Bir parti başkanı iktidara geldiğimizde tarım ve hayvancılık sona erecek der mi?


Tabi ki demez.


CHP Merkez İlçe Başkanı Mehmet Gümüş&8217;ün geçen Salı günü bazı gazetelerde bu sözlerle yer alması birçok kişiyi şaşırtmış olabilir.


Hiç şaşırmaya gerek yok.


Ben size olayın aslını anlatayım.


CHP hafta sonu Mugada sahilindeki bir restoranda dayanışma gecesi düzenlemiş.


Eski yeni parti yöneticilileri toplanmış, sazlı sözlü, yemeli içmeli bir gece yapmışlar, bir başka deyişle felekten bir gece çalmışlar.


Yemeği izleyen bir gazeteci, yediğim içtiğim benim olsun, gördüklerimi size anlatayım misali çektiği resimlerle birlikte bir yazı kaleme almış, CHP Gençlik Kolları Başkanı Bülent Soyöz&8217;e göndermiş.


Soyöz de bu yazıyı belli ki hiç okumadan veya yarım yamalak okuyarak gazetelerin elektronik posta adreslerine servis yapmış.


Yazıda Merkez İlçe Başkanı Mehmet Gümüş&8217;ün yemekte bir konuşma yaptığı belirtiliyor ve bu konuşmanın bir yerinde &8220;CHP iktidara geldiğinde açılığın, yoksulluğun, yolsuzluğun, tarımın ve hayvancılığın sona ereceği&8221; ifade ediliyor.


Gelen bütün elektronik postaları okuduğumuz için bizdeki hata payı diğer gazetelere göre çok daha az olduğundan bu yanlışlığı fark ettik ve gerekli düzeltmeyi yaparak yazıyı habere dönüştürdük.


Bunu bizim gibi iki gazete daha fark edip yapmış.


Diğer gazeteler bu sözleri ayıklamadan verdiklerine göre ya başkanın böyle bir şey söyleyebileceğine inanarak bunu hata saymamışlar ya da elektronik postayı okumaya çalışmamışlar ve gelen yazıyı olduğu gibi kullanmışlar.


Gazetecilik çok büyük sorumluluk isteyen bir iş diye her zaman söylüyorum.


Ya gelen elektronik postada kişi, kurum ve kuruluşlara küfür ve hakaret olsa.


Ya ülkenin bölünmez bütünlüğüne yönelik ifadeler olsa.


Al başına belayı.


Gazeteci ne yaptığını bilecek, kamuoyunu doğru bilgilendirecek.


CHP Merkez İlçe Başkanının söylemediği, söylemesi mümkün olmayan bu sözleri bir de başlığa çıkaranlar var.


Bu daha büyük bir hata.


Bizde bazı gazetecilerin elektronik posta okumak gibi bir adetleri olmadığı gibi hatayı fark edip düzeltme ve özür dileme gibi adetleri de yok.


Bu da başka bir hata.


Haber Salı günü çıktı, Çarşamba günü düzeltme ve özür olması gerekirdi, olmadı.


Demek ki gazeteler hatalarını fark etmedi.


CHP&8217;liler de fark etmemiş olacaklar ki gazeteleri ikaz etmemişler.


Gazeteler bize bu yazı CHP&8217;den geldi, sorumluluk bizde değil deyip işin içinden çıkmak isteyebilirler.


Bu işin kolayına kaçmak olur.


CHP&8217;den gelen yazıyı okuyan aklı başında herkes başkanın böyle bir şey söylemeyeceğini, bunda bir yanlışlık olduğunu anlar.


Yazı belli ki okunmadan konmuş.


Aslında bu Merkez İlçe Başkanı Mehmet Gümüş&8217;ün ilk kez başına gelmiyor.


Sayın Gümüş&8217;ün daha önce bir gazete tarafından Ak Partiye oy isteyen bir beyanatı yayınlanmıştı.


Milletvekili Yılmaz Tunç ile kendisinin haberi birbirine karışmış ve bu sonuç ortaya çıkmıştı.


Bu hata da düzeltilmemiş, CHP Merkez İlçe Başkanı, AK Partiye destek talep eden sözleriyle tarihe ve arşive geçmişti.


CHP Merkez İlçe Başkanı Mehmet Gümüş, 2002 öncesi dönemde Milli Eğitim Bakanlığının DSP&8217;ye bağlı olduğu hükümette İl Milli Eğitim Müdürlüğü yapmıştı.


