Cumhuriyet coşkusu yoktu.
Vali Erdal Ata´nın iki yıldır özellikle üzerinde durduğu kutlamalara bu sene de gölge düştü diyebiliriz.
Bunun birinci nedeni yağmur engeli olarak görülebilir.
Bana göre tam tersi.
Genel bir ilgisizlik hakim.
Türkiye Cumhuriyeti´nin önemli bayramlarından biri 29 Ekim.
Son yıllarda artarak devam eden ilgisizlik yeni değil.
Törenlerin çok resmi bir dille geçmesi sıkıyor insanları.
İnsanlar bayramda bir anlamda bayram havası yaşamak istiyor.
Cumhuriyet´in önemi ne kadar sık vurgulanırsa vurgulansın bu sistemle ilgi artmaz. Bunun için yenilik ve görsel zenginlik lazım.
Stadyumda yapılması bu ahengi olumsuz etkiliyor.
Daha önce caddede yapılıyordu yürüyüşler.
Kentin başka yolu olmadığı için trafik kaosu yaşanıyor.
O zaman başka sorunlar doğuyor.
Galiba bu kutlamalar caddelerde daha güzel ve yakın oluyor.
Ama yine de yeterli değil.
Görsel zenginlik katamadığınız sürece ilgi yine olmayacak. Bunun için ciddi çalışan bir organizasyon komitesine ihtiyaç var.
O komite bir şeyleri organize edecek.
Bu komite dışarıdan destek almak zorunda. Yani bürokrasi dışında ki kuruluşlardan destek almadan bu işin havası yarım kalır.
Zor mu peki.
Hayır asla zor değil.
Çocukları, öğrencileri, orta yaş ve ileri yaşlardakileri bu törenlere getirmek zor değil,
Bu konuda görev alan pek çok kişi gerçek anlamda bir organizasyon becerisinden yoksun. İşin şov kısmını yapacak birikim ve cesaretleri yok.
Sadece 29 Ekim´lerde değil.
Zonguldak´ta yapılan bir çok organizasyonda çabalar sembolik kalıyor.
"En iyisini yapın" diyince en iyisi olmuyor.
Zonguldaklılar daha dolu dolu, daha zengin, daha renkli ve göze hitap edecek bir Cumhuriyet Bayramı yaşamak istiyor.
Cumhuriyet Balosu´na olan ilgi neden diğer törenlerde yok? Bunu iyi sorgulamak gerekir? Bunu hep birlikte sorgulayalım.
Yoksa git gide körelen ve köreltilen bir duygu gibi geliyor bana.
Vali Erdal Ata´nın iki yıldır özellikle üzerinde durduğu kutlamalara bu sene de gölge düştü diyebiliriz.
Bunun birinci nedeni yağmur engeli olarak görülebilir.
Bana göre tam tersi.
Genel bir ilgisizlik hakim.
Türkiye Cumhuriyeti´nin önemli bayramlarından biri 29 Ekim.
Son yıllarda artarak devam eden ilgisizlik yeni değil.
Törenlerin çok resmi bir dille geçmesi sıkıyor insanları.
İnsanlar bayramda bir anlamda bayram havası yaşamak istiyor.
Cumhuriyet´in önemi ne kadar sık vurgulanırsa vurgulansın bu sistemle ilgi artmaz. Bunun için yenilik ve görsel zenginlik lazım.
Stadyumda yapılması bu ahengi olumsuz etkiliyor.
Daha önce caddede yapılıyordu yürüyüşler.
Kentin başka yolu olmadığı için trafik kaosu yaşanıyor.
O zaman başka sorunlar doğuyor.
Galiba bu kutlamalar caddelerde daha güzel ve yakın oluyor.
Ama yine de yeterli değil.
Görsel zenginlik katamadığınız sürece ilgi yine olmayacak. Bunun için ciddi çalışan bir organizasyon komitesine ihtiyaç var.
O komite bir şeyleri organize edecek.
Bu komite dışarıdan destek almak zorunda. Yani bürokrasi dışında ki kuruluşlardan destek almadan bu işin havası yarım kalır.
Zor mu peki.
Hayır asla zor değil.
Çocukları, öğrencileri, orta yaş ve ileri yaşlardakileri bu törenlere getirmek zor değil,
Bu konuda görev alan pek çok kişi gerçek anlamda bir organizasyon becerisinden yoksun. İşin şov kısmını yapacak birikim ve cesaretleri yok.
Sadece 29 Ekim´lerde değil.
Zonguldak´ta yapılan bir çok organizasyonda çabalar sembolik kalıyor.
"En iyisini yapın" diyince en iyisi olmuyor.
Zonguldaklılar daha dolu dolu, daha zengin, daha renkli ve göze hitap edecek bir Cumhuriyet Bayramı yaşamak istiyor.
Cumhuriyet Balosu´na olan ilgi neden diğer törenlerde yok? Bunu iyi sorgulamak gerekir? Bunu hep birlikte sorgulayalım.
Yoksa git gide körelen ve köreltilen bir duygu gibi geliyor bana.
Dertleri beni evlendirmek
Cumhuriyet Balosu´na katılım yüksekti.
Bir çok konuklar tokalaşıp ayak üstü sohbet etmeye çalıştım.
Herkesin bir birini rahatça görebildiği, konuşup kaynaşabildiği yerler resepsiyonlar.
Bu yüzden resepsiyonların daha fazla olması gerekiyor.
