Bazen haberin
bombası olur.
CHPden bomba bir haber bekliyoruz.
Geçen ki telefon görüşmemiz sırasında dedim ki:
Bomba haber geldi.
Ama yazmak için biraz daha bekleyeceğiz.
Ama asıl bomba bu değil.
Biri çıkıp, CHPde
canlı bomba var diye ihbarda bulunursa, aklımıza gelen ilk isim Halil
Furat olur.
CHPde asıl bomba İl Başkanı Halil Furat.
Hem iki ayaklı, hem capcanlı
İlk günden bu güne, özellikle yerel seçim sürecine dair
söyledikleri, yaptığı açıklamalar ve söylemleri arasındaki tutarsızlıklar onu bomba yapmaya yetiyor
Çaba ve iyi niyetten öte bir durum bu olay.
CHPde süreç işliyor.
Kör-topal işliyor.
Furatın yaklaşımları ile bu süreç, çok daha fazla kör ve
topal hale geliyor.
Yerel seçimler sürecinde aday adayının nasıl belirleneceği
konusunda ortaya konulan tablo; hem partililerin, hem de aday adaylarının
kafasını iyice karıştırmış durumda.
Furat, bu durumda kendisini öyle bir duruma getiriyor ki,
yaptırmak istediğini yaptıramayan, yaptıramadığı gibi mevcut Belediye Başkanı
Muharrem Akdemir dahil tüm aday adaylarının hedefi durumuna düşen canlı hedef.
Furatın baştan beri yaptığı açıklamalarına bakarsanız, ne
istediğini bilmeyen bir İl Başkanı fotoğrafı çıkıyor ortaya.
Kimi zaman gereksiz konuştuğu için, kimi zaman yetersiz
konuştuğu için
Kimi zaman da haddinden faza ileri konuştuğu için
Benzer durum Merkez İlçe Başkanı Cemal Şahin için de
geçerli.
Düşüncesini beğenirsiniz-beğenmezsiniz, desteklersiniz-desteklemezsiniz,
ama Cemal Şahin, ortaya daha kararlı bir tutum koydu.
Harun Akın aday olur ve kazanırsa, Cemal Şahin devam eder,
siyasette risk almanın mükafatını görür.
Akın aday olamaz veya olsa da seçimi kazanamaz ise, Şahine
iyi yolculuklar
Ama Furata göre, gerekçeleriyle birlikte ne istediğini
bilen bir anlayış ortaya koyduğu için rahat.
CHPde anketlerden önde çıkan dört isim var.
Harun Akın, Muharrem Akdemir, Kenan Köktürk ve Bahaddin Arı.
Bu dört isim, MYKya geldiğinde Ankarada yaşananlar dikkat
çekici.
Zonguldak heyetinin Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskine
ortak bir görüş sunamamış olması, aslında dönüm noktalarından biri oldu bu
işin.
Furat, kim aday olursa olsun bu süreçten çok daha güçlenen
bir İl Başkanı olarak çıkması gerekiyor-du!
Süreçte yaşanan tutarsız çıkışların yansımaları adayın
kesinleşmesinin ardından patlak verir.
Ve CHP kendi içinde yaşayacağı tatsızlıkları kontrol altına
alamaz, Furat kaçınılmaz gören krizi doğru yönetemez ise, hayalini kurduğu milletvekilliği
adaylığını kaybeder.
Bu sürecin sonu oralara kadar gidiyor.
Uzun lafın kısası, yıllardır partisine küsmeden, darılmadan
çalışan ve bunun mükafatı olarak da hiç beklemediği bir dönemde İl Başkanlığı
koltuğuna oturan Furat, böyle canlı bomba olmaya devam ettiği sürece, yapacağı
ilk iş siyasette kendisini imha etmek olur.
Giderken de yanında birkaç kişiyi götürür.
Öyle değil mi Ahmet Kaptan!
Orhan Veli ve su
meselesi!
