Türkiye&[#]8217;de bir &[#]8216;cemaat sendromu&[#]8217; başladı.

Aldı başını gidiyor.

Ne olsa cemaatten biliniyor.

O halde biz de soralım:

Kardeşim Zonguldak&[#]8217;a yapılan atamalarda hep cemaatin adamları bir göreve getiriliyor. Peki neden Zonguldaklılar göreve getirilmiyor?

Cemaatinizin içinde Zonguldaklı yok mu?

Görevden alınan bürokratlar hep Zonguldaklı.

Gelenler ise şehir dışından.

Bu işte bir gariplik yok mu?

Aslında Zonguldak&[#]8217;ta cemaatin önde gelen isimlerine bakıyorum.

Durumu anlıyorum.

Maalesef cemaat de ele geçirildi!

Ama anlayamadığımız şey şu: &[#]8220;Kaldırın duvardaki Türkiye haritasını. İçim daralıyor. Yerine dünya haritası koyun&[#]8221; diyen bir liderin cemaatinde böylesi atamalar, böylesi ilişkiler normal mi?

Merak ediyoruz&[#]8230;

Bu kesinlikle Ak Parti&[#]8217;nin işi!

Kar yağışı nedeniyle Zonguldak&[#]8217;ta hayat kabusa dönünce kulislerde çeşitli iddialar ortaya atıldı.

CHP&[#]8217;liler, &[#]8220;Ak Parti, Zonguldak Belediyesi&[#]8217;ni alabilmek için buraya fazla kar yağdırdı. Belediyeyi bilerek, isteyerek sıkıntıya soktu. Bu işin arkasında da kesin cemaat var. Kar duasına çıkıp bizi perişan ettiler&[#]8221; şeklinde bir iddia attılar ortaya!

Hatta bir kısım CHP&[#]8217;lilerin iddiasına göre, yoğun kar yağışının nedeni Köksal Toptan! Yıllardır Zonguldak Milletvekilliği yapan Köksal Toptan, kendisine yönelik tepkilere kızıp &[#]8220;Alın öyleyse gününüzü görün&[#]8221; diyerek yoğun kar yağışı için Ankara&[#]8217;da kulis yaptı!

Hatta yandaş medyanın da günlerdir &[#]8220;Kar gelecek, kar gelecek&[#]8221; diye yoğun kar yağışına çanak tuttukları, bazı işadamlarının da bu işe destek verdiği ileri sürülüyor.

CHP, kar yağışında başarısız olan Zonguldak Belediyesi&[#]8217;ni kurtarmak için bu hayallerden daha fazlasını da ortaya koyabilir.

Bizden söylemesi!

Milletvekili Ali İhsan Köktürk bu konuda soru önergesi, hatta araştırma önergesi bile verir.

Günün Fıkrası: Hayırsız Avukat!

Şehrin hayırsever vakfı çalışanları, meşhur bir avukatın o güne dek kendilerine hiçbir bağış yapmamış olduğunu fark ettiler. Vakıf görevlisi ertesi gün avukatın yanındaydı ve bağış almak için ikna çalışmasına başlamıştı:

"Araştırmalarımıza göre senelik geliriniz en az 500 bin dolar, ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?"

Avukat bir süre düşündü, sonra; "Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi?" dedi.

Görevli utandı: "Şey, hayır."

Avukat devam etti: "Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkûm olduğunu?.."

Görevli utancından kıpkırmızı kesilmiş bir halde özür dilemeye çalışırken Avukat onun sözünü kesti: "Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız ortada kaldığını?.."

Görevli yerin dibine geçmişti, sadece, "Hayır, hiçbir bilgim yoktu ..." diye mırıldanabildi.

Avukat bir kez daha onun sözünü keserek devam etti: "Pekâlâ, ben onlara tek kuruş para vermezken; size niçin vereyim?"

Günün Sözü:

İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.

Konfüçyus