Siyaset arenasında yeni açılımlar adımlar merak ediliyor.
Ülkenin siyasi rotasını elinde bulunduran Ak Parti ve CHP´nin yanında atağa geçmeye hazırlanan bir MHP var.
Son yapılan farklı anketler arasındaki oranlar farklı.
Ancak yön aynı yön.
Yani Ak Parti´de bir eksilme, CHP ve MHP´de bir kıpırdama var.
Diğer bir kıpırdama ise Mustafa Sarıgül hareketinde.
CHP´nin değil, merkezin partisi olarak ileri çıkan Değişim Hareketi´nin atacağı adım merak ediliyor.
Gördüğümüz kadarıyla Zonguldak´ta işler iyi gidiyor.
Harun Akın önderliğinde atılan adım beraberinde bu heyecanı da dinç kılıyor.
Liderler elbette etkilidir. Ancak kurulma aşamasında olan bir harekete kimlerin referans olduğu, kimlerin yükün altına girdiği de önemlidir.
Harun Akın´ın buradaki etkisi çok önemli.
Bir süredir sağlıklı bir izleme yapmaya çalışıyorum.
Harun Akın´ı Zonguldak´ta Mustafa Sarıgül´ün bir adım önünde görüyorum.
Birçok kişi ya sempatisinden, ya zorunluluktan, ya tepkisinden Türkiye Değişim Hareketi´nin kapısından girmeye hazır bir görüntü ortaya koyuyor.
Ancak sempati duyanların, ilgi gösteren ve görev almak isteyenlerin önemli bir kısmı da Harun Akın´a olan güvenlerinden dolayı bu düşünce içinde.
Harun Akın ile birlikte CHP´den ayrılarak bu harekete katılanlardan bahsetmiyorum.
Bahsettiğim isimler tamamen Akın ile yakından uzaktan bir ilgisi, siyasi veya genel anlamda bir menfaati olmayan isimler.
Bunun bir adım, iki adım ötesine geçmek gerekir.
Türkiye Değişim Hareketi ve Harun Akın hareketi bugün giderek artan bir tempoyla tartışılıyor.
Bu tartışılmayı görmezden gelmek, yok saymak bence haksızlık olur.
Bir çıkış var ve bu çıkış dikkate alınmak zorunda.
Değişim kendine yer yapıyor.
Akın bu siyasi riski alarak yola çıktı.
Gördüğümüz kadarıyla şu ana kadar her şey beklediğinden de iyi gidiyor.
Siyasette zemin değiştirerek yer tutmaya çalışanları bir kenara bırakıyorum.
Çıkar peşinde olmadan bu hareketi destekleyenleri önemsiyorum.
Ülkenin siyasi rotasını elinde bulunduran Ak Parti ve CHP´nin yanında atağa geçmeye hazırlanan bir MHP var.
Son yapılan farklı anketler arasındaki oranlar farklı.
Ancak yön aynı yön.
Yani Ak Parti´de bir eksilme, CHP ve MHP´de bir kıpırdama var.
Diğer bir kıpırdama ise Mustafa Sarıgül hareketinde.
CHP´nin değil, merkezin partisi olarak ileri çıkan Değişim Hareketi´nin atacağı adım merak ediliyor.
Gördüğümüz kadarıyla Zonguldak´ta işler iyi gidiyor.
Harun Akın önderliğinde atılan adım beraberinde bu heyecanı da dinç kılıyor.
Liderler elbette etkilidir. Ancak kurulma aşamasında olan bir harekete kimlerin referans olduğu, kimlerin yükün altına girdiği de önemlidir.
Harun Akın´ın buradaki etkisi çok önemli.
Bir süredir sağlıklı bir izleme yapmaya çalışıyorum.
Harun Akın´ı Zonguldak´ta Mustafa Sarıgül´ün bir adım önünde görüyorum.
Birçok kişi ya sempatisinden, ya zorunluluktan, ya tepkisinden Türkiye Değişim Hareketi´nin kapısından girmeye hazır bir görüntü ortaya koyuyor.
Ancak sempati duyanların, ilgi gösteren ve görev almak isteyenlerin önemli bir kısmı da Harun Akın´a olan güvenlerinden dolayı bu düşünce içinde.
Harun Akın ile birlikte CHP´den ayrılarak bu harekete katılanlardan bahsetmiyorum.
Bahsettiğim isimler tamamen Akın ile yakından uzaktan bir ilgisi, siyasi veya genel anlamda bir menfaati olmayan isimler.
Bunun bir adım, iki adım ötesine geçmek gerekir.
Türkiye Değişim Hareketi ve Harun Akın hareketi bugün giderek artan bir tempoyla tartışılıyor.
Bu tartışılmayı görmezden gelmek, yok saymak bence haksızlık olur.
Bir çıkış var ve bu çıkış dikkate alınmak zorunda.
Değişim kendine yer yapıyor.
Akın bu siyasi riski alarak yola çıktı.
