Devrek Belediyesi eski Başkanı Çetin Bozkurt'un, müteahhide inşaat mühürleri vurup baskı yaparak 1 milyon TL değerindeki villayı tapuda 23 bin TL gösterip annesi adına aldığı, ödeme yapmadığı ve ek masrafları da müteahhide yüklediği ortaya çıktı!
Güncel değeri 10-15 milyon TL arasında tahmin edilen villanın icbar suretiyle irtikâp unsuru vurgulanıyor. Benzer suçlamayla Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da Mart 2026'da tutuklandığı ve görevden uzaklaştırıldığı hatırlatılıyor.
Biz bu köşede, yolsuzluk hukukunun Zonguldak’a sınır olan Bolu’ya geldiğini, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın icbar suretiyle irtikâp iddiasıyla tutuklandığını hatırlatmıştık!
Bolu’dan bir çırpıda Devrek’e gelen yolsuzluk hukuku, Zonguldak Merkez’e neden gelmesin?
Şimdi biz, Devrek eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un yolsuzluk iddianamesine bakalım!
Çetin Bozkurt ile birlikte 30 kişinin ismine yer verilen iddianamede Devrek Cumhuriyet Savcısı Kaan Şıktaş, ‘zehirli sarmaşık’ ifadesini kullanmış!
“Belediye Başkanı’ndan kurum amirlerine, kurum amirlerinden müdür vekillerine, oradan da memurlar ve en alt kademedeki işçilere kadar uzanan bir yapı içerisinde; rüşvet, irtikap, zimmet ve kamu kaynaklarına karşı işlenen çeşitli suçların, adeta “zehirli bir sarmaşık” gibi ilgili dönemlerde Devrek Belediyesi’ni sardığı anlaşılmıştır. Bu süreçte belediyenin karar alma mekanizmalarının, rüşvet ve haksız menfaat sağlanmaksızın işlemekte zorlandığı; belediye ile hukuki ilişkiye giren vatandaşların, haklı ve hukuka uygun hizmet alabilmek için ilgili memur veya amirlere menfaat sağlamak zorunda bırakıldığı yönünde ciddi bulgular elde edilmiştir.
Şüphelilerin, yıllar içinde artan enflasyon oranları da dikkate alındığında, toplamda milyonlarca Türk Lirası tutarında kamu kaynağını kendi uhdesine geçirdikleri değerlendirilmiştir. Uzun yıllar birlikte görev yapan bu kişilerin, Türkiye ortalamasına göre küçük bir ilçe belediyesi olan Devrek Belediyesi’nde birbirlerinin eylemlerinden haberdar olmadıklarına dair savunmaları ise hayatın olağan akışına aykırı bulunmuştur.
Soruşturma kapsamında, şüphelilerin işlenen eylemler konusunda sorumluluğu birbirlerinin üzerine attıkları, ilgili dönemlerde belediyede hangi yetkilinin hangi işlemlerden sorumlu olduğu ve işlemlerin hangi hukuki gerekçelerle yürütüldüğüne ilişkin ciddi bir belirsizlik bulunduğu tespit edilmiştir. Yapılan incelemelerde söz konusu fiillerin münferit ve istisnai olaylar olmadığı, aksine sistematik ve süreklilik arz eden bir yapı içerisinde gerçekleştirildiği; yıllar ilerledikçe eylemlerin kapsamının ve miktarının arttığı, kamu hizmetlerinin temel ilke ve prensiplerinin uzun süre boyunca ihlal edildiği anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işledikleri yönünde her biri bakımından yeterli şüphe oluştuğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, eylemlerine uyan ve yukarıda belirtilen suçlardan dolayı cezalandırılmaları kamu adına talep olunmaktadır.
Şüphelilere isnat edilen suçlar yönünden yargılama yapma yetki ve görevinin, 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu değerlendirilmiştir.”
Avanta villa iddianamede!
Devrek eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt‘un görev süresinin birinci yılında bir apartmanın çatı katından tribleks villaya taşınmasının hikayesi bakın iddianamede nasıl yer almış?
İddianameden devam edelim!
“Devrek eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt, 26 Eylül 2018'de 85 yaşındaki annesi Lütfiye Bozkurt’tan genel vekâletname aldı. Bu yetkiyle Zonguldak-Devrek bölgesinde taşınmaz alım-satım işlemlerini yürütebilen Bozkurt, 9 Haziran 2020'de Karşıyaka Mahallesi'ndeki 3 katlı tripleks villayı annesi adına satın aldı. Tapu işlemlerinde Bozkurt'un imzası bulunduğu halde, villa fiilen kendisi tarafından kullanılıyor. Tapuda villa "arsa" olarak gösterilerek emlak vergi değeri 23.000 TL üzerinden devredildi. Oysa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2020 yapı yaklaşık maliyet tablosuna göre 4-B sınıfı yapının arsa hariç minimum değeri 617.900 TL idi.
2024 bakanlık verilerine göre aynı yapının minimum değeri (arsa hariç) 5 milyon 811 bin 600 TL olarak hesaplanıyor. Devrek emlak piyasası baz alındığında villanın güncel gerçek değerinin 10 milyon TL civarında, bazı beyanlarda ise 15 milyon TL’ye yaklaştığı belirtiliyor. Tapuda gösterilen 23 bin TL'lik bedelin "saçma" denecek kadar düşük olduğu vurgulanırken, sadece villanın ıslak zemin tadilatı (seramik, parke, dolap vb.) için 63.277,78 TL fatura kesildiği ve bu paranın da müteahhit Satılmış Bilir tarafından ödendiği kaydediliyor.”
