şeref Aydınlı’ya, “Songül Malkoç anketlerde birinci çıkıyor” dedim.

Aydınlı, “Songül Abla anketlerde çıkar, ben çıkmam” dedi.

Şeref Aydınlı, anketle dereyi geçemeyeceğini görünce, CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’le görüşüp işi önseçime getirdi. Ve sonucu gördünüz. Songül Malkoç 130, Çetin Bozkurt 108, Şeref Aydınlı 84 oy aldı.

Şeref Aydınlı, başkanı olduğu teşkilatın üyesinden aldığı oylarla sonuncu oldu.

Bu başarısızlık, bu hezimet ona yeter.

Ama yanındakilere yetmez. Yıllarca Nadir Saraç’ın altında ezilenler, Songül Malkoç’un üstüne çıkmaya çalıştılar. Ama başaramadılar. Bu ders onlara yeter.

Şimdi olacak olanı söyleyeyim. Şeref Aydınlı ve Çetin Bozkurt’un arkasındaki kişiler, tüm güçleriyle Songül Malkoç’un kaybetmesi için çalışacaklar.

Kaybettiğinde büyük bir sevinç yaşayacaklar. Çünkü bunların derdi CHP değil. Yazın bir kenara… Göreceksiniz…

Ama ya kazanırsa…

Zonguldak’ta ne olacak?

CHP, Zonguldak’ta ne yapacak?

Herkes diyor ki: “Anket yapılacak.”

Ankette ilk ikiye girenler sarasında önseçim yapılacak. Hepsi yalan bunların. 22 Aralık 2013 Pazar günü CHP’nin Zonguldak Belediye Başkan Adayı açıklanacak. Anket de yapılmayacak, önseçim de… Zaten anket ve önseçim işin hikayesiydi. Hele Devrek’teki tabloyu görüldükten sonra CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk de Zonguldak’ta önseçim istemez. Songül Malkoç önseçimden çıktı. Bir de Harun Akın çıkarsa… Al başına işi… Sayın Köktürk… Öyle değil mi? Peki Genel Merkez kimi açıklayacak? İki isimden birini! Hadi siz bulun gerisini…

Emekçi arıyorsan buraya gel…

Halkın Sesi Gazetesi Yazarı Ahmet Öztürk, “Gazeteci, emek düşmanlığı yaparsa…” başlıklı bir yazı kaleme almış. Emek düşmanlığından kasıt, bizim maden mühendislerinin yeraltına inmeyişini haber yapmamız. Ve Valilik önünde yapılan galerilerde çalışan işçilere yeraltı yevmiyesi verilip verilmediğini sormamız.

Ahmet Öztürk’ün zoruna gitmiş. Ahmet Abi… Benim babam 27 sene madende çalıştı ve 40 gün önce meslek hastalığından öldü. Ama ben sürekli yeraltı yevmiyesi alan maden mühendislerinin hiç meslek hastalığına yakalandığını duymadım.

Yani onlar; hem yeraltı parası aldılar, hem de babam gibi hasta olmadılar.

Benim derdim bu. Başka bir derdim, gizli ajandam da yok.

Gazetecinin emek düşmanlığına gelince… Zonguldak basınında emek dostu bir gazeteci, emekçi bir patron arıyorsan, o zaman Pusula’ya gel. Çalışanların emeği konusundaki çabalarımı, hassasiyetimi duymuşsundur. Hayatında sadece bir kere tam maaş alabilmiş 19 yıllık basın emekçisi olarak geçiş yaptığım gazete patronluğunda o kadar hassas davranıyorum ki. Muhasebeye talimatım vardır: “Gazeteye kağıt lazım. Ama bir elemana acil para lazım... Kağıdı veresiye al, elemana avans ver.”

Peki, emekçi dostu Halkın Sesi ne yapıyor? Tuborg’u, Efes’e dönüştür… Parayı al... Sonra… Sonrası yok… Ah Ahmet Abi… Keşke her şey senin bildiğin gibi olsa… Beni kınıyorsun. Sana kına gönderirim, ama o işe harcayacak para yok. O kınanın parasında bu gazetede çalışanların hakkı var… Üstelik ben de bu gazeteden maaş alıyorum. “Bugün bunu kazandım, bu para benim” diyemiyorum. Şikayet ettiğimden değil. Allah’a şükür, geçinip gidiyorum. Emekse emek… Herkese hak ettiğinin karşılığını, gününde, eksiksiz veriyorum. O gece evime huzur içinde gidip, uyuyabiliyorum. Allah, herkese bu huzuru versin