AK Parti Zonguldak Belediye Başkan Adayı Ali Bektaş, Siyah akar Zonguldakın deresi
sözlerini hatırlatarak diyor ki:
Orhan Veli kusura
bakmasın. Bizim zamanımızda o dere artık siyah akmayacak.
Bektaşın şehirleşme adına ne demek istediği aslında belli.
Ancak Bektaşın bu sözlerine haklı eleştiriler de var.
Kozluda dere yok
muydu? Onu neden yapmadın? diye soranlar var.
Bektaşın DSİ kanalıyla Kozlu Deresinin ıslah çalışması
tamamlanmış olsaydı, Bektaşın bu sözü daha inandırıcı olurdu.
Karbonat tozu siyasette ters teper.
Mesela, su konusunda benzer bir durum var.
Diyor ki Bektaş:
Vereceksin oyu,
içeceksin ucuz suyu?
Bu söz önemli
Sahi, Kozluda suyun tonu ne kadar?
Vatandaş sorar, Kozluda
neden ucuzlatmadın? diye
Aynen dere meselesinde olduğu gibi.
Bu söylemlerin bir mantığa oturtulması gerekiyor.
Bektaşın unutmaması gereken bir şey var.
Kozlunun mahallelerinde değil, Zonguldakın mahallelerinde
dolaşıyor.
Böylesine söylemleri önemseyerek, oyunun rengini belirlemeye
çalışan vatandaş şunu soruyor:
Nasıl?
Her aday, nasılın
yanıtını izah etmek zorunda
Yoksa amaçsız polemikten öteye gitmez bu söylemler.
Palmiye meselesi-2
Taşeron çalışanlarının parasını ödeyemeyen, fakir ve asker
aylıklarının üzerine yatan, emeklinin tazminat alacaklarını ödemeyen ve esnafa
olan borcunu sallayan Zonguldak Belediyesinin palmiyelere harcadığı paranın
anlamsızlığını anlatmaya çalıştık.
Muğla Fethiyeden sevgili dostumuz ve okurumuz Hasan Akın,
bu konuda görüşlerini paylaşmış
Diyor ki:
Karadeniz
belediyelerin bu palmiye aşkını anlamış değilim.
Zeki Çakan Bey de
sahildeki kordonu yapınca da palmiye dikmişti. Hani nerede palmiyeler? Yerinde
yeller esiyor.
Palmiye, ben Karadeniz iklimi bitkisi değilim diye
bağırıyor, ama sağır olmuş başkanlar, nedense duymuyor.
Yazık değil mi boşa
harcanan paralara?..
Palmiye dikeceğine Karadenizin
bitkisi olan yabani kestane ve çınar ağacı dik de yazın insanlar gölgesinden
faydalansın.
Buradaki palmiyelerin
kendine faydası yok, ne gölgesi var, ne de görüntüsü güzel.
İkide bir alt
yapraklarını temizleyeceksin, bir sürü hizmeti var palmiyenin
Öyle yazları tatilde
görüp heveslenmeyin, biz içersindeyiz palmiyenin...
Hiç de özenilecek bir
bitki değil
Boşuna paranızı
harcamayın.
Özel Level Hastanesi
Zonguldak kent merkezi, ilk kez ciddi bir özel hastane
yatırımı ile tanıştı.
Soğuksuda açılan Zonguldak Özel Level Hastanesini
gezince, bir hastanenin nasıl olabileceğini daha iyi gördük.
Gerek kadrosu, gerekse konfor ve profesyonelliği ile, Bunlar neden daha önce olmadı?
sorusuna yanıt aradık.
Hastanenin Zonguldakta sağlık alanında yaşanan sıkıntılara
ciddi bir rahatlama getireceği kesin. Özellikle hem bebekler, hem de büyükler
için tam donanımlı yoğun bakım üniteleri başta olmak üzere kolay
erişilebilirlik ve kadro dikkat çekici.
Özel hastaneler için tedavi masrafı farkı tartışmalarına
karşın pek çok kişinin, 3-5 lira fazla
vereyim, insan gibi hizmet alayım diyeceği bir kurum olmuş.