AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, iki gazetecinin şantajına maruz kaldı!
Mustafa Çağlayan, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’nde çok çarpıcı açıklamalar yaptı. 
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Derya Akbıyık, toplantının canlı yayınlanmasına izin vermemiş!
Keşke Mustafa Çağlayan’ın açıklamaları canlı olarak verilseydi. 
Çağlayan’ın önemli mesajlarını, biz buradan canlı olarak verelim...
Mustafa Çağlayan, özetle diyor ki: 
“Ailemden gelen varlığım var. Ben, bir evde oturuyordum. Arkadaşım İstanbul’a taşındı. Onun evini satın aldım. Çalmadım, çırpmadım, evi belediyeden, Milli Emlak’tan, Orman’dan almadım! Üstelik beni eleştirenler gibi kimseyi dolandırmadım. Siz, onu batırmışsınız, bunu batırmışsınız, diğer firmayı başkasının üzerine yapmışsınız. Ahlak bekçisi kesiliyorsunuz. Ben, bu zamana kadar hiçbir basın mensubundan böyle bir muamele görmedim. Sadece iki kişiden gördüm. Bir tanesi şu anda aranızda değil, bir tanesi de şu anda her gün bizi gündemde tutan arkadaş. Hiçbir işadamımızı tehdit edemezler. Hiçbir tane kamu kurumunun çalışanlarını bizim üzerimizden tehdit ettirmeyiz, şantaja boyun eğdirtmeyiz. Yanlarında oluruz, olacağız. Zonguldak, güzel bir şehir, kirletilmesine müsaade etmeyiz. Eğer çamuru yapıştırmaya, birazcık paçalarına sürmeye çalışırlarsa, onu kesip atmasını da biliriz. Kimseye boyun eğecek halimiz yok.”

Şantajcı iki gazeteci ve Cumhuriyet Başsavcılığı...

AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı tehdit eden iki gazeteciyi tahmin ediyoruz!
Bunların biri erkek, biri dişi! Bu dişiyi yapan iki kişi!
Erkek görüneni, piyasayı dolandırıyor!
Dişi olan, saf olduğu için genelde erkekler tarafından dolandırılıyor!
Erkekler tarafından dolandırılan bir kadın, nasıl oluyor da AK Parti İl Başkanını tehdit edebiliyor?
Yargının bu konuda ne yapacağını merak ediyoruz.
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak’taki siyasi temsilcisi...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi temsilcisini, Zonguldak’ta hangi gazeteciler tehdit etmiş?
Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, bu iki gazeteciyi merak etmez mi?

Mustafa Çağlayan’ın asaleti...

Zonguldak’ta son günlerde giderek büyüyen kavganın nedeni, AK Parti’deki güç savaşı!
Partiyi ele geçirmek isteyen bir milletvekili, bir medya kuruluşu aracılığıyla siyaseti dizayn etmeye çalışıyor!
Bu nedenle AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’a saldırıyorlar!
Vekaleten görevde olan Mustafa Çağlayan’ın asaletinden korkuyorlar!
“Müflis tüccar, eski defterleri karıştırır” sözünü bilirsiniz...
Bunlar da eski defterleri karıştırıyorlar!
"Keşke Erdal Mercimek, İl Başkanı olsaydı” diyorlar!
Erdal Mercimek, onlara göre "lokum"du!
Ama Mustafa Çağlayan öyle değil.
Süreci dikkatle izliyoruz.

Öğrencilere burs verilsin

Zonguldak Dernekler Federasyonu (ZONDEF) Genel Başkanı Ziya Öncan, Zonguldak’a gelmiş!
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve Belediye Başkanı Dr. Ömer Selim Alan’ı ziyaret etmiş!
Demek ki, yakında yine İstanbul’da tanıtım günleri yapılacak!
Yine bedava alınan stantlar, yüksek bedellerle Zonguldak’tan gelen firmalara satılacak!
Para kazanılacak!
Eyvallah...
Organizasyon şirketine filan o kadar büyük paralar verilmesin!
Basına da para verilmesin!
Bu paraların hepsi, öğrencilere burs olarak verilsin.
Tanıtım günlerine giden Zonguldak firmaları bir şey kazanmıyorlar!
Bari, verdikleri para boşa gitmesin!

Tencere-Kapak-Kenef...

Hani “Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş” derler ya...
Öyle bir durum!
Zonguldak gündemini işgal eden ikilinin arasındaki ilişkiyi hep merak ediyordum.
Ya bunların ikisi de dolandırıcı çıktı!
İkisi de önce aile fertlerini dolandırmışlar!
İnsan, kardeşini dolandırır mı?
İnsan, eniştesini dolandırır mı?
Şimdi bir araya gelebilmelerini ve aralarındaki yakınlık derecesini daha iyi anladık!
“Tencere yuvarlanmış  kapağını bulmuş” da olabilir!
Birbirlerini kenefte bulmuşlar da olabilir!
Sifonu çekmek, yine bize düşecek!
Bekleyin...

Niteliklisi ayrı, niteliksizi ayrı...

Kötü kadınlara kürtaj serbest olmalıydı!
Biz de bu kadınların çocuklarıyla uğraşmak zorunda kalmamalıydık!
Kadını ayrı, erkeği ayrı...
Niteliklisi ayrı, niteliksizi ayrı...
Bazen gerçekten yorulduğumu hissediyorum.
Bu kadar işin arasında bir de bu çocuklarla uğraşmak zorunda kalıyorum.