Gördüğümüz kadarıyla şu ana kadar her şey beklediğinden de iyi gidiyor.
Siyasette zemin değiştirerek yer tutmaya çalışanları bir kenara bırakıyorum.
Çıkar peşinde olmadan bu hareketi destekleyenleri önemsiyorum.
TTK´nın Star´ı repo mu yaptı?
TTK Genel Müdürlüğü bir süre önce görevden alınan Rıfat Dağdelen döneminde bazı noktalarda galeri sürme işini özel sektöre verdi.
Bu konuda ciddi tartışmalar olmadı.
Maden Mühendisleri Odası tepki gösterdi.
Genel Maden İşçileri Sendikası o dönemde çok etkisiz kaldı.
Dağdelen inandığını yaptı.
"Üretim için bu galerini hızlı sürmemiz lazım" dedi.
Yavaş gittiler.
Dolayısıyla işleri zamanında teslim edip etmedikleri bir muamma oldu.
Basına bu konuda net bir dille açıklama yapılmadı.
TTK´nın Star şirketine düzenli ödeme yapmasına karşın, Star´ın neden zamanında düzenli ödeme yapmadığı anlaşılamadı.
TTK Yönetiminin çalışma barışını göz önünde bulundurarak yetki verdiği firmanın çalışanlara ödeme yapmaması durumunda elinin kolunun bağlı olması mümkün değil.
O zaman bir suistimal mi söz konusu?
Bu suistimallerin sorumlusu kim?
Zonguldak adına siyaset yaptığını söyleyenler konuşması gereken bir konu değil mi bu durum?
Eee o zaman.
Sendikanın sesi neden çıkmıyor?
Bu arada Star´ın TTK´dan aldığı milyonları neden işçisine vermediği ise farklı söylentilere neden oluyor.
İşçilere göre firma parayı repo yapıyor, işçiyi yok sayıyor.
TTK´da bu işe ortak oluyor!
Bu konuda ciddi tartışmalar olmadı.
Maden Mühendisleri Odası tepki gösterdi.
Genel Maden İşçileri Sendikası o dönemde çok etkisiz kaldı.
Dağdelen inandığını yaptı.
"Üretim için bu galerini hızlı sürmemiz lazım" dedi.
Yavaş gittiler.
Dolayısıyla işleri zamanında teslim edip etmedikleri bir muamma oldu.
Basına bu konuda net bir dille açıklama yapılmadı.
TTK´nın Star şirketine düzenli ödeme yapmasına karşın, Star´ın neden zamanında düzenli ödeme yapmadığı anlaşılamadı.
TTK Yönetiminin çalışma barışını göz önünde bulundurarak yetki verdiği firmanın çalışanlara ödeme yapmaması durumunda elinin kolunun bağlı olması mümkün değil.
O zaman bir suistimal mi söz konusu?
Bu suistimallerin sorumlusu kim?
Zonguldak adına siyaset yaptığını söyleyenler konuşması gereken bir konu değil mi bu durum?
Eee o zaman.
Sendikanın sesi neden çıkmıyor?
Bu arada Star´ın TTK´dan aldığı milyonları neden işçisine vermediği ise farklı söylentilere neden oluyor.
İşçilere göre firma parayı repo yapıyor, işçiyi yok sayıyor.
TTK´da bu işe ortak oluyor!
Emek sömürüsü
Adım başı emek sömürüsü hikayeleri ile karşılaşıyor, üzülüyoruz.
Çalışanlar yokluğu paylaşmasını bilmeli.
Yokluk zamanında yokluğu paylaşmasını bilmeyenler zaten gitmeli.
Ancak patronlar da varlığı paylaşmasını bilmeli.
Ama bugün her meslekte ne yazık ki benzer tablolar yaşanıyor.
Hükümetin yokluk politikalarını, krizleri bahane edip çalışanlara; "İş bulduğuna şükret", "Sigortan ödendiğine şükret" diyerek emek sömürüsüne devam edenlerin sayısı artıyor.
Çalışanının hakkını ödemeden zevke sefaya harcama yapanların bunu bir kez daha düşünmeleri gerekmiyor mu?
Bence zaman geçirmeseler iyi olur.
Çalışanlar yokluğu paylaşmasını bilmeli.
Yokluk zamanında yokluğu paylaşmasını bilmeyenler zaten gitmeli.
Ancak patronlar da varlığı paylaşmasını bilmeli.
Ama bugün her meslekte ne yazık ki benzer tablolar yaşanıyor.
Hükümetin yokluk politikalarını, krizleri bahane edip çalışanlara; "İş bulduğuna şükret", "Sigortan ödendiğine şükret" diyerek emek sömürüsüne devam edenlerin sayısı artıyor.
Çalışanının hakkını ödemeden zevke sefaya harcama yapanların bunu bir kez daha düşünmeleri gerekmiyor mu?
Bence zaman geçirmeseler iyi olur.