Kolay kolay bir araya gelemeyen bürokrat ve siviller buralarda bir araya gelip ayak üstü iş konuşabiliyor.
Diyalog kurabiliyor.
Resepsiyonlarda eşsiz olduğum için daha kolayca dolaşabildim.
Bir gazetecilerin zaman zaman eleştirdiği isimlerle karşılaşması bu buluşmaları daha ilginç kılabiliyor.
Önceki akşam ki baloda da bunlar yaşandı.
Siyasetçi medya ilişkilerinin yanı sıra eleştiri sınırlarının ne olması üzerine koyu sohbette bulunduğumuz gecede ilginç bir sonuç çıktı.
CHP Milletvekilleri Ali İhsan Köktürk ve Ali Koçal ile Türk Telekom Müdürü Halil Aksoy, önceki Belediye Başkanı Secaattin Gonca farklı zamanlarda ortak bir cümle kurdular.
"Senin eleştirilerinden kurtulmanın tek yolu seni evlendirmekten geçiyor. O zaman bizimle uğraşmaya zamanın kalmayacak. Biz de rahat edeceğiz"
İşimiz gereği zaman zaman sert eleştiriler yapabiliyoruz.
Ancak bunlar gazetecilik refleksiyle sınırlı kaldığında kapılar yüzünüze kapanmıyor ve diyalog köprüleriniz daha canlı oluyor.
Bir birini anlamak açık sözlülükten geçiyor.
Bir çok konuklar tokalaşıp ayak üstü sohbet etmeye çalıştım.
Herkesin bir birini rahatça görebildiği, konuşup kaynaşabildiği yerler resepsiyonlar.
Bu yüzden resepsiyonların daha fazla olması gerekiyor.
Kolay kolay bir araya gelemeyen bürokrat ve siviller buralarda bir araya gelip ayak üstü iş konuşabiliyor.
Diyalog kurabiliyor.
Resepsiyonlarda eşsiz olduğum için daha kolayca dolaşabildim.
Bir gazetecilerin zaman zaman eleştirdiği isimlerle karşılaşması bu buluşmaları daha ilginç kılabiliyor.
Önceki akşam ki baloda da bunlar yaşandı.
Siyasetçi medya ilişkilerinin yanı sıra eleştiri sınırlarının ne olması üzerine koyu sohbette bulunduğumuz gecede ilginç bir sonuç çıktı.
CHP Milletvekilleri Ali İhsan Köktürk ve Ali Koçal ile Türk Telekom Müdürü Halil Aksoy, önceki Belediye Başkanı Secaattin Gonca farklı zamanlarda ortak bir cümle kurdular.
"Senin eleştirilerinden kurtulmanın tek yolu seni evlendirmekten geçiyor. O zaman bizimle uğraşmaya zamanın kalmayacak. Biz de rahat edeceğiz"
İşimiz gereği zaman zaman sert eleştiriler yapabiliyoruz.
Ancak bunlar gazetecilik refleksiyle sınırlı kaldığında kapılar yüzünüze kapanmıyor ve diyalog köprüleriniz daha canlı oluyor.
Bir birini anlamak açık sözlülükten geçiyor.
Ak Partililer tribündeymiş
Dünkü gazetemizin manşeti ´Ata´yı ilgisizlik üzdü´ şeklindeydi.
Haber içinde verilen detaylardan birinde Ak Parti Milletvekillerinin törenlere katılmadığı yazılıydı.
İkinci bir detay ise
İl yöneticilerinin de stadyumda törende olmadıkları yönündeydi.
Ak Parti İl Başkan Vekili Mecit Aydın aradı dün. "Ben ve sekiz arkadaşım toplu halde törendeydik" diyor.
Tribündeki çekilen hiçbir fotoğrafta görülmediklerini hatırlattım.
Törene geldiklerinde protokol tribünün dolduğu için başka bir noktada durduklarını belirtti Aydın.
Mecit Aydın haklı. Ak Partililer törende yer almışlar. Nermin Akkaya arkadaşımız onları bir türlü görememiş. Hatamızı düzeltiyor ve Ak Parti camiasından özür diliyorum.
Protokol tribününde o kadar insan varken İktidar Partisi´ne bir koltuk düşüyor mu acaba?
Düşüyorsa oraya kim oturdu?
Çünkü Mecit Bey her ne kadar bunu yüksek dille ifade etmese de yer bulamamış olmaktan dolayı rahatsız.
Haber içinde verilen detaylardan birinde Ak Parti Milletvekillerinin törenlere katılmadığı yazılıydı.
İkinci bir detay ise
İl yöneticilerinin de stadyumda törende olmadıkları yönündeydi.
Ak Parti İl Başkan Vekili Mecit Aydın aradı dün. "Ben ve sekiz arkadaşım toplu halde törendeydik" diyor.
Tribündeki çekilen hiçbir fotoğrafta görülmediklerini hatırlattım.
Törene geldiklerinde protokol tribünün dolduğu için başka bir noktada durduklarını belirtti Aydın.
Mecit Aydın haklı. Ak Partililer törende yer almışlar. Nermin Akkaya arkadaşımız onları bir türlü görememiş. Hatamızı düzeltiyor ve Ak Parti camiasından özür diliyorum.
Protokol tribününde o kadar insan varken İktidar Partisi´ne bir koltuk düşüyor mu acaba?
Düşüyorsa oraya kim oturdu?
Çünkü Mecit Bey her ne kadar bunu yüksek dille ifade etmese de yer bulamamış olmaktan dolayı rahatsız.