Vali Bey sigarayı bırakalı 20 yıl olmuş.
Dedik ya yetkililer örnek olacak.
Vali Bey de sigara içmeyerek örnek oluyor.
Ne mutlu kendisine.
Dumansız hava koruyucularının eğitim çalışmasında yaptığı konuşmada anlattı:
Hayatta elde ettiği başarılarda ve bugün geldiği konumda sigarayı bırakmasının etkisi de varmış.
Sigara içenler kaybeder diyor Vali Bey.
Nitekim kaybediyorlar.
Hem paralarını kaybediyorlar hem de sağlıklarını.
Sağlığı kaybettiniz mi bittiniz demektir.
Para kazanılıyor ama sağlık gitti mi bir daha geri gelmiyor.
Bunu 6 sene önce fark ettim.
Sigarayı bırakalı önümüzdeki ay tam 6 sene olacak.
Demek ki gerçekleri göreli 6 sene olmuş.
Zararın neresinden dönülse kârdır derler.
Biz de burasından dönmüşüz işte.
Vali Bey&[#]8217;in ki kadar olmasa da sigarayı bırakmada 6 sene de kayda değer bir zaman dilimi.
6 sene içinde bu sayede sağlığımda çok önemli değişiklikler oldu.
En basitinden geçenlerde olduğu gibi gripli ortamlarda bulunup çok yoğun mikrop taarruzuna uğramama rağmen grip olmuyorum.
Bunun sebebi sigarayı bıraktıktan sonra bağışıklık sistemimin güçlenmesidir.
Sistemin güçlenmesiyle ve grip olmamakla iş bitmiyor.
Önemli olan başta akciğer kanseri olmak üzere onlarca çeşidi bulunan kansere ve kalp krizine yakalanma riskini ömrü billah hiç sigara içmeyen bir kişiyle aynı konuma getirebilmektir, yani vücudu sıfırlayıp yenileyebilmektir.
Bunun için en az 10 yıl hatta 15-20 yıl geçmesi gerekiyor.
Sigara işte bu kadar illet bir şey.
Bir kere ciğerlere, gırtlağa, damarlara yapıştı mı kolay kolay arınmıyor, çıkmıyor, kaybolmuyor.
6 sene az zaman değil.
Bu kadar yıl geçmesine rağmen ciğerlerim halen daha kendisini temizlemeye ve yenilemeye devam ediyor.
Bir başka deyişle vücut gördüğü tahribatın izlerini silmeye, kendisini onarmaya çalışıyor.
Bu iş soba borusu temizlemeye benzemiyor ki kurumları bir anda süpürüp yok edebilesiniz.
O nedenle ne kadar erken bırakılırsa o kadar iyi.
Ne kadar erken bırakırsanız katran vücudunuza o kadar az yapışır.
Televizyonlarda çok güzel bir reklam dönüyor.
Reklamda günde bir paket sigara içen bir kişinin bir yılda vücudunda biriken katran miktarı gösteriliyor.
Tam bir su bardağı dolusu.
Bir başka reklamda da çocuk &[#]8220;anne baba sigaranızı da yakmayın beni de yakmayın&[#]8221; diyor.
Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan bu reklamda sigara içen ailelerin çocuklarında astım, solunum yolu ve orta kulak iltihabı hastalıklarının çok sık görüldüğü, hastaneye yatma riskinin de üç kat daha fazla olduğu belirtiliyor.
Reklam dramatik, müziği daha bir dramatik.
Ve anneler babalar halen daha çocuklarının yanına, onların burnunun dibinde, gözlerinin önünde sigara içiyorlar.
Yazık günah.
Kendinize acımıyorsunuz bari çocuklarınıza acıyın.
Bazıları diyebilir ki yanlarında içmiyoruz, mutfakta veya tuvalette ya da evin başka bir odasında içiyoruz.
Balkonda bile içseniz o duman gider çocuğunuzu bulur ve etkiler.
Yapılan bir araştırmada 40 odalı bir evin birinci odasında içilen sigaranın dumanının 40. odaya kadar ulaştığı tespit edilmiş.
Ne kadar çarpıcı bir sonuç değil mi?
