Bu aralar,
Çok az kaliteli yazı okuyabiliyoruz.
Yazanlar da,
Herkesi okuduktan sonra,
Gece yarısı cevap mektubu şeklinde yazıyor.
Çıkmış şimdi bir tanesi,
‘Batuhan yazısında küfür etti’ diyor.
Yani bu parıltılı zekanın,
Bu üstün tespitine hayran kaldım.
Olayın fotoğrafını iyi çekmiş,
Harikulade bir durum çıkarımı yapmış.
Benim hangi yazılarım veya cümlelerim için bunu dedi?
‘Dar ağacında ki ip ne?’.
‘O Rus bu mu?’.
‘Kendisine gelmesi için onu silktim’.
‘O Rus bunun çocuğu mu?’.
Mesela bunların hiç biri küfür değildir.
Eski İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu da mesela ‘Operasyon çocuklarını’ terminolojiye kazandırmıştı.
Ben,
Engin Türkçemizin,
Bana sunduğu nimetlerden faydalanıyorum.
Tabi,
Zengin Türk Edebiyatımızın bizlere sunduğu,
Söz sanatları da,
Bu noktada çok işime yarıyor.
Ayrıca,
Ben yazdıklarımdan mesulüm,
Senin anladıklarından değil.
Benim yazılarım herkesin aynasıdır.
Kim nasıl okur,
Nasıl anlarsa kendindendir.
Mesela ‘Dar ağacındaki ip ne?’ diye soruyoruz.
İpin cinsini merak ediyoruz.
‘O Rus bu mu?’ diyoruz.
O Rus’un kim olduğunu merak ediyoruz.
‘Kendisine gelmesi için onu silktim’ derken,
Silkmek, sarsmak anlamına geliyor.
‘O Rus bunun çocuğu’ diyoruz.
Soruşturduğumuz Rus’un,
Bu adamın çocuğu olduğuna dikkat çekiyoruz.
Böyle anlarsanız sorun yok.
Mesela bana açık açık hakaret edenlere,
‘Silktiriniz gidiniz efendim’ desem.
Yine suç olmaz.
‘Kendinizi sarstırıp gidiniz’ anlamına çıkar.
Türkçemiz çok güzel bir dil.
Çekimli,
Ağdalı…
Çok şükür Türk doğmuşuz.
Türkçe diline sahip olmuşuz.
Büyük nimet.
* * * * * * * * *
Zonguldak A takım bürokraside,
Atamalar olduğunda yazmıştık.
Zonguldak İl valisi Osman Hacıbektaşoğlu,
Ve,
Zonguldak İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen’in,
Yönetim anlayışları nasıl olacağı yönünde.
Örnek olarak vermek gerekirse,
Metin Turanlı,
Polis-Devlet modelini uygulamıştı.
Polisler,
Olağan görevlerinin dışında,
Belediyenin görevlerine bile müdahale etmişti.
Ve polis çakarları,
Sürekli sivil vatandaşın gözüne sokulmuştu.
Artık öyle bir hale geldi ki,
Polis derimize nüfuz edecekti az gitti.
Yeni Emniyet Müdürümüz Sinan Ergen,
Trafik yönünde çok etkili bir görüntü çiziyor.
Gözlemlerim bu yönde.
Sürekli trafik polislerini görüyorum.
Ve sürekli çevirmeler oluyor.
Fahri Müdür döneminde,
Gece çevirmeleri çok veya aşırı değildi.
Alkollü araç kullanımıyla alakalı net bir mücadele görüyorum.
Ve bunu çok önemsiyorum.
Mekanlara onca parayı veren insanlar,
Üç kuruş taksi parasını çok sayıyor.
Sinan Ergen’in trafik güvenliğini öncelediği izlenimi edindim.
Polisler olağan yetkilerinin ilerisine de gitmiyor.
Öte yandan,
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu da ilk sinyalleri verdi.
Kesinlikle devletin soğuk yüzü değil.
İnsan odaklı bir yönetim anlayışına sahip.
Köprü altı işgalcilerine gösterdiği sabır ve tevazu,
Bunun net kanıtı değil mi?
İnsan taş olsa çatlardı yoksa.
* * * * * * * * *
Avukat Hasret Uzun,
Akın Kavi ve Ergin Özkul hakkında,
Savcılığa şikayette bulundu.
İkilinin canlı yayındaki sözleri,
Delil olarak sunulmuş.
Ben iki gün önce dile getirmiştim.
Öyle bir hırsla konuşuyorlar ki,
Avukat hanımı adeta hedef gösteriyorlar.
Biri ikilinin sözleri üzerine,
Hasret Uzun’a saldırırsa sorumlusu kim olacak?
Bir avukata saldırmaları için,
Onların nezdinde düşman görmeleri için,
Mustafa Çağlayan’ın,
Ali Rıza Tığ’ın,
Batuhan Karamalak’ın,
Ve adını bilmediğin bir çok insanın,
Avukatı olması yeterli bir sebep mi?
Bir avukat bundan dolayı,
Yani müvekkilinden dolayı,
Açık hedef yapılabilir mi?
Hasret Uzun benim avukatım olmasa,
Baro bana avukat vermek zorunda.
Eeee?
Zorunlu şekilde benim avukatım olacak kişi de mi suçlu olacak?
Ama siz ikiniz istiyorsunuz ki,
Zonguldak ikinizin olsun,
Türkiye Cumhuriyeti ikinize çalışsın,
Türk Hukuk Sistemi ikinize göre iş yapsın,
Bakkal size satış yapsın,
Polis sizi görmesin,
İtfaiye bir tek sizin yangınınızı söndürsün.
Belediye bir tek sizin evinizin önünü süpürsün.
Başkasına yapılırsa herkes suçlu.
Ne güzel dünya be!