Tapuda 23 bin lira gösterilen villaya 63 bin liralık seramik döşenir mi?
Çetin Bozkurt, her şeyi baştan planlamış!
Villayı annesinin üzerine yapması suçtan kaçınma hareketi!
Şu anda ev hapsinde olan Çetin Bozkurt’un Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşmada tutuklanması bekleniyor!
Öğrencilere burs vereceğim diye marketlerden zorla reklam alan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın tutuklandığı yerde, Belediye Başkanlığı gücünü kullanarak müteahhitten villa alan Çetin Bozkurt’un ev hapsinde olması bir hukuki bir çelişkidir!
Çetin Bozkurt'un icbar suretiyle irtikâp (görevi kötüye kullanarak zorlama yoluyla haksız menfaat sağlama), kamu görevlisinin görevini kötüye kullanması, görevini kötüye kullanarak haksız menfaat sağlama, hileli ihaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik suçlarından alacağı cezaları saymıyoruz!
Savcının hazırladığı iddianamede Çetin Bozkurt’un 60 yıla kadar hapsi isteniyor!
Çetin Bozkurt’un icbar suretiyle irtikâp yaparak villa alması ve mahkemenin verdiği ev hapsi cezasını bu villada çekmesi, kamuoyunda “Yapanın yanına kar kalıyor” algısının oluşmasına neden oluyor!
Biz bu haberleri yapıp, internet sitemizde yayınladık!
Devrek Belediyesi eski Başkanı Çetin Bozkurt, sosyal medya hesabında kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf paylaşmış!
Bir de gömleğinin kolunu sıyırıyor!
Hareket çekmeye hazırlanır gibi!
Hareketi iddianameyi yazan savcıya mı, haberleri yazan bize mi yapıyor anlayamadık!
Beycuma Cezaevi’nde yatması gerekirken, avantadan aldığı villada ev hapsi cezası verirseniz, Çetin Bozkurt değil yüzüyle, başka yeriyle bile güler!
Çetin Bozkurt, devam et!
Gülme sırası Devrek’e gelecek!
Tüneller ne oldu Muammer Bey?
Kilimli ile Filyos’u birbirine bağlayacak tünel çalışmaları sürüyor!
Çatalağzı ile Filyos arasında çok ciddi bir çalışma var!
Ancak Kilimli ile Çatalağzı arasındaki çalışmalar neredeyse durmuş!
Rahmetli babası Talip Avcı’nın hatırına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından önce AK Parti İl Başkanı, ardından AK Parti Zonguldak Milletvekili yapılan Muammer Avcı neden bu sorunlarla ilgilenmiyor?
Çatalağzı-Filyos arası çok daha büyük bir iş!
Kilimli-Çatalağzı daha küçük bir iş!
Ama Kilimli-Çatalağzı arasındaki tünel inşaatın fiziki gerçekleşme oranı daha düşük!
Üstelik, Kilimli-Çatalağzı arasındaki tünel ilçeye nefes aldıracak!
Muammer Avcı, arkasına milleti dizip tekrar tekrar çekimler yaparak, sosyal medyada hava atacağına gidip bu işleri takip etse!
36 yıldır Zonguldak’ta gazetecilik yapıyorum!
En kolay, en masrafsız, en kârlı Milletvekili Muammer Avcı olarak bu köşeye not düşüyorum!
Muammer Avcı Milletvekili oldu!
Ankara’da ev bile tutmadı!
Amele Birliği’nin Ankara’daki konukevinde süit odası var!
Orada kalıyor!
Çocuklarını işe koydu!
Aylık 450 bin lira geliri var!
Bu işin en çok Muammer Avcı’ya kârı oldu!
Çakarlı araba ile geziyor!
Aracını kullanacak personelin parasını devlet ödüyor!
Fotoğrafını çekecek kişinin parasını devlet ödüyor!
Daha ne olsun?
Kıssadan Hisse: Aslan, koyun, kurt, tilki
Aslanın biri, bir koyunu yanına çağırır ve nefesinin kokup kokmadığını sorar. “Evet! Kokuyor.” diye yanıtlar koyun. Aslan bu yanıta kızar ve koyunu oracıkta parçalar. Daha sonra kurda seslenip yanına çağırır, ona da aynı soruyu sorar. “Hayır, kokmuyor” diye yanıtlar kurt, korkudan zangır zangır titreyerek. Ancak o da yağcılık yaptığı için aslanın öfkesinden kurtulamaz. Sıra tilkiye gelmiştir. Aynı soruyu tilkiye de sorar. Tilkinin yanıtı şöyle olur; “Üzgünüm, üşütmüşüm biraz, o yüzden burnum koku almıyor!”
Hisse: Tehlike arz eden bir durum karşısında tepkisiz kalmak her zaman kişi için en güvenli yoldur. Hikâyede de belirtildiği gibi, akıllı kişi tehlikeli durumlarda konuşmaz. Bazen hiç yorum yapmamak, yorum yapmaktan daha çok şey kazandırabilir.