Pusula TV, 13 Kasım 2014 Perşembe günü saat 17.00’da yayına başladı.

Ama daha yayına başlamadan olay oldu.

Spor Toto 3’üncü Lig 1’inci Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren temsilcimiz Zonguldak Kömürspor Kulübü ile sözleşme imzalayıp Türkiye Futbol Federasyonu’na gönderdik. Zonguldak Kömürspor Kulübü’nün iç saha maçlarının yayın hakkını aldık.

Bununla ilgili ödemeyi de gerçekleştirdik.

Ortalık karıştı.

Maçı canlı yayınlayacağımız ve yayın hakkını aldığımız duyulduğunda -ki biz daha yayına başlamamıştık- bu işi engellemek için şer güçler devreye girdi.

Herkesi, her kurumu aradılar, yayın lisansımızın iptali için uğraştılar.

Zonguldak Kömürspor Kulübü Başkanı Süleyman Caner aradı ve, “Kardeşim, bu maçı yayınlama. Sen bu maçı yayınlarsan, kulübümüz zarar görecek” dedi.

Caner’e, “Zonguldak Kömürspor’a zarar verecek adım atmayız” dedim.

Ve dün sabah Türkiye Futbol Federasyonu’ndan Zonguldak Kömürspor-Adliyespor maçının canlı yayın lisansımızın iptal edildiği şeklinde bir faks aldık.

Tabii bu işi kimin kurcaladığını biliyorum.

Aradım, hala dönmedi. Dönse, yaptığının ayıp bir şey olduğunu söyleyecektim.

Olsun… Burası Zonguldak… Ve biz 25 yıldır bu mesleği yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Zonguldak halkı bilsin. Biz Zonguldak Kömürspor maçını canlı yayınlamak için her türlü girişimi yaptık. Ücretini yatırdık. Yayın lisansını aldık. Ama tek bir kişinin kompleksi yüzünden bu maçı yayınlayamıyoruz. İnşallah bu hafta maçı kazanır, yolumuza devam ederiz.

Kayıp Sesin Hikayesi…

Senaryosunu ve yönetmenliğini Emrah Keçeci’nin yaptığı “Kayıp Sesi Hikayesi” belgeseli Pusula TV’de büyük ilgi gördü. EKİ Radyosu’nun hikayesinin anlatıldığı belgeseli izlediğim her defasında büyük bir keyif aldım.

Çünkü EKİ Radyosu’nun olduğu yılları hatırlıyorum. Müthiş bir nostalji.

Üstelik Zonguldak yayın hayatı için de önemli bir basamak.

Metin Kaya’nın “100 Bin Kişiydiler” ve “Derin Çığlık” belgeselleri de Zonguldak tarihi açısından önemliydi.

Hepsi 24 saat içinde Pusula TV ekranlarında dönüyor. Bu işe girerken söylemiştik.

Zonguldak’ta ne varsa, Pusula TV’de o olacak. Öyle de oluyor.

Kıssadan Hisse: Savaşçı vazgeçmez…

Artık faal konumda olmayan bir savaşçı söyle dedi:

"Hayatımız boyunca çeşitli düzeyde becerilere sahip oluyoruz. Başlangıçta, henüz yolun başında olduğumuz ve pek bir şey bilmediğimiz için etrafımızdaki insanlar da kendimiz de beceriksiz olduğumuzu düşünürüz. Bu aşamada hiçbir işe yarayamayız, sadece öğrenmeye devam ederiz. Biraz kavramaya başladıktan sonra bile hala uygulama için hazır olmayız, ama kendimizin ve etrafımızdakilerin eksikliklerini görmeye başlarız. Yavaş yavaş ustalaşmaya başlayınca, başarılarımızla gurur duyar, yakınımızdakilerin eksikliklerini fark eder ve onlara yardımcı olmaya çalışırız. Bu aşamada işe yaramaya başladığımızı hissederiz. En yüksek seviyeye eriştiğimizde hiçbir şey bilmiyormuş, çabalarımız işe yaramıyormuş gibi görünür. İşte aydınlanma bu noktada gerçekleşir, sonsuz sırlar artık avucumuzdadır. Aydınlanma yolu ve ustalığın sonsuz olduğunu anlayınca, sonuca ulaşma telaşı olmaksızın yolu takip etmekten memnun oluruz, çünkü yolun sonu olmadığını fark ederiz. Her gün daha iyi olmak için gayret eder ve öğrendikçe aslında hiçbir şey bilmediğimizi anlarız."

Yagyu Sensei ise, "Şimdiye kadar başkalarını alt etmeyi öğrenmedim ama en iyi durumdayken kendimi alt etmeyi öğrendim" dedi.

Her zaman daha iyi olmaya çalışmalıyız. Daha iyi bir anlayışa sahip olmak için her gün çaba sarf etmeli ve asla vazgeçmemeliyiz.

"Hagakure Savaşçının Yüreği" adlı kitaptan alıntıdır.