Akın Kavi öyle çok şey istiyor ki!

Polis bunun dediğini gözaltına alsın.

Savcılık bunun istediğini tutuklasın.

Tahsin Erdem bunun istediğine göre Zonguldak’ı yönetsin.

Gazeteciler bunlara bir şey yazmasın.

Valilik Zonguldak’ı bunun istediğine göre yönetsin.

TSK bunun istediklerini askere alsın.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun keyfine göre ülke yönetsin.

Yani Allah ile konuşabilse,

‘Dünyayı benim yüzüm suyu hürmetine yaratır mısın Allahım?’ diyecek.

Çünkü;

En doğru Akın Kavi.

En günahsız Akın Kavi.

En mağdur Akın Kavi.

En delikanlı Akın Kavi.

En mafya Akın Kavi.

En dehşetli kişi Akın Kavi.

Aynı şeyler yaveri için de geçerli.

Ama biz ne diyoruz?

Klavye başından racon kesmeleri bırak!

TV ekranından delikanlılık nidaları atmayı bırak!

İcraata gel icraata!

Bu söylediklerini eyleme geçir.

Sana çağrımızı yineliyoruz!

PTT Taksi Durağı,

Ofisinden yüz adım uzakta.

Ozan Varol ve ekibi orada.

Yap yapacağını da,

Millet delikanlı görsün.

Vur ayağını yere,

Altı metre toz kalksın.

Biz de heykelini dikelim de,

Testislerine beton yetmesin!

Ama kafanda alkol şişesi kırılırsa,

Bu sefer gaz kaçırma!

Sonra onu da kuru sıkı silah sesi sanıyorsun.

Gerçi meydana gelen koku,

Kuru sıkı tabancadan daha caydırıcıymış!

Zonguldak’ta yayılan istilacı tür kahverengi kokarcaya (Halyomorpha halys) karşı çalışma yürütülüyor ya!

Belli mi olur?

Çıkardığın koku belki Kahverengi Kokarca’yı da kaçırır.

Denemek lazım.

* * * * * * * * * *

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem,

Tasarruftan ve erdemlilikten bahsediyor.

Okey!

Anladık.

Peki ‘para yok’ diye ağlarken,

Bu soruna nasıl çözüm buluyor?

Sorun çözsün diye,

Bu makama gelmedi mi?

Peki para nasıl bulunur?

Öncelikle Akın Kavi’den bulunur.

Neden mi?

3 Nisan 2023 tarihi itibariyle Elmas TV Genel Müdürü Akın Kavi’nin sahibi, ortağı, yöneticisi olduğu ve temsil yetkisi taşıdığı şirketlerin Zonguldak Belediyesi’ne borçları şöyle:

Baran Temizlik Personel: 1 milyon 168 bin 964 TL ana para 7 milyon 955 bin 486 TL faiz, 9 milyon 124 bin 450 TL toplam borç. 

Artur İnsan Kaynakları: 1 milyon 87 bin 368 TL ana para 1 milyon 703 bin 932 TL faiz, 2 milyon 791 bin 301 TL toplam borç.

Atıl İnsan Kaynakları: 444 bin 741 TL ana para 262 bin 713 TL faiz, 707 bin 455 TL toplam borç.

Toplam borç faizleriyle birlikte 15 milyonun üzerine çıkıyor.

Artık bunu da ben mi söyleyeyim?

Hesap ortada.

Para orada!

Ama bilin bakalım Tahsin Erdem kimin defterlerini tutuyor?

Benim değil.

Tabi ki Akın Kavi’nin.

Tahsin Erdem,

Akın Kavi’nin peşinde gezeceğine,

Gazetecilerin,

Partililerin peşinde geziyor.

Kaldırıma bakıyor.

Vatandaşlar poz veriyor.

Kent Lokantasında ilk yemeği yiyor.

Eğitim Otobüsünde ilk direksiyonu o sallıyor.

Organik Gezen Başkan!

Allah’tan belediye tuvalete falan açmıyor.

Danışman ekibi ilk çişi de Tahsin Erdem’e yaptırır bu gidişle.

* * * * * * * * *

Benle ne derdi var?

Benle niye bu kadar yarışıyor?

Vallahi anlamadım.

Benle ilgili bir şey olunca,

Yerinde oturamıyor.

Çok keyifleniyor.

Çok içince,

Ehliyeti kaptırıyor.