Yazımızı çarpıcı sonucu olan bir haberle bağlayalım:
Amerika&[#]8217;da yaşayan 49 yaşındaki Barbara İzzarelli, 25 sene aynı marka sigarayı içip gırtlak kanserine yakalanınca, sigara firmasına açtığı davada toplam 12 milyon dolar (18,5 milyon lira) tazminat almaya hak kazandı.
Gırtlak kanserine yakalandıktan sonra ameliyatla gırtlağı alınan İzzarelli şimdi boğazındaki bir delikten nefes alıyor, koku alamıyor ve sadece yumuşak şeyler yiyebiliyor.
Bu haber yaygın basında kısa bir süre önce &[#]8220;Gırtlak kanserinin bedeli 12 milyon dolar tazminat&[#]8221; başlığıyla yer aldı.
Gırtlağınız yok, boğazınızdaki delikten nefes alabiliyorsunuz, koku alamıyorsunuz ve istediğinizi yiyemiyorsunuz.
12 milyon dolar değil 120 hatta 1 milyar 520 milyon dolar kazansanız ne fayda.
Dünya kadar paranız olsun, sağlığınız olmadıktan sonra ne kıymeti var.
Memleketimden gazetecilik manzaraları (XXXXIV)
Manzara yazılarımız doludizgin devam ediyor.
Haber tekrar etme konusunda pek mahir olan bir mevkutemiz Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Yaşar Sinoplu&[#]8217;nun haberini 26 Ocak tarihli sayısında birinci sayfasında ayrı yerlerde iki kere kullanmış.
Demek ki haberi çok fazla önemsemişler.
Bunlar bunu daha önce de birçok defa yaptılar.
Mahirdirler dememiz bu yüzdendir.
Akslına bakarsanız iki yine iyi.
Üç kere kullanmadıklarına şükretmek lazım.
Biz bunları böyle yazıyoruz diye çok kızıyorlar.
İstiyorlar ve bekliyorlar ki hataları görülmesin, yazılmasın, çizilmesin.
Halbuki bunları eleştiri olarak kabul etseler ve ders almaya çalışsalar gazeteleri gazete gibi gazete yapma ve gösterme yolunda önemli bir adım atmış olacaklar.
Eleştiriden ders almayı kim kaybetmiş de bunlar bulsun.
Bizimki de iş işte.
Bu mevkuteye Allah selamet versin.
Bir başka mevkutemizin de bayat haber konusunda maşallahı var.
Verdikleri haberler daha önce yayınlanmış mı, başkaları bu haberleri kullanmış mı, bu mevkute için bunlar hiç önemli değil.
Bizi ve diğer gazeteleri birçok haberde geriden takip ediyorlar.
Yok böyle gazetecilik anlayışı.
Bu mevkute Müftülüğün her ay düzenli olarak yaptığı aylık olağan toplantıyı eğitim toplantısı olarak vermiş.
Elma aile armudu yine karıştırmışlar.
Hem bu haberi yayınlamakta geç kalmışlar hem de yanlış yapmışlar.
Kamu Sen İl Temsilcisi Sezai Hangişi&[#]8217;nin torba yasa ile ilgili değerlendirmesini de bir gün gecikmeli verdiler.
Bazıları Ahmet&[#]8217;i Mehmet, Ayşe&[#]8217;yi Fatma, Hasan&[#]8217;ı Hüseyin yapma konusunda da pek usta.
15 Ocak cumartesi tarihli gazetelere açın bakın.
Üç günlük gazete Şoförler Odası Başkanı ile Atılım Küçük Sanayi Sitesi Başkanını değiştirmiş.
Vali İsa Küçük başkanlığında ikinci el oto galerilerinin şehir dışına taşınması konusunda yapılan toplantıya katılanları yazarken Kamyoncular Kooperatifi Başkanı Ayhan Keser&[#]8217;i Şoförler Odası Başkanı, Mesut Gevrek&[#]8217;i de Atılım Küçük Sanayi Sitesi Başkanı yapmışlar.
Sonra ne özür var, ne düzeltme.
Belki halen daha hatalarının farkında bile değillerdir.
Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp.
Şoförler Odası Başkanı Sinan Amasralı, Atılım Küçük Sanayi Sitesi Başkanı da Necmi Ateş&[#]8217;tir. Duyurulur.