Geçen haftanın en önemli olaylarından biri hiç kuşku yok ki Bartın&[#]8217;ın Van&[#]8217;daki depremden zarar görenler için yaptırdığı prefabrik ilköğretim okulunun tamamlanmasıyla birlikte yerine gönderilmesi oldu.
5 derslikli okulu Çelikerler firması yaptı.
Valimiz Sayın İsa Küçük&[#]8217;de bu anlamlı çalışmaya vesile oldu.
Van&[#]8217;a okul yaptırmak Vali Bey&[#]8217;den başka kimin aklına gelirdi ki.
Herkes yiyecek, içecek, giyecek, ev eşyası, para gibi şeyler düşünürken Vali Küçük okul düşündü.
Yiyecek, içecek, giysi, ev eşyası, para türü şeyler aralarında Bartın&[#]8217;ın da bulunduğu yurdun dört bir yanındaki illerde düzenlenen kampanyalarla zaten ziyadesiyle toplanıp gönderildi.
Bildiğim kadarıyla okul yardımının altında sadece Bartın&[#]8217;ın imzası var.
Van&[#]8217;a &[#]8216;ilk okulu&[#]8217; Bartın gönderdi.
Aslında buna Vali Küçük&[#]8217;ten eğitime bir katkı daha demek lazım.
Sayın Valimizin girişim ve çabaları ile gerçekleştirilen bu çalışma Van&[#]8217;daki depremden en çok etkilenen yer olan Erciş ilçesine bağlı Kozluca köyüne kurulacak.
Biz bu satırları yazarken belki de çoktan kurulmuştur bile.
Biliyorsunuz bu okulun kütüphanesi de Bartın Gazeteciler Derneğinin başlattığı kitap toplama kampanyası ile oluşturulacak.
Alın size eğitime bir katkı daha.
Eğitime düşkün bir valinin ilindeki gazeteciler derneği de böyle olur işte.
Bu çalışmadan dolayı Yavuzaslan ve arkadaşlarını da kutluyoruz.
Kozluca&[#]8217;da okulsuz kalan çocukların artık bir okulu var.
Burada deprem nedeniyle bir süre kesintiye uğrayan eğitim ve öğretime adı Bartın olan okulda devam edilecek.
Bartın nire, Van nire.
Otobüsle neredeyse bir günlük yol.
Van&[#]8217;a Bartın&[#]8217;dan yakın ve imkanı daha geniş olan illerin yapması gereken bu yardımı bizim yapmamız son derece manidar.
Manidar çünkü eğitime çok önem veren bir valimiz var.
Bartın&[#]8217;da son yıllarda yapılan eğitim yatırımlarında ve bu alanda yapılan uygulamalarda önemli bir payı olan Vali İsa Küçük, özellikle kız çocuklarının ilköğretim okulu sonrası eğitime devam edebilmelerini sağlamak için çok çalıştı.
Hayırseverleri teşvik edip harekete geçirdi.
Bartın&[#]8217;da kız çocuklarının lise ve yüksek öğrenime devamı konusunda oran çok düşüktü.
Vali Bey&[#]8217;in soruna el atması üzerine bu oran yükseldi.
Bunun için yeni yurtlar yapıldı.
Nedret Keten Öğrenci Yurdu ve İnci Bankoğlu Öğrenci Yurdu barınma sorununun çözümüne katkılarda bulundu.
Bu dönemde Bartın bir de Fen Lisesi kazandı.
Fen Lisesinin arazisini Avukat Sabri Çavuşoğlu bağışladı.
Vali Bey, özellikle köy gezileri sırasında her gittiği yerde öğrencilere kitap dağıttı.
Hayırseverlerin eğitime destek vermesini sağlarken, öğrencileri de kitap okumaya teşvik etti, onlara bu konuda sürekli nasihatler verdi.
Bartın bugün eğitim alanında gelişme ve ilerleme kaydettiyse bunda Vali Bey&[#]8217;in önemli bir payı var.
Vali Küçük projelerin uygulanması ve hizmetin verilmesi noktasında iktidar partisi temsilcisi Milletvekilimiz Yılmaz Tunç ve parti teşkilatları ile uyum içerisinde çalışıyor.
Tabii ki bu uyumun eğitim yatırımlarına yansıması da haliyle oldukça olumlu oluyor.
Her fırsatta eğitimin öneminden bahsediyoruz, eğitim şart diyoruz.
Eğitimin önemini gösteren o kadar çok örnek var ki.
Trafik kazaları sürücüler daha çok eğitilerek azaltılabilir.
Bunu aynı şekilde aklınıza gelebilecek bütün olumsuz olaylar için de söyleyebiliriz.
Bütün olumsuzluklar eğitim arttıkça azalır.
Biliyorsunuz ülke olarak deprem ve terör olaylarından çok çekiyoruz.
Bakın Vali Bey bu konuda son yapılan İl Koordinasyon toplantısında ne demiş:
&[#]8220;Gerek terör, gerek böyle felaketlerin ölümle sonuçlanan bölümüne baktığımız zaman sebebinin cehalet olduğunu görürüz.
