Devrek siyasetinde yeni bir model doğdu: “Yatırımcı Aday Programı.”
Programın başında CHP Devrek İlçe Başkanı Uğur Diken var.
Elinde radar. Ama bu radar klasik siyasetçinin “toplumda karşılığı var mı” diye tarayanından değil.
Bu başka bir cihaz: “Maddi yeterlilik detektörü.”
Sistem basit. Nerede bir sermaye kokusu, orada bir “Başkanım sizi düşündük…” cümlesi.
İlk rota: Abdullah Başoğlu.
Henüz işin başında, “Acaba buradan bir aday çıkar mı?” diye bir yoklama…
Piyasa diliyle konuşursak: Ön fizibilite çalışması.
Ardından sahaya Atilla Genç indirildi.
Sektörden, güçlü, cebinde hacim var. “Olur mu?” diye bakıldı.
Sonra sıra Erol Köksal’a geldi.
Geri dönüşümcü!
E haliyle manevra kabiliyeti ve para var.
Neden olmasın?”
Siyaset burada artık ideoloji değil, portföy yönetimi gibi ilerliyor.
Adaylık bir fikir değil, bir yatırım kalemi.
Ama işin en ironik tarafı şu:
Toplumda karşılığı var mı?
Seçmen ne diyor?
Sahada karşılığı ne?
Bunlar detay. Hatta gereksiz detay.
Önemli olan:
“Kaynak var mı?”
“Dayanıklılık var mı?”
“Bir süre idare eder mi?”
Çünkü model şu:
Önce destekle, sonra kullan, en son kenara bırak.
Parti içi kulislerde zaten hazır bekleyen 4–5 isim var.
Onlar “asıl kadro.”
Diğerleri?
Geçici yatırım araçları.
Ve sahnenin arka planında bir isim daha var: Çetin Bozkurt.
Zamanında İlçe Başkanlığı koltuğuna destek verdiği yapı, bugün kendisini hatırlamakta zorlanıyor.
Siyasetin hafızası kısa derler…
Ama burada mesele hafıza değil, işlev süresi.
Kullanım süresi dolan herkes, sistemin doğal akışı içinde “unutuluyor.”
Sonuç?
Devrek’te siyaset artık bir yarış değil, bir seçim değil, bir seçme oyunu.
Ama seçen halk değil.
Seçilen de aday değil.
Seçilen şey: En uygun yatırım.
Yeni sloganımız şu: Devrek’e diken yakışır!
Kolumda kelepçe, boynumda zincir!
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkmaya hazırlanan Devrek eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt, hakkındaki ev hapsi cezasının kaldırılacağına inanıyor!
Kendisini ziyaret edenlere “Mahkeme ayağımdaki kelepçeyi çözer, Devrek’e dönerim.” diyormuş!
Bana sorarsanız, Çetin Bozkurt’un ayağındaki kelepçe çözülür, ellerine kelepçe takılır!
Beycuma Cezaevi’ne gönderilir!
Çünkü:
Çetin Bozkurt hakkında, 8 ayrı zimmet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, ihaleye fesat karıştırma suçlarından yüzlerce yıla varan hapis cezası talep ediliyor.
Eğer bir hukuksuzluk varsa, Çetin Bozkurt’un ev hapsinde olmasıdır!
Tutuklu yargılanan Belediye Başkanlarının çoğunun Çetin Bozkurt’tan daha az suçu olabilir!
Çetin Bozkurt davasında gizli tanık yok!
Müteahhit, “Bana villa yaptırdı, paramı vermedi, para isteyince inşaatımı mühürledi.” diyor!
Çetin Bozkurt’un tutuklanması için daha ne gerekiyor?
Yaşar Kemal’in dizeleri geliyor aklıma:
“Mapushane içinde üç ağaç incir.
Kolumda kelepçe, boynumda zincir.
Zincir sallandıkça her yanım sancır”
Yalancı Belediyecilik!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem şöyle demiş: “Kamuoyunda yanlış bir algı oluşturuluyor. Belediyeye eş, dost ya da akraba alımı yapıldığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmıyor. Nereye ne ihtiyaç varsa o alımı yaptık. Bu durum, bizden önceki dönemde de aynı şekildeydi ancak o dönemde bu sorular sorulmuyordu” dedi.
Zonguldak Belediyesi iştiraki olan ZON-BEL İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde şirket müdürü olarak görev yapan Erinç Kuru’yu görevden alan Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, muhasebe bürosunda 25 yıl birlikte çalıştığı yeğeni Serhat Öner’i getirdi. Üstelik Serhat Öner’in diploması, belgesi bile yoktu! En büyük özelliği Tahsin Erdem’in personeli ve yeğeni olması idi. Hatta Tahsin Erdem’in Serhat Öner’i kıdem tazminatı ödememek için genel müdür yaptığı iddia edildi.
Tahsin Erdem, ‘Erdemli Belediyecilik’ sloganı ile seçildi!
‘Yalancı Belediyecilik’ sloganı ile devam edecek gibi görünüyor!
Kalkanlara altı ok!
Zonguldaklı profesyonel zıpkınla balık avcılarının aslında zıpkınla balık avlamadıkları, akşamdan ağ attıkları, şamandıra koymadıkları için kimsenin bu olayın farkında olmadığı, ağdaki balıkların tek tek alınıp sandala çıkartıldığı, zıpkınla avlanmış gibi numara yapıldığı ortaya çıktı!
Karadaki tüm numaralardan haberimiz oluyordu!
Denizde yapılan numaraları da öğrenmiş oluyoruz!
Bir de bunlar sosyal demokrat oluyor!
Sosyal demokrat, balığın da hakkını korur!
Ağla avlanmayacağı zaman avlamaz!
Zıpkınla avlıyormuş gibi numara yapmaz!
Milletvekillerini kandırmaz!
Türlü türlü üçkâğıtçılık gördüm!
Böylesini ilk kez gördüm!
İnşallah kalkanlara altı ok atmıyorlardır!