Yargılanıyor bile.

Barışalım istiyorum aslında.

Düğünümde fotoğraf işlerini ona versem,

Acaba barışır mıyız?

Yani akşam evinde,

Büyük kavgalar çıkıyor.

Komşuları polis çağırıyor.

Dönüyor bana sinirleniyor.

Ben ne yaptım?

Seçim kaybeder bana kızar!

İhraç olur bana kızar!

Yapma bu sinir iyi gelmiyor sana.

Benden beş yaş büyüksün.

Ağabeyim yaşında adamsın.

Git akranlarında uğraşsana!

Evlenirsem full paket,

Sana vereceğim işi.

Akşam yazını bekliyorum.

Es geçme beni!

Ne yazacağını da biliyorum.

Beceremezsen söyle bana kendimi hedef alan bir yazı atarım sana.

Papatya çayını içmeyi unutma!

Sinirlerin yumuşasın biraz.

Muahhh!

* * * * * * * *

Gün içinde,

Basın Konseyi’nin kararı elimize ulaştı.

Yazılarımla ilgili,

‘Oy çokluğu’ ile kınama cezası verilmiş.

Bu ceza Tahsin Erdem’i hedef aldım diye değil.

Öyle bir ifade yok zaten.

Gazeteci olan birinin argo ve cinsel imalarda bulunması etik değerlere uymuyormuş.

Konsey içindeki bazı isimler ise,

Yazdıklarımı eleştiri ve ifade özgürlüğü içinde ele alınmasını istemiş.

Öyle veya böyle.

Karar saygımız sonsuz.

Basın Konseyi 6 Şubat 1988'de kuruldu. İlk katılımlar 627 gazeteciyle oldu. Okuyucu ve basın içinden seçimle gelen üyeler ile medya kuruluşlarının temsilcilerinden teşekkül eden bir Yüksek Kurulu bulunmaktadır. Bu Yüksek Kurul, medyadaki yayınlarla veya gazetecilerle ilgili şikayetleri Basın Konseyi Sözleşmesi ve 16 maddelik Basın Meslek İlkeleri çerçevesinde değerlendirerek kamuoyuna duyurur. Başvurular hakkında "şikayetin yersizliği" ile ihlalin derecesine göre "uyarı" veya "kınama" kararları alabilir. Bu açıdan müeyyidesi manevidir. Basın Konseyi'nin belirlediği ilkeler şu şekildedir: 

1. Yayınlarda hiç kimse; ırkı, cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz.

2. Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünü sınırlayıcı; genel ahlak anlayışını, din duygularını, aile kurumunun temel dayanaklarını sarsıcı ya da incitici yayın yapılamaz.

3. Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez.

4. Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.

5. Kişilerin özel yaşamı, kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında, yayın konusu olamaz.

6. Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.

7. Saklı kalması kaydıyla verilen bilgiler, kamu yararı ciddi bir biçimde gerektirmedikçe yayınlanamaz.

8. Bir basın organının dağıtım süreci tamamlanmadan o basın organının özel çabalarla gerçekleştirdiği ürün, bir başka basın organı tarafından kendi ürünüymüş gibi kamuoyuna sunulamaz. Ajanslardan alınan özel ürünlerin kaynağının belirtilmesine özen gösterilir.

9. Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez.

10. Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.

11. Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur. Kaynağın kamuoyunu kişisel, siyasal ekonomik vb. nedenlerle yanıltmayı amaçladığı haller bunun dışındadır.

12. Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır.

13. Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır.

14. İlan ve reklam niteliğindeki yayınların bu nitelikleri, tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirtilir.

15. Yayın tarihi için konan zaman kaydına saygı gösterilir.

16. Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar.

Şimdi biz Basın Konseyi’ne şikayet yöntemini bilmiyorduk.

Öğrenmiş olduk.

Zonguldak yayın yapan herkes bu maddeleri okusun.

Kim neyi ihlal ettiğine baksın!

Kim ne yazıyorsa,

Bu saatten sonra dikkat etsin.

Benden söylemesi.

Öte yandan,

Kınama cezama ilişkin,

Olaya ‘Mal bulmuş Magribi’ gibi atlayan iki kişi oldu.

Akın Kavi ve Mustafa Özdemir.

Aynı kan hattında.

Aynı tandanstan.

İkisi de aynı haberi yapmış!

Aynı şeyi yapmayı çok severler!