Ondan öncesinde de Endüstri Meslek Lisesi Müdürlüğü var.


Eğitimciler Türkçe&8217;ye, yazıma, imlaya, kompozisyona, üsluba çok önem verirler.


Düzgün yazı ve cümleden geçtik, adamın söylemediği sözler yazılıyor.


İşin en kötü tarafı da bu olsa gerek.


Nedense böyle iş kazaları ikidir Sayın Gümüş&8217;ün başına geliyor.


Ak Partiye oy isteyen ve iktidara geldiğimizde tarımı ve hayvancılığı bitireceğiz diyen bir CHP Merkez İlçe Başkanı durumuna düşmek çok büyük talihsizlik.


Gazeteciliği özensiz ve dikkatsiz bir şekilde yaparsanız olacağı budur.


Mehmet Gümüş&8217;ün başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir herhalde.


Bizim de hatalarımız oluyor ama diğerlerine göre çok daha az.


Bu örnekten de anlaşılacağı üzere demek ki gazeteciliği de particiliği de dikkatli yapacağız.


Kendimizi aldığımız yetkiden çok sorumlu hissetmemiz gerekiyor.


Biz uyaralım da isteyen dikkate alsın, isteyen almasın.




Memleketimden gazetecilik manzaraları



Gazetelerdeki hatalardan devam edelim.


Bartın Üniversitesi bu dönem 682 mezun verdi.


Geçen Pazartesi günü düzenlenen mezuniyet töreni öncesi ve sonrası bazı gazeteler bu rakamı 456 olarak verdi.


Bu gazeteler mezuniyet sayısını verirken ya meslek yüksek okulunu hesap etmediler ya da bazı bölümleri atladılar.


Bir gazetede 682 diğer gazete 456, hiç hoş durmuyor.


Gelen elektronik postaların okunmadığı, bazı haberlerde &8220;bugün düzenlenen törende&8221; ifadesinin yer almasından da belli.


Bunun doğrusu &8220;dün düzenlenen törende&8221; olacak.


Elektronik postayı okumadan gazeteye haber yapanlar belediyeden geçtiğimiz gün gelen iş makinesi haberinde bu hataya düştüler.


Günlük gazete telaşı içinde ister istemez hata oluyor.


Hatalar yaygın basında da görülüyor.


Önemli olan az hatayla gazete yapabilmektir.


Dediğim gibi bizim meslek çok büyük dikkat ve titizlik istiyor.


Bu arada bazı gazeteler bayat haberlerle, başka gazetelerde daha önce çıkan haberlerle çıkmaya devam ediyorlar.


Bir gazete Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&8217;un Batman Milletvekili ile birlikte verdiği yasa teklifini bir hafta içinde iki kere haber yaparak haber tekrarı yaptı.


Bartın Genç İşadamları Derneğinin Milletvekili Tunç ile yaptığı kahvaltılı toplantının haberi de tekrarlanan haberler arasında.


Ne değerli habermiş ki bu haberi bir hafta içinde iki kere veren gazeteler var.


Birisi de 13 Mayıs&8217;ta yazdığı köşe yazısını 14 Haziran&8217;da tekrar etmiş.


Yaprak A.Ş. ile ilgili bu yazı da demek ki çok önemliymiş ki tekrar edilmiş.


Bayat haber çok görmüştük, bayat köşe yazısı da görmüş olduk.


Bakalım daha neler göreceğiz.




Çetelerden arınmak&8230;



Milletvekilimiz Yılmaz Tunç, iktidarın hizmetlerinden söz ederken her fırsatta ülkeyi çetelerden arındırdıklarını söylüyor.


Evet. Bu dönemde çetelere karşı ülke genelinde yapılan operasyonların sayısı hayli fazla.


Bir temizlik yapıldığı doğru.


Bu temizlik Bartın&8217;da da yapıldı.


Bartın bu sayede huzurlu ve güvenli bir şehir oldu.


Sayın Tunç son yaptığı açıklamada buna da değindi.


Dedik ki; &8220;Bartın şehir merkezinde bile çetelerin nasıl cirit attığını, nasıl haraç topladığını kimse unutmadı&8221;


Hani biraz balık hafızalıyız ya.


Umarız unutulmamıştır.