Bu cehaleti de ortadan kaldırmak, yine bu günlerde 88&[#]8217;inci kuruluş yıldönümünü kutladığımız Cumhuriyetimizin en önemli hedeflerinden birisidir.
Cehaleti kaldıramadığımız sürece insanlar binaları ruhsatsız yapmaya, binalarda kullanılan malzemeyi bir şekilde kendi cebine aktarma yolunda çabalar göstermektedir.
Bütün bunlar cehaletin sonucudur.
Keza terör, kendi evlatlarımız, bu yurdun yetiştirdiği evlatlar, bu yurdun ana babalarının çocukları kendi Mehmetçiğimize, güvenlik güçlerimize, oradaki öğretmenlerimize, sağlık görevlilerimize, mühendislerimize, o bölgeye yol yapan iş makinelerimize silah çekebilmekte, yakabilmektedirler.
Bütün bunlar cehaletin sonucudur.
Bunları kaldırmakta Türkiye Cumhuriyeti olarak bizlerin en önemli görevidir.
88&[#]8217;nci yılımızda bunu başarmak için daha çok çalışmak gerektiği daha net ortaya çıkmaktadır&[#]8221;
Vali Bey&[#]8217;in sözlerinin terörle ilgili bölümüne katkıda bulunmak isterim:
Doğu ve Güneydoğu&[#]8217;yu 1984 yılından bu yana kana bulayan terör örgütü daha çok çocukları ve gençleri kullanıyor.
Hakkari Çukurca&[#]8217;da bulunduğum dönemde Üzümlü karakolunda saldırıya uğrayan arkadaşlarım anlatıyordu; saldırıya katılanların çoğu çocuk denecek yaştaki gençlerden oluşuyormuş.
Bunların beyinlerini yıkıyorlar, kandırıyorlar, ellerine silahı, bombayı veriyorlar, istediklerini yaptırıyorlar.
Alın size cehaletin çarpıcı bir örneği.
Deprem konusu da öyle.
Japonya&[#]8217;da bizden çok deprem oluyor ama hasar ve can kaybı yok denecek kadar az.
Adamlar depremle yaşamayı öğrenmişler.
Binalarını depreme dayanıklı yapıyorlar.
Biz ise nasıl daha az demir ve çimento kullanırız, zemini uygun olmayan yerlere nasıl daha çok bina yaparız, bunun peşindeyiz.
Bundan âlâ cehalet olur mu?
Cehalet ne yazık ki bizim meslekte de var.
Halbuki bizim meslek cehaletin en olmaması gereken yerler arasında ön sıralarda yer alıyor.
Gazetecinin cahili, bilgisizi, kültürsüzü çok büyük sıkıntılar ve tehlikeler yaratır.
Kafaları bulandırır, ortalığı karıştırır, toplumu yanlış bilgilendirir, yönlendirir.
Hiç şüphe yok ki bu da eğitimle düzelecek bir konu.
Vali Bey&[#]8217;in çabalarıyla ilin eğitim düzeyi yükselecek ve bizim meslekteki cehalet de bu sayede azalacak ve tabii ki zaman içerisinde yok olacak.
Sözü Vali Bey ve eğitimden açmışken daha önce Bartın Gazeteciler Derneği Başkanı Güngör Yavuzaslan&[#]8217;ın yaptığı şu hatırlatmayı yapmadan geçmeyelim:
Başbakanlık Türkiye genelinde bir rapor hazırlar.
&[#]8220;Türkiye´de Kadının Durumu&[#]8221; başlıklı raporda ilköğretim düzeyinde net okuryazar oranları da incelenir.
Rapora göre Bartın, yüzde 99.91 ile ilköğretimde kız çocuklarının okullaşma oranı en yüksek olduğu il olarak rapora geçer.
İlköğretimde kız çocuklarında okullaşma oranının en düşük olduğu iller: Yozgat (yüzde 91.19), Çankırı (yüzde 91.54) ve Hakkâri (yüzde 92.72). En yüksek olduğu iller ise Bartın (yüzde 99.91), Amasya (yüzde 99.87) ve Zonguldak (yüzde 99.81).
Yani Bartın eğitim çağına gelen kız çocuklarının tamamını okutabiliyor.
Son yıllarda vilayette kız çocuklarının okutulması için yapılan çalışmalar Ankara&[#]8217;nın dikkatini çekmiş olacak ki resmi raporlara yansımış&[#]8221;
Vali İsa Küçük, Türkiye genelinde kız çocuklarının okutulması için başlatılan kampanyalardan çok önce, her görev yaptığı yerde kız çocuklarının okutulması için gayret gösteren bir mülki amir olarak biliniyor.
Vali Bey eğitime büyük önem veriyor.
Cehaletle mücadele ediyor.
Hem de bu mücadeleyi yoğun bir şekilde yapıyor.
Van için okul yaptıran bir ilin gazetecisi olarak bundan çok büyük mutluluk, onur ve gurur duyuyorum.
Çelikerler&[#]8217;e ve Vali Küçük&[#]8217;e teşekkür ediyoruz.
İyi ki böyle bir Valimiz var.
Allah onu epey bir süre daha başımızdan eksik etmesin.