Valiler bulundukları illerde devleti ve hükümeti temsil ederler.


Yani Valimiz İsa Küçük Bartın&[#]8217;da Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül&[#]8217;ü ve Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan&[#]8217;ı temsil ediyor.


Siz hiçbir gazetecinin çıkıp da Cumhurbaşkanına veya Başbakana size hakkımı helal etmiyorum dediğini duydunuz mu?


Ben duymadım.


Duysaydım saçma sapan bir şey olurdu zaten.


Bartın&[#]8217;da ne yazık ki bu talihsizlik yaşandı.


Halk isimli mevkutenin sahibi Vali Bey&[#]8217;e hakkını helal etmeyeceğini söyledi.


Daha da ileri gitti;


Vali İsa Küçük Bartın&[#]8217;a geldiği günden beri işinin rast gitmediğini söyledi.


Vali Bey&[#]8217;in gitmesini istediği için bir de kararname hazırlığından söz etti ve tayini de böylece şimdiden çıkartmış oldu.


Vali Bey&[#]8217;e gidecek gözüyle bakıyor olmalı.


Hayal kırıklığına uğrarsa hiç şaşırmam.


Valimizin gayet güzel çalışmaları var.


Bu çalışmalar artarak devam ediyor.


İsa Bey çalışmayı, hizmet etmeyi seviyor.


Ayrıca iktidar partisi yöneticileriyle ve milletvekilimiz Yılmaz Tunç ile uyumlu bir şekilde çalışıyor.


Dolayısıyla gitmesini gerektirecek önemli bir şey yok.


Bir gazete sahibi istiyor diye valiler görevden alınmazlar ya da göreve getirilmezler.


Muz cumhuriyetinde yaşamıyoruz.


Bu düşünce AK Partinin demokrasi ve bürokrasi anlayışına uygun değil.


Başımızda halkına bol demokrasi, ileri demokrasi vaat eden bir iktidar var ve biz ileri demokrasiye geçiş sürecinde olduğumuza inanıyoruz.


Bu süreçte keyfe keder vali değiştirmek demokratik olmayan bir davranış olur ki bu da sürece zarar verir.


Adamın ettiği laflara bakın.


Sanki kahvehanede konuşuyor.


Hakkımı helal etmiyorum, senin yüzünden işlerim rast gitmiyor ne demek.


Bir Vali&[#]8217;ye bu laflar söylenir mi?


Ayıp denen bir şey var.


Bunlar kendini bilen gazetecilerin edebileceği laflar mı?


Resmi ilanları istediği gibi alamayınca sağa sola saldıran bu şahıs artık çizmeyi iyice aşarak sonunda Vali&[#]8217;ye bu şekilde kafa tuttu.


Bunun gazetesi bir süre ilan alamama cezası aldı ya Vali Bey&[#]8217;e geçen gün &[#]8220;Para çok önemli. Siz bir ay maaş almadan dursanıza&[#]8221; diyor.


Son incisi de böyle.


Bir öyle bir böyle konuşuyor dedik ya alın size bir örnek daha.


Hem ben resmi ilan almadan da gazetemi ayakta tutabilirim diyor hem de aldığı cezaya isyan edip para çok önemli diyerek resmi ilan olmazsa olmaz mesajı veriyor.


Sadece mesaj verse iyi, ağzına geleni söylüyor.


Bu ne cüret.


Bu ne saygısızlık.


Karşısında sanki devleti ve hükümeti temsil eden bir Vali yok da sıradan biri var.


Buldun tabi kıyımsız, acıma duygusu yüksek, şair ruhlu, şefkatli bir Vali&[#]8217;yi öyle de yazarsın böyle de yazarsın.


İsa Bey yerine bir başkası olacaktı ki neler olurdu neler.


Kafayı Vali ile bozmuş.


Vali Bey&[#]8217;in gitmesini istediği her halinden belli.


Bir de Pusula&[#]8217;nın gitmesini istiyor.


Aslında sahiplerini yabancı dediği diğerleri de onun gözünde Pusula ile aynı kefede.


Fakat Pusula&[#]8217;ya düşmanlığı daha bir başka.


Kafayı en çok bozduğu yerler arasında biz de varız.


Hatta önce Vali sonra biz ve diğer gazeteler diyebiliriz.


