Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 27 Aralık 2015 Pazar günü yapacağı İl Başkanlığı kongresine sayılı günler kaldı.

Tansiyon yüksek.

Eski İl Sekreteri Nurettin Yolcu, partinin dördüncü adayı oldu…

Bugün adaylığını açıklayacak.

Eski Merkez İlçe Başkanı Tarık Coşkun da, bugün İl Başkanlığı binasında adaylığını açıklayacak bir başka isim.

[*] [*] [*] [*]

CHP'de şu ana kadar İl Başkanı Ertuğrul Koltuk ve Ahmet Altun adaylığını açıklamıştı.

Resmi açıklamalar hafta içi devam edecek.

Eski İl Başkanı Halil Furat’ın da aday olabileceği belirtiliyor.

Resmi açıklamaların ardından ittifaklar gündeme gelecek.

[*] [*] [*] [*]

Dört ya da beş adaylı bir kongrede aradan sıyrılma ümidiyle hareket edecek olanlar da olsa, bu zor görünüyor.

Milletvekili Şerafettin Turpcu, Ertuğrul Koltuk’u başkan olarak istemiyor.

Harun Akın ise, yeni dönemde daha aktif bir isimle devam edilmesi görüşünde…

Ancak İl Başkanlığı kongresi sürecinde Turpcu’nun dedikleri olacak gibi…

O da Koltuk’u istemiyor.

Koltuk’un zehir zemberek yaptığı son açıklamalarının ardından kapılar tamamen kapanmış durumda.

[*] [*] [*] [*]

Ama bizim bildiğimiz, tanıdığımız Harun Akın, uzun yıllardır birlikte hareket ettiği Koltuk’un arada harcanmasını istemez.

İl Başkanlığı’ndan ayrılırken görevi Koltuk’a bırakmıştı.

Ancak Koltuk’un bu koltuğu ne kadar doldurduğu, ilk günden beri tartışma konusu oldu.

Yani aslında Koltuk, bu sürede çok daha aktif, kararlı ve çalışkan olsaydı, bugün böylesi bir tartışmaya gerek kalmazdı.

Yani bu durum, en başta Koltuk’un pasif tutumundan kaynaklanıyor.

İşi bugünlere bırakmadan bitirecekti.

Olmadı…

[*] [*] [*] [*]

CHP’nin Merkez İlçe Başkanlığı seçiminde de gördük.

Hep bir Harun Akın tepkisi var veya yaratılmaya çalışılıyor.

Evet, parti içinde bir Harun Akın tepkisi var.

Parti içinde harcadığınız yıllarınız ne kadar uzun ise, muhalefetiniz de o kadar güçlü olur.

Ancak onca tartışmaya karşın Harun Akın’ın nasıl bu kadar güçlü olduğunu anlayabilmek için geniş açıdan bakmak gerekiyor.

Harun Akın’ı sadece delege üzerindeki ağırlığı veya son dönem delegelere müdahale ettiği için bu kadar etkili olduğunu düşünenler yıllardır aynı hatayı yapıyor…

[*] [*] [*] [*]

Parti içinde Harun Akın’ı ne kadar tartışsanız, ne kadar yok etmek isteseniz de; Akın, bugün CHP’nin toplumda, sokakta, kitlelerde en fazla karşılığı olan CHP’li eski bir milletvekili…

Sadece milletvekili olduğu dönemde değil, milletvekili olmadığı dönemde de kent için ortaya koyduğu mücadeleleri unutmamak gerekir.

Mesela, görevi Koltuk’a bırakmadan önce İl Başkanıydı...

O kısa sürede bu kente, bu kentteki tüm siyasi partilere aslında nasıl İl Başkanlığı yapılabileceğini gösterdi.

Hatırlayın…

2/B tartışmaları…

Mülkiyet tartışmaları…

Şerafettin Turpcu delegelerle görüşürken, Akın, Ankara’da milletvekili olmadığı halde mülkiyet sorununun çözümü için komisyonlara giriyordu.

Ve bugün gelinen noktada çok büyük payı olduğunu kabul etmek gerekir.

