CHP Zonguldak İl Başkanlığı’nın 27 Aralık 2015 Pazar günü yapılacak kongresi öncesinde şu ana kadar 4 kişi adaylığını açıklarken, herkes tarafını belli ediyor.

Bu gayet normal…

Normal olmayan ise, siyasete yakıştırılıp, dostluğa yakışmayan tutum ve davranışlar…

CHP’nin kongre sürecindeki konuşmalar ve açıklamalar; can yakıyor, kalp kırıyor.

Yıllarca dost olan siyasetçiler, bir anda düşmanca tutum izliyor.

Siyasi hırs, ikbal sevdası; akıl tutulmasına yol açarken, yıllarca aynı ortamı paylaşıp, aynı davada mücadele edenler ağır ithamlarda bulunuyor.

CHP’nin ve gerçek CHP’linin önceliğini iyi belirlemesi lazım…

Öncelik;

Zonguldak ve Türkiye’ye partinin ilkeleri doğrultusunda katkı vermek mi?

Yoksa öncelik;

Kendilerini bir üst makama taşımak için kulis yapacak kişileri bir yerlere getirmek mi?

Sadece CHP’lilerin değil, diğer partililerin de bu kriterde hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Buradaki tercihler, kentin de geleceğini belirleyecektir.

[*] [*] [*] [*]

İnsanlık için soruyoruz!

Okuyucumuz Baki Tura, “Madencilerin Mesajı” başlıklı köşemize yazdığı yorumla önemli bir soruna dikkat çekmişti.

İş yoğunluğundan ilgilenmeyince de, sitemini iletmiş…

Sorununun çözülememesinde de haklı, bize yaptığı sitemde de...

Dile getirdiği sorun, Zonguldak insanının nasıl haksızlığa uğradığını gösteren bariz bir örnek…

İşte o yorum:

“Zonguldak ve maden emekçisi, bir elmanın yarısı gibiler. Biri olmasa, diğeri bir bütün olamaz. Siz değerli basın kuruluşu ve mensupları, bu emekçi diyarının gönüllü vekilisiniz. Acılarımızın ve sevincimizin tarifini en bilen ve yetkililere en iyi anlatan sizlersiniz. Çünkü umut bağladığımız, kendi ellerimizle seçtiğimiz sendikacı ve siyasiler, maalesef koltuklarına oturduklarında farklı bir yapıya bürünüyorlar. Açıkça söylemek gerekirse, korkuyorlar. Kendilerini o makamlara layık görüp, seçenlere değil, sermaye sahiplerine ve patronlara hizmet ediyorlar. Hal böyle olunca, ekmeğinin derdinde olanlar eziliyor, üzülüyor ve karamsarlığa bürünüyor. ‘Artık yeter’ demenin vakti geldi de geçiyor. Yoksa bu şehir ve madenci, arzulamadığı ve hak etmediği bedelleri ödemek zorunda bırakılacak. Burada da en büyük görev, siz değerli basın kuruluşlarına ve mensuplarına düşüyor. Tek isteğimiz var, o da ‘alnımızdaki ter kurumadan’ hakkımız olanı almak. Unutmayın, bu şehirde, çok şükür, terör olayları olmadı, ama ekmeği ve nafakası için beş bine yakın insan hayatını kaybetti, sakat kalan ve hasta yaşamak zorunda kalanlar da cabası. Bir örnek daha sizlere, Osman Ağabey... Özellikle bu konuda size çok iş düşüyor. 1983 yılında Armutçuk’ta ölen 103 madenci için toplanan paralar, o şehitlerin dul ve yetimlerine dağıtıldı mı ve o para şu anda nerede? Bir araştırın. Son çıkan ‘Soma Yasası’, Zonguldaklı maden şehitlerinin yakınlarını neden kapsamadı? Bir sorun, Allah aşkına bir sorun. Adalet için, insanlık namına bir sorun.”

Önce buradan soralım…

1983 yılında Armutçuk’ta ölen 103 madenci için toplanan paralar, o şehitlerin dul ve yetimlerine dağıtıldı mı?

Son çıkan Soma Yasası’nda verilen haklar, Zonguldaklı maden şehitlerinin yakınlarını neden kapsamadı?

Toplu ölüm yaşanmadığı için infial oluşturmadığından mı?

“Zonguldak alışık nasıl olsa…” deyip, “sesleri çıkmaz” diye düşünüldüğünden mi?
Zonguldaklı şehit madenci yakınları, aynı hakları almak için yakıp-yıkmadıklarından, yabancı medyaya ülkesini sevdiğini söylediklerinden mi?

Cidden merak ettik…

Neden?

GÜNÜN SÖZÜ:

“Yanlış kişilerle siyaset yapmışım…”

CHP İl Başkanı Ertuğrul Koltuk

SÖZÜN ÖZÜ:

“Arkadaş, sakın kadere kusur bulma! Buğday ektinde arpa mı çıktı? Ne ektiysen, onu biçtin…”

Hz. Mevlana