Geçenlerde yine bize saldırırken yargıyı hafife alan ifadeler kullanmış.


Bana demiş ki &[#]8220;sen de bana hakaret ettin ama ben senin gibi mahkemeye gitmedim&[#]8221;


Duy da inanma.


Eğer öyle bir şey olsa arkana bile bakmadan koşa koşa Adliye gidersin.


Ben sana hakaret edeceğim de sen Adliye&[#]8217;ye gitmeyeceksin ha güldürme adamı.


Kaybettiğin iki davadan ödemeye mahkum olduğun 4 bin liranın acısını çıkarmanın hesaplarını yapıyorsun ama yemezler.


Eski marangozum yaş tahtaya basmam.


Biz eleştirinin sınırını da biliriz, kendimizi de biliriz.


Hakaretle işimiz olmaz.


Bunun demesine göre yargıya kendine güveni olmayan insanlar gidermiş.


Mahkemeler hukuk devletinin gereğidir ve sorunların çözümü için vardır.


Hukuk devletinde sorunları mahkemelere gitmeden hukuk dışı yöntemlerle başka türlü çözmek isteyenler de olabilir.


Nitekim oluyor da.


Bu sebeple yaşanan birçok olay var.


Bu şahıs mahkemelere gitmeyi küçümseyip gereksiz bulduğuna göre hukukla halledilmesi gereken işlerini hukuk dışı yöntemlerle hallediyor demek ki.


Dedik ya ne dediğini bilmiyor.


Ağzından çıkanı kulağı duymuyor.


Ne demek yargıya kendine güveni olmayan insanlar gider.


Yargıya olan güveni zedelemeye, adalete ve Adliye&[#]8217;ye inancı zayıflatmaya dönük, son derece tehlikeli bir ifade.


Madem yargıya kendine güveni olmayan insanlar gidiyor sen niye kira borcu yüzünden mahkemelik olduğun eski dükkan sahibinden şikayetçi oldun.


Kendine güveniyorsan neden Adliye&[#]8217;ye gittin?


Ben demedim mi size çelişkili yazılar yazıyor diye.


Gazeteci dün ak dediğine ertesi günü kara dememeli.


Hem bize saldırıyor hem de bizim sözlerimizi kullanıyor.


Pazartesi tarihli yazımızda &[#]8220;Biz bu filmi daha önce görmüştük&[#]8221; dedik, Salı günü o da demiş.


Sana sorular sorduk, niye cevap ver(e)miyorsun?


İşine gelmiyor değil mi?


Seni Ticaret ve Sanayi Odası&[#]8217;ndan neden attılar?


Aidatlarını ödemediğin için mi?


Bartın Genç İşadamları Derneği&[#]8217;nden neden attılar?


Dernek üyeleri aralarında imza toplayarak mı bu atma olayını gerçekleştirdiler?


Eğer öyleyse bunların utancını duyuyor musun?


Eski dükkan sahibinle neden mahkemeliksin?


Oradan atıldın mı kendin mi çıktın?


Merak etme biz senin gibi yapmayız.


Yasalara, hukuka, adalete, hakimlere, savcılara saygılıyız.


Neyin ne olduğunu çok iyi biliyoruz ama şu aşamada yazmayız.


Senin gibi devam eden davayla ilgili defalarca yazı yazıp yorumlar yaparak yargıyı etkilemeye çalışmayız.


Eski dükkan sahibinle arandaki dava bitsin bak neler yazacağım.


Biz sabırlı insanlarız.


Bekleriz, ona göre hareket ederiz.


Bu şahısla ağabeyi baş edemedi.


Adamın bunun yüzünden başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi.


Ağabeyinin gazeteleri yediği ağır vergi cezalarından dolayı kapanınca meydan kendine kalacak sandı.


Öyle olmayınca saldırılar başladı.


Biz baş etmeye çalışıyoruz, edeceğiz de.


Meydanı boş bırakacak değiliz.


Biliyorsunuz Ramazan ayındayız, mübarek günlerdeyiz.


Bu ayda yapılan dualar daha bir kabul görürmüş.


Biz bir yandan yazımızı yazıyoruz, bir yandan duamızı ediyoruz.


Biliyoruz ki Allah doğrunun yardımcısıdır ve herkesi bildiği gibi yapar.