Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun,
CHP’lilere kaydığı azar,
Hala çok konuşuluyor.
Türüne,
Ender rastalanacak bir durumdu.
Sebebini öğrendik.
Alınan iznin içeriğine uyulmadığı için,
Vali Bey böyle bir çıkış yapmış.
Daha uygun,
Daha münasip bir uyarı olamaz mıyıd?
Tabi ki olurdu.
Ama,
Vali bey de zor süreçler atlattı.
Grip oldu.
Zonguldaklı’nın yer bulamadığı yoğun bakımda,
Grip tedavisi gördü.
Bu grip,
Birkaç kez Vali beyi hastanelik etti.
Peşine,
Olay Ramazan ayında gerçekleşti.
Vali bey oruçlu da olabilir!
Aynı zamanda,
Zonguldak gibi bir kenti,
Yönetmeye çalışmak da zorlu bir iş.
Bürokrat kendi bürokratına mobbing yapar.
Vali bey uğraşır.
İl Özel İdareye işçi alınır.
‘Torpil var’ diyen Akın Kavi ile Vali Bey uğraşır.
Daha sonra ise eşinin üzerine olan şirketin ‘Yönetim Kurulu’ başkanı diye kabul eder.
Bunlar zor işler.
Ama hemşehri hemşehriyi,
Biraz da böyle kabul eder değil mi?
Bir önceki ziyarette,
Akın Kavi ‘Genel Müdür’ olarak kabul edilmişti.
Trabzonluluk hal olunca,
İş köy bulmaya geldi.
Sanırım Aho mu, Os mu, Of mu?
Buna karar verildi ki,
Akın Kavi’nin mertebesi,
Genel Müdürlükten,
Yönetim Kurulu başkanlığına yükseltildi.
Bir başka ilginç ziyaret ise,
CHP’li Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci tarafından gerçekleştirildi.
Dökmeci’nin partisi,
‘Vali bey bizi azarladı’ diye neredeyse eylem yapsın,
Sen kalk,
Vali Beyi ziyaret et!
Dökmeci, “Tepkinizde haklısınız Sayın Valim” falan demiş olabilir.
“Siz nasıl CHP’lileri azarlarsınız’ diyemeceği kesin olduğuna göre,
Destek vermesi daha kuvvetle muhtemel.
Neyse!
Ulan Trabzonlu olmak varmış memlekette!
Üzerine telefon hattı alamayan adamları,
Devletlum ‘Yönetim Kurulu Başkanı’ diye ağırlıyor.
Gör bunları gör Hamdi Uçar!
Köyümüz aynı.
Bundan sonra,
‘Şanyolye’ sıfatı ile,
Beni sütlaç çetesine almanız lazım.
Akın Kavi’nin yönetim kurulu başkanı oldduğu yerde,
Ben de Almanya Devlet Başkanı yani Şansolye olarak,
Ağırlanırım herhalde.
Kim bu adam Trabzon Dük’ü mü?
Öyle ise ben de Beycuma Dük’üyüm!
Neyse çok da Dük’üme!
Dük nedir, kime denir?
Dük: Avrupa'nın bazı bölgelerinde küçük devletin hükümdarı. Kutsal Roma İmparatorluğunda Dükler, eyaletlerin hükümdarı ve ilçelerdeki kontların üstleriydi ve daha sonra feodal monarşilerde kralın en rütbeli akranı oldu. Roma İmparatorluğunda ise komutan veya generallere verilen ünvandır.
* * * * * * * * * *
Zonguldak’ta,
Özellikle medya mensupları arasında,
Bir gelişme olduğunda,
Ali Rıza Tığ turnusolu çalıştırılıyor.
Karşı cenah,
‘Bunlar Ali Rıza Tığ’cı’ diye,
Saçma bir söylem geliştiriyor.
Bu söylem üzerinden,
Gerçekten para kazananlar bile var.
İftar verenler de var.
Ben buna ‘Ali Rıza Tığ enflasyonu’ diyorum.
Dernek yönetimi için,
Demokratik bir yarışa giriyoruz.
Pusula’dan kimse,
Yönetimde bile yok.
Üyesi en az medya kuruluşu belkide.
‘Ali Rıza Tığ dernek seçimine karışıyor’ yaygarası koparıyorlar.
Buna da,
Ali Rıza Tığ demokrasisi diyoruz.
Tabi bu işlerde,
Ali Rıza Tığ’a,
Ne kadar maruz kaldığınız önemlidir.
Adamın biri köşe yazıyor.
Son on yazısının yedi tanesinde,
Ali Rıza Tığ geçiyor.
Bu,
Yüzde yetmiş demek.
Bu adam,
Hayatının veya zamanının,
Yüzde yetmişini karısına ayırıyor mudur?
Sanmam!
Ali Rıza Tığ’a ayırıyor ama!
Bu biraz da,
Antideprasan gibi bir şey!
Mesela Prozac isimli ilacı herkes bilir.
Ama bizim patronun ki,
Prozac değil!
Alirızac!
Dozajında kullanırsanız,
Herkese iyi gelir.
Fazla kullanırsanız,
Bağımlılık yapar.
Mesela zamanında,
Mustafa Özdemir,
Alirızac dozajını almıştı.
Tedavisi tamamlandı.
Arada keyiflenmek için beni yazıyor sadece.
Batuzac,
Alizac’a göre daha hafif bir sakinleştirici Mustafaa Ağabey için.
Benle oyalanıyor işte!
Bir de,
Bağımlılıktan ötürü,
Yoksunluk belirtileri gösterenler var.
Akın Kavi gibi!
Yoksunluk,
Yoksulluk,
Ne arasanız var!
Üzerine telefon hattı alamıyor.
Al sana yoksulluk!
Sürekli Ali Rıza diyor başka bir şey demiyor.
Al sana yoksunluk!
Akın Kavi’nin,
Alirızac’a ihtiyacı var.
Alirızac hayat kurtardığı gibi,
Fazla dozajda,
Hayat da karartabilir.
Alirızac!!
Hayat ne rahat!