Şimdi herkes biliyor.


Gizli kapaklı hiçbir şey kalmadı.


İnsanın çok özeli bile istendiğinde açığa


çıkabiliyor ve izleniyor.


Sırdaşlık diye bir şey yok.


Zaten atalarımız demişti.


&[#]8220;Sırrını verme, sırdaşına sırrın faş olur.


Sen sana sırdaş olmaz isen kim sana


sırdaş olur?&[#]8221;


İnsan artık kendi kendinin sırdaşı bile


olamayacak duruma getirildi.


Niyet okunuyor.


Ya da insan, &[#]8216;acaba düşündüklerimden


her hangi bir şekilde sorumlu tutulabilir


miyim?&[#]8217; endişesiyle birilerine danışıyor.


O zaman bir takım işlemler başlıyor.


Akıldan geçen düşünceler gün yüzüne


çıkmış ve işleme tabi oluyor.


Kısaca ardımızdan gelen gölgenin bir


takım şüpheli hareketleri olduğunu


sanıyoruz.


Gölgemizden bile çekiniyoruz.


Önümüze düşen gölgeye basmama


gayretleri içinde oluyoruz.


Ne olmaz, ne olmaz&[#]8217;


En çok konuşan, en hızlı hareket eden her


daim önde oluyor.


Onun söylediklerine yüzde yüz inanmak


zorunda olduğumuzu düşünüyoruz.


&[#]8230; ve öyle de oluyor.


Herkes onun adını öne çıkarıyor.


O her şeyin bileni.


Her şeyin karar vereni.


İki kalın dudak arasından çıkacak sözler


emirden de öte bir anlayış ile uygulamaya


konuluyor.


Kimin ne yaptığı önemli değil.


O ne yapacak önemli olan o.


O olmadan bırak adım atmayı, nefes


almak bile mümkün değil.


Kimin için?


Onun seçip ellerine kısıtlı yetki verdikleri


için.


Normal olmayan her şey, onun ağzından


çıktığında normalmiş gibi algılanmak


zorunda.


O kadar usturuplu bir edası var ki.


Sorma gitsin.


İnsan ister istemez,


&[#]8221;Anormallik bende galiba. Baksana durum


ne kadar normalmiş.&[#]8221; diye düşünmeden


edemiyor.


Kısaca veya uzunca&[#]8230;


Nasıl algılarsanız algılayın.


Her tek adam döneminde yaşanması


gereken durumları yaşıyoruz.


Bunda şaşacak, anormal sayılacak bir


durum yok.


Bir süre daha böyle yaşayacağız.


Bir insanın beyni ne kadar gelişkin olursa


olsun, günü geldiğinde fonksiyonlarını yitirir.


Zaten beyin hücreleri kendini


yenileyemediği gibi sürekli hücre kaybına


uğramaktadır.


Dünya da kaç dâhinin beyni saklanıyor?


Bilen var mı?


Vardır elbette.


Dahi sayılanların beyinleri sadece insan


yararına çalışmalar yapmak için yaratılmıştır.


İnsanların yaşamlarını kolaylaştırmak,


onları mutlu kılabilecek malzemeleri yaratıp,


insanların hizmetine sunmak dâhilerin işidir.


İnsanları karamsarlığa sürüklemek.


Dediğim dedik, çaldığım düdük tavırları ile


insanlar mutlu edilmez.


Kim mutlu olur bu durumda?


Yakın çevreler ve yağcı taifeleri!


Ne zamana kadar?


İşte onu, o değil Allah bilir&[#]8217;