Zonguldak´a her daim renkli simalar geldi geçti.
Solcusundan, dincisine, ataistinden, yobazına kadar pek çok isim.
Son dönemin en medyatik isimlerinden İsmailağa Cemaati´nin popüler isimlerinden Cübbeli Ahmet Hoca lakaplı Mahmut Ahmet Ünlü de Cumartesi akşamı Zonguldak´ta olacak.
Yani program iptal olmazsa.
Ama olabilir de.
Dün istanbul´dan bir gazeteci dostumuz aradı.
"Cübbeli´nin afişlerine yasak mı koydunuz" dedi.
Peşine bir iki telefon görüşmesi.
Meğer afişlere yasak gelmiş.
Olay çok ilginç geldi bana.
Cübbeli Ahmet´i getiren isimler bilboardları işleten firmayla görüşüp el sıkışmışlar.
Fiyatta anlaşıp parayı da vermişler.
Ancak afişler birilerini rahatsız etmiş.
Zonguldak Belediyesi ile temasa geçmişler.
Sonra firmayı aramışlar.
Firmayı arayanlar konusunda farklı isimler veriliyor.
Firma gerekçe göstermiş.
Yaptığı sözleşmeyi hatırlatmış.
Sonra dayatma gelmiş.
Firma da pes etmek zorunda kalmış.
Konuyu müşteriye izah edip afişleri indirmişler.
Düzenleyenlerin kendilerini göstermek istememe çabası olayı biraz esrarengiz hale getiriyor.
Haber Türk TV´de her kanattan insanların saatlerce sıkılmadan izlediği Cübbeli Ahmet´e yasak gelmiş.
Kendisine değil, fotoğraflarına.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın kente gelmesine yakın asılan; "100 yılın lideri" pankartı ne kadar abartılı ise bu da o kadar abes bir durum.
Organizasyon komitesi pısırık.
Çıkıp konuşamıyorlar.
Basından da kaçıyorlar.
Bu durumun haber olmasını da istemiyorlar.
Tek endişeleri var.
Birilerinin bu durumu provoke etmesi.
Demokrasiyi, insan haklarını, din özgürlüğünü savunan kanattan bunu yapanlar.
O zaman Fatih Altaylı´yı linç edelim.
Neden Cübbeli´yi kanalına çıkartıp milyonlarca insanı televizyonlarının başına kilitliyor.
Yazık değil mi bu insanlara!
Fatih Altaylı da çok ayıp ediyor.
Antidemokratik bir yayıncılık yapıyor!
Şeriatı teşvik ediyor!
Gençleri Cübbeli´ye özendiriyor!
Emeğin, emekçinin, demokrasinin kentinde Cübbeli´nin posterlerini indirme çabası kimin için hangi demokrasi sorusunu akla getiriyor?
O zaman Cübbeli´nin Altaylı´nın programlarına çıkması da yasaklansın!
Şimdi denilecekki afişler izinsizdi.
Çok doğru. İzinsiz duvarlara asılan afişler zaten doğal olarak toplatıldı.
Benim sorduğum kiralaması yapılan bilboarlarda ki afişlerin neden indirildiği?
İnsanların renkleri bir birinden saklama çabası ne zaman bitecek?
Bu kadar korkuya gerek yok.
Savunduğunuz demokrasiyi uygulayın.
Solcusundan, dincisine, ataistinden, yobazına kadar pek çok isim.
Son dönemin en medyatik isimlerinden İsmailağa Cemaati´nin popüler isimlerinden Cübbeli Ahmet Hoca lakaplı Mahmut Ahmet Ünlü de Cumartesi akşamı Zonguldak´ta olacak.
Yani program iptal olmazsa.
Ama olabilir de.
Dün istanbul´dan bir gazeteci dostumuz aradı.
"Cübbeli´nin afişlerine yasak mı koydunuz" dedi.
Peşine bir iki telefon görüşmesi.
Meğer afişlere yasak gelmiş.
Olay çok ilginç geldi bana.
Cübbeli Ahmet´i getiren isimler bilboardları işleten firmayla görüşüp el sıkışmışlar.
Fiyatta anlaşıp parayı da vermişler.
Ancak afişler birilerini rahatsız etmiş.
Zonguldak Belediyesi ile temasa geçmişler.
Sonra firmayı aramışlar.
Firmayı arayanlar konusunda farklı isimler veriliyor.
Firma gerekçe göstermiş.
Yaptığı sözleşmeyi hatırlatmış.
Sonra dayatma gelmiş.
Firma da pes etmek zorunda kalmış.
Konuyu müşteriye izah edip afişleri indirmişler.
Düzenleyenlerin kendilerini göstermek istememe çabası olayı biraz esrarengiz hale getiriyor.
Haber Türk TV´de her kanattan insanların saatlerce sıkılmadan izlediği Cübbeli Ahmet´e yasak gelmiş.
Kendisine değil, fotoğraflarına.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan´ın kente gelmesine yakın asılan; "100 yılın lideri" pankartı ne kadar abartılı ise bu da o kadar abes bir durum.
Organizasyon komitesi pısırık.
Çıkıp konuşamıyorlar.
Basından da kaçıyorlar.
Bu durumun haber olmasını da istemiyorlar.
Tek endişeleri var.
Birilerinin bu durumu provoke etmesi.
Demokrasiyi, insan haklarını, din özgürlüğünü savunan kanattan bunu yapanlar.
O zaman Fatih Altaylı´yı linç edelim.
Neden Cübbeli´yi kanalına çıkartıp milyonlarca insanı televizyonlarının başına kilitliyor.
Yazık değil mi bu insanlara!
Fatih Altaylı da çok ayıp ediyor.
Antidemokratik bir yayıncılık yapıyor!
Şeriatı teşvik ediyor!
Gençleri Cübbeli´ye özendiriyor!
Emeğin, emekçinin, demokrasinin kentinde Cübbeli´nin posterlerini indirme çabası kimin için hangi demokrasi sorusunu akla getiriyor?
O zaman Cübbeli´nin Altaylı´nın programlarına çıkması da yasaklansın!
Şimdi denilecekki afişler izinsizdi.
Çok doğru. İzinsiz duvarlara asılan afişler zaten doğal olarak toplatıldı.
Benim sorduğum kiralaması yapılan bilboarlarda ki afişlerin neden indirildiği?
İnsanların renkleri bir birinden saklama çabası ne zaman bitecek?
Bu kadar korkuya gerek yok.
Savunduğunuz demokrasiyi uygulayın.
Pastane değil, hastane yapacağız!
500 yataklı hastanenin nereye yapılacağı tartışılıyor.
dağlık engebe dolu Zonguldak´ta yer yok.
Bu tartışma ne yazık ki müşterek bir karar almaktan uzak kaldı.
Dün bu konuda bir çağrımız vardı.
Sayın Vali Erdal Ata ile görüştüm.
İki nokta üzerinde duruyor.
Birincisi eski Kok Fabrikası´nın olduğu yer.
Oradaki alan kısa süre önce üniversiteye verildi ancak henüz orada bir çalışma yapılmadı.
Üniversite buradan vazgeçmez.
İkincisi TIP Fakültesi´nin bitişiğindeki 50 bin metrekarelik arazi.
Tam Sağlık Bakanı Recep Akdağ´ın istediği gibi.
Ancak kent ne diyecek.
Vali Bey´in kişisel görüşü TIP Fakültesi´nin yanı.
Atatürk Devlet Hastanesi´nin bitişiğindeki lojmanların yıkılıp yerine hastane yapılmasını öneren Ak Parti İl Başkanı Hamdi Uçar yeni öneriler üzerinde duruyor.
Söz konusu büyük bir kompleks olunca kafası karışmış durumda.
Son olarak Karaman ve Bakacakkadı alternatiflerinin de değerlendirileceğini söylüyor.
O da biliyor ki zor ihtimal.
Arada mahalle muhtarları, mahalle sakinleri çıkıyor.
Onlar da doğal olarak böyle bir hastanenin kendi semtlerinde, köylerinde yapılmasını istiyor.
Bunlar da katılımcılık açısından önemli.
Bu arada okur mektupları da geliyor.
Ama şu an ihtimaller de ihtimal dahilinde.
Sağlıklı karar vermek için biraz daha sakin olmak lazım.
Bu kararı Sağlık Bakanlığı heyeti vermemeli.
Onlar sadece tavsiye etmeli.
Birileri de bu tartışmaların uzamasından rahatsız.
Gerek yok.
Pastane değil, hastane yapılacak.
Siz de katılında ağız tadıyla memleketin geleceğini düşünerek bir yer bulalım.
Kararı Zonguldak vermeli.
Zonguldak bu kararı verebilmeli mi?
dağlık engebe dolu Zonguldak´ta yer yok.
Bu tartışma ne yazık ki müşterek bir karar almaktan uzak kaldı.
Dün bu konuda bir çağrımız vardı.
Sayın Vali Erdal Ata ile görüştüm.
İki nokta üzerinde duruyor.
Birincisi eski Kok Fabrikası´nın olduğu yer.
Oradaki alan kısa süre önce üniversiteye verildi ancak henüz orada bir çalışma yapılmadı.
Üniversite buradan vazgeçmez.
İkincisi TIP Fakültesi´nin bitişiğindeki 50 bin metrekarelik arazi.
Tam Sağlık Bakanı Recep Akdağ´ın istediği gibi.
Ancak kent ne diyecek.
Vali Bey´in kişisel görüşü TIP Fakültesi´nin yanı.
Atatürk Devlet Hastanesi´nin bitişiğindeki lojmanların yıkılıp yerine hastane yapılmasını öneren Ak Parti İl Başkanı Hamdi Uçar yeni öneriler üzerinde duruyor.
Söz konusu büyük bir kompleks olunca kafası karışmış durumda.
Son olarak Karaman ve Bakacakkadı alternatiflerinin de değerlendirileceğini söylüyor.
O da biliyor ki zor ihtimal.
Arada mahalle muhtarları, mahalle sakinleri çıkıyor.
Onlar da doğal olarak böyle bir hastanenin kendi semtlerinde, köylerinde yapılmasını istiyor.
Bunlar da katılımcılık açısından önemli.
Bu arada okur mektupları da geliyor.
Ama şu an ihtimaller de ihtimal dahilinde.
Sağlıklı karar vermek için biraz daha sakin olmak lazım.
Bu kararı Sağlık Bakanlığı heyeti vermemeli.
Onlar sadece tavsiye etmeli.
Birileri de bu tartışmaların uzamasından rahatsız.
Gerek yok.
Pastane değil, hastane yapılacak.
Siz de katılında ağız tadıyla memleketin geleceğini düşünerek bir yer bulalım.
Kararı Zonguldak vermeli.
Zonguldak bu kararı verebilmeli mi?