Pusula Dergisi yayındayken minik bir &[#]8216;Ati-kodu&[#]8217; köşesi vardı.

Çok etkili olurdu.

Bu tarz yazıların doğruluğu yanlışlığı bir yana ne kadar çok ilgi gördüğünü o günlerde fark ettik.

Meraklı okurlarımızın arasında kast edilen kişilerle ilgili nokta atışı yapan çoktu.

Hiç unutmuyoruz.

Bir gün bürokratın teki arayıp;

&[#]8220;Beni yazmışsınız&[#]8221; diyordu.

Ne diyeceğimizi şaşırdık.

Dergi süreci askıya alınınca yazılara da ara vermiş olduk.

İşin doğrusu kafamız da rahatladı.

Dergi çıktığı gün sabahtan itibaren başlayan telefon trafiği gece yarılarına kadar devam ediyordu.

Araya hatırlı dostlar giriyor, tahminler havada uçuşuyordu.

Pek çok okurumuz o yazıların gazetede yer almasını istiyor.

Ama bu mümkün değil.

Zonguldak dedikodu etmeye bayılıyor.

Dedikodu okumaya bayılıyor.

Öylesine etkili oluyordu ki iki cümle dedikodu yazısı, üzerinde saatlerce, günlerce uğraşılmış kapak olmuş haberlere kodumu oturtuyor!

Bu yüzden bu kentte dedikodu daha uzun yıllar çok iş yapar.

Kıyısından köşesinden herkesin bir şekilde bulaştığı dedikodu bu kadar etkinken fazla bir şey yapmaya gerek yok.

Yazıp çizmeye gerek yok.

Bu kentte dedikodu olmadan ne siyaset, ne ticaret çok zor.

Sendikacılık, gazetecilik, meyhanecilik de bunlara dahil.

Hele hele dedikodudan besleniyorsanız bu kentte çok ekmek var.

Abartmak gibi olmasın ama itibar, güç, saygınlık var!

Tabii ki ne tarafından bakarsanız!

O kadar acı ki;

Dedikodu bu kentte iş bitirmenin en kolay ve etkili yollarından biri.

Başarılı olmanın en kolay ve etkili yollarından biri.

Bu yüzden her alanda var.

Kendi içinde sürekli besleniyor.

Dedikodunun bu kadar etkin ve canlı olduğu bir kentte, Vali&[#]8217;nin, Belediye Başkanlarının, siyasetçinin, esnafın, işadamının, bürokratın vay haline.

Hayatın gündelik maratonu içinde bu önemli olayı atlıyoruz ama dedikodu mekanizması aralıksız çalışıyor.

Bu yüzden kentin bir ucunda söylenen bir lafı diğer ucunda çok çabuk duyarsınız.

Zonguldak&[#]8217;ın ciddi meselelerine gelince;

Onları ne doğru dürüst konuşan vardır, ne üzerine fazla kafa yoran.

Konuşsanız, yazsanız da pek prim yapmaz.

Almanların yaptığı bir araştırmaya göre şeffaf olmayan toplumların dedikodu toplumu olması kaçınılmaz.

Yerine göre bilinçli bir taarruz.

Yerine göre laf olsun torba dolsun.

Zonguldak&[#]8217;ta her ikisi de fazlasıyla var.

Bilen de inanıyor, bilmeyen de inanıyor.

__

Aşçı uyardı!

Dün; &[#]8220;EnerjiSa sınıfı geçti&[#]8221; diye yazmıştım.

Kast ettiği EnerjiSa başta olmak üzere ilk kar yağdığında sınıfta kalan kurumların ikici kar yağışına daha hazır olduklarını anlatmaktı.

Büyüğümüz Namık Aşçı&[#]8217;nın telefonla görüşmek istediğini söylediklerinde, fırçayı yemeye hazır olarak açtım telefonu.

Namık Ağabey Pazar günü gündüz ve akşam olmak üzere Bahçelievler Mahallesi&[#]8217;nde elektriklerin zaman zaman kesildiğini söyledi.

&[#]8220;Enerji- Sa nasıl sınıfı geçmiş. Masa başından yazarsan böyle olur&[#]8221; sözleriyle de tüm söylediklerini perçinleştirdi.

Tam konuyu bağladık diye düşünürken; &[#]8220;Gazeteyi akşam eve götüreceğim&[#]8221; sözleriyle Dr. Ülkü Aytaç Aşçı&[#]8217;dan gelecek eleştiriler de hazırlanmam gerektiğini anladım.

EnerjiSa Müdürü Selman Nair&[#]8217;i arayıp bu olanları anlattım.

Ve kim bilir kaç kişi daha Bahçelievler&[#]8217;de aynı mağduriyeti yaşadı?

Müdür Bey Pazar günü neler olduğunu anlattı ve kesintileri doğruladı.

Selman Bey&[#]8217;in verdiği bilgi Cuma gününe dayanıyordu.

İkinci karlı ve fırtınalı günlerde çok zorlu şartlarda nasıl mücadele ettiklerini anlatırken oldukça keyifliydi.

Pazar günü yaşanan kesintilerin trafolarda meydana gelen patlama ve kısa devrelerden kaynaklandığını belirterek devam eden yatırımlarla bu sorunların da sona ereceğini söyledi.

Namık Ağabey&[#]8217;e uyardığı için teşekkür ediyorum.

Aman Selman Bey şu kesintileri toptan düzeltseniz de biz de sıkıntı yaşamasak!

Bak yine kar geliyor!