Ve daha pek çok şey…

[*] [*] [*] [*]

Merkez İlçe seçiminde yaşanan ve İl Başkanlığı seçimlerinde yaşanacak tüm tartışmaların merkezinde yine Harun Akın olacak.

Hele ki Koltuk ile yollarının ayrılması durumunda bu cephe büyüyecektir.

Kongre öncesinde ve kongre salonunda tercihler, gerekçeler çok tartışılacaktır.

İsimler tartışılacaktır.

Ancak tüm bu tartışmaların ötesinde gelmiş-geçmiş milletvekillerinin kent için hangi mücadeleyi verdikleri, toplumdaki karşılıkları yok sayılmamalı.

Özellikle de kendileri bir şey üretemediği halde Akın üzerinden siyaset yaparak, vakit öldürenler, CHP’nin ve kentin yıllarını nasıl çaldıklarını iyi sorgulamalı!

Okurdan önemli bir hatırlatma…

Başta termik santral sorunu olmak üzere uyuyan güzellerle ilgili paylaştığımız yazıya gelen yorumlardan biri önemli.

“Yolcu 67” diyor ki:
“Atilla Bey;

Ağzınıza, kaleminize sağlık...

Sürekli yazılarınızı takip eden biri olarak, Zonguldak’ın sorunlarına yaklaşımınız ve tespitleriniz çok yerinde.

Sizden Zonguldak'ın en büyük acısı Kozlu grizu patlamasında ölen ve şehit sayılmayan 263 madenci kardeşimizin yakınları için de haber yapmanızı isterim.

Biliyorsunuz ki, Soma’da yaşamını yitiren 301 madenci şehit sayıldı.

Ama düne kadar Türkiye'nin en büyük iş kazası olan Kozlu grizu faciasında ölenler şehit sayılmadı.

Torba Yasa’da ‘2000 yılından sonra ölenler’ ibaresi olduğundan, Zonguldaklı madencilerimizin kemikleri bir kez daha sızladı.

Sizden bu Zonguldak’ın yüz karasını temizlemeniz için incelemeler yapmanızı ve köşenize taşımanızı rica ederim.

Sizin de eşinizden-dostunuzdan mutlaka bir yakınınız vardır.

Bu ayıba artık son verilsin.

263 madencinin yakınları da gülsün, sevinsin.

İlginiz için teşekkür ederim.”

Bizler de teşekkür ederiz.

Gelelim konuya…

Bu ayıp öyle bir ayıp ki; temizlenmek zorunda...

Bu ayıp öyle bir ayıp ki; başta AK Parti Milletvekilleri olmak Meclisin ayıbı…

Bu ayıp öyle bir ayıp ki; Zonguldak Milletvekillerinin ayıbı…

Bu ayıp öyle bir ayıp ki; Zonguldak’ın duyarsız yöneticilerinin, medyasının ayıbı…

Soma’da yaşamını yitiren madencilerimiz şehit sayılıyor, Zonguldak’ta veya yurdun diğer kentlerinde yaşanan benzer facialarda yaşamını yitirenler başka bir şey!

Diyor ya okurumuz:

“Kozlu grizu patlamasında ölen ve şehit sayılmayan 263 madenci kardeşimizin yakınları için de haber yapmanızı isterim…”

Sadece Kozlu mu?

Değil…

Sadece onları şehit saymak da haksızlık olur.

Zonguldak’ın zaten 5 binin üzerinde şehidi var.

Ama o şehidin hakkını koruyacak, üzerinden sadece siyaset yapmak yerine şehitliğine sahip çıkacak kente ihtiyaç var.

Zonguldak Milletvekillerinin beşi bir araya gelip acaba gerçekten bu konudaki eksikliği giderebilecek mi?

Yapabilirler mi?

Cesaret edebilirler mi?

Ya Zonguldaklılar…

Lüzumlu-lüzumsuz işleri için milletvekillerinin kapısını çalan, bunca asan-kesen adam, bu konuda çaba gösterebilir mi?

